Ahmet Ataç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda çiftçilerin artan maliyetler altında üretim yapmaya çalıştığını belirterek üreticilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal refah ve ülkenin geleceği açısından stratejik bir alan olduğunu ifade eden Ataç, çiftçilerin her geçen gün daha ağır şartlarda üretim yaptığını dile getirdi.
Mazot, gübre, yem, ilaç, elektrik ve sulama maliyetlerindeki artışların üreticiyi zor durumda bıraktığını kaydeden Ataç, “Çiftçimiz bugün tarlasına giderken mazotu, ürününü yetiştirirken gübreyi, sulama yaparken elektriği düşünmek zorunda kalıyor. Üretim maliyetleri artıyor ama emeğinin karşılığı aynı oranda artmıyor. Üreten kazanamıyor, tüketen pahalıya ulaşıyor” dedi.
Çiftçinin yaşadığı sorunların yalnızca kırsal bölgeleri değil tüm toplumu ilgilendirdiğini vurgulayan Ataç, üretimin azalmasının hem ekonomik hem de sosyal açıdan ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi. “Çiftçi üretmezse pazar boşalır, sofra küçülür, kent yoksullaşır” ifadelerini kullanan Ataç, üreticiyi korumanın toplumu korumak anlamına geldiğini belirtti.
Çiftçiye destek verilmesinin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade eden Ataç, küçük üreticilerin korunması ve yerel ürünlerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tarım güçlenmeden ekonomik bağımsızlıktan söz edilemeyeceğini dile getiren Ataç, toprağa emek veren tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı.
Mesajında çevre ve enerji politikalarına da değinen Ahmet Ataç, iklim krizinin en çok çiftçileri etkilediğini ifade etti. Kuraklık, düzensiz yağışlar ve artan enerji maliyetlerinin üreticinin yükünü artırdığını belirten Ataç, Tepebaşı Belediyesi olarak temiz enerji yatırımlarını sürdürdüklerini söyledi.
Güneş panelleriyle enerji üretimi gerçekleştirdiklerini belirten Ataç, sürdürülebilirliğin yalnızca çevre meselesi olmadığını, aynı zamanda üreticinin ve gelecek kuşakların hakkını korumak anlamına geldiğini ifade etti.
Kırsal kalkınma çalışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ataç, küçük üreticilerin desteklenmesine önem verdiklerini söyledi. Kızılinler ve Uludere’de düzenlenen hasat şenliklerini örnek gösteren Ataç, bu organizasyonlarla hem yerel ürünlerin tanıtımına katkı sunduklarını hem de üreticinin emeğini görünür kılmaya çalıştıklarını belirtti.
“Kırsal kalkınma; üreticinin toprağında kalması, köylerin yaşamaya devam etmesi ve gençlerin üretimden kopmaması demektir” diyen Ataç, yerel üretimin desteklenmesinin Eskişehir’in geleceği açısından önemli olduğunu kaydetti.