Türkiye Futbol Antrenörler Derneği (TÜFAD) Eskişehir Şubesi Başkanı Ahmet Bingöl şu ifadeleri kullandı;
"Eskişehirspor aslında Balıkesirspor karşısında kötü başlamadı. İlk dakikalarda, özellikle ilk 3 dakika içinde Akın Akman’ın kaçırdığı bir pozisyon ve kalecinin çıkardığı net bir fırsat vardı. Daha sonra Kütahyaspor’un golleri gelmeye başlayıp oyun olarak yukarı çıkmasıyla birlikte Eskişehirspor’un performansı da düşmeye başladı. İlk yarı genel olarak ortada geçen, iki takımın birbirini tarttığı bir oyun şeklinde geçti ve 0-0 sona erdi.
Teknik ekip maça rotasyonlu bir kadroyla çıktı. Özellikle kalede oynayan Olcay Toplu bence iyi bir performans sergiledi. Bir kalecinin iyi oynadığını düşünüyorsak, bu durum genellikle takımın özellikle ikinci yarıda zorlandığını gösterir; bunu da zaten ikinci yarıyı konuşurken net şekilde görüyoruz. Kütahya maçında en güçlü taraf sol kanattı. Recep Pekgöz ile Akın Akman’ın yaptığı hücum aksiyonları ve Recep’in oyuna kattığı katkı oldukça belirgindi. İki golde de ciddi katkısı olmasına rağmen Recep’in rotasyona girmesi ve yerine Ali Fırat Kasap’ın oynamasıyla sol taraf tamamen etkisiz kaldı. Bu bölgede neredeyse hiçbir üretkenlik olmadı ve rakibin atakları da ağırlıklı olarak bu kanattan geldi. İlk yarıya baktığımızda, yapılan ortalar ve gol pozisyonlarının gelişimi de yine sol taraftan kaynaklandı; orta sahada kaybedilen bir top sonrası gelişen ataklar dikkat çekti.
İkinci yarıda ise ciddi bir pozisyon üretilemedi. Yarım sayılabilecek bir pozisyondan gol bulundu. Christopher Jakob Aydemir bireysel becerisiyle gelen topa iyi vurdu ve 1-0 öne geçirdi. Maçın son bölümünde kazanılan bir kornerde ise savunma yerleşimi oldukça hatalıydı. Bu kadar açık vermek doğru değildi. O anda sahada neredeyse herkes ilerideydi; geride yalnızca iki kişi kalmıştı. Orta alanda Murat Şenel topu kaptırınca savunma dengesi tamamen bozuldu. Sol bek yerinde değildi, stoperlerden biri yoktu, sağ bek de merkezde topu kaybetti. Rakip bu hatayı değerlendirerek üç kişiyle hızlı çıktı. Kaan Baysal’ın pasıyla Sedat Kurnaz topu aldı ve düzgün bir vuruşla skoru 1-1 yaptı.
Bu golden sonra Talha Özler’in oyundan atılması Balıkesirspor’u daha da motive etti. Rakip takımın direnci arttı, oyun enerjisi yükseldi. Kalecinin kurtardığı pozisyonlar ve direkten dönen iki top da vardı. Kütahyaspor’un 2-0 galip gelmesi sonrası bazı yorumlarda bu maçın öneminin azaldığı söylense de aslında hedef galibiyet serisini sürdürmekti. Ancak takımın Kütahya’nın galibiyeti sonrası verdiği reaksiyon, yapılan oyuncu değişiklikleri ve oyuna giren isimlerin yeterli katkıyı verememesi bu sonucu beraberliğe taşıdı. Eskişehirspor maçı berabere bitirdi ve ikinciliğini korudu.
Namağlup seri devam etti ancak gol yememe serisi 9 maç sonra sona erdi. Bu çok kritik bir durum değil; buna fazla takılmamak gerekir. Son iki maça 5 puanlık dezavantajla giriliyorsa, rakiplerin de güçlü olduğu unutulmamalı.
Balıkesirspor ve diğer takımlar da eşleşme hesapları yapıyor. Balıkesirspor açısından bakıldığında, Eskişehirspor ile eşleşmek isteyebilirler çünkü bu maçta daha istekli bir oyun sergilediler. Aynı şekilde Ayvalıkgücü Belediyespor da benzer şekilde düşünebilir. Karşıyaka’nın da kendi perspektifinden değerlendirmeleri olacaktır.
Genel olarak bakıldığında Eskişehirspor, Balıkesirspor'u yenemedi ve bu maçta da oyun anlamında ciddi sıkıntılar yaşadı. Çok iyi bir performans sergilenmedi. Bu durum rakip takımlara da moral veriyor. Nitekim beraberlik golünden sonra Balıkesir’in büyük bir sevinç yaşaması, play-off’ta bu takıma karşı bir şeyler yapabileceklerine inandıklarını gösteriyor. Bu tür sonuçlar, play-off öncesi motivasyon açısından oldukça belirleyici olabilir.
Play-off atmosferi her zaman farklıdır ancak rotasyonun ne kadar doğru yapıldığı da tartışılması gereken bir konu. Rotasyon neden yapılır, hangi oyuncularla yapılmalıdır, bunları değerlendirmek gerekir. Örneğin sol bekte Ali Fırat’ın oynamasının nedeni sorgulanabilir. Recep’in küçük bir sakatlığı olduğu için dinlendirilmesi anlaşılabilir. Orta sahada Tayfun Tatlı’nın hastalığı da bir başka etken olarak değerlendirilebilir. Ancak rotasyon yapılırken, play-off’ta katkı alınabilecek oyuncuların tercih edilmesi gerekir.
Mert Başer’in oyuna girdikten sonra katkı sağlayabileceği düşünülüyordu ancak bu maçta beklenen uyum oluşmadı. Mustafa İnan ile pas bağlantısı kurulamadı. Kaan Baysal, Mustafa İnan ve Mert Başer üçlüsü orta sahada dengeyi sağlayamadı ve bu durum Kaan’ın oyun düzenini de etkiledi.
Takım savunması açısından da sorunlar vardı. Akın Akman’ın performansı oldukça durağandı ve beklenen katkıyı veremedi. Bu durum belki de taktiksel bir tercihti. Belki de bazı şeyler play-off’a saklandı; farklı yorumlar yapılabilir. Ancak bu maça fazla takılmamak gerekiyor. Önemli olan, namağlup seriyi korumaktı ve bu başarıldı.
Elbette gol yememek de istenirdi ancak oyun olarak bakıldığında mağlubiyet ihtimali de vardı. Özellikle son dakikalarda 10 kişi kalındıktan sonra rakibin ciddi baskısı oluştu. Buna rağmen bu maç artık geride bırakılmalı. Kütahyaspor konusu artık tamamen kapanmalı. Kütahyaspor artık şampiyon oldu ve ikinci lige yükseldi. Bu nedenle bu takımla ilgili değerlendirmelerin bir anlamı kalmadı.
Kütahya ile Eskişehir arasındaki ilişki rekabetten ibaret olmalı, düşmanlığa dönüşmemeli. İki şehir arasında dostlukların devam etmesi önemli. Daha önce de ifade edildiği gibi, bu şehirler kalıcıdır ve aralarına gereksiz bir gerilim sokmanın anlamı yok. İlerleyen yıllarda yine aynı liglerde karşılaşma ihtimali vardır. Bu nedenle mevcut rekabeti farklı noktalara taşımamak gerekir."





