Eskişehir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Ahmet Dönmez şu ifadeleri kullandı:
"Geçtiğimiz hafta yaptığımız basın açıklamamızda 4 tane soru gündeme gelmişti. Zatıalinize sormuştuk. Siz de dediniz ki, "Ben konuyu inceletiyorum." Şu anda konunun incelenip incelenmediğini ya da incelendiyse sonucunun ne olduğunu biz AK Parti grubu olarak bilemiyoruz. Şimdi normalde biliyorsunuz birtakım iddialarımız oldu. Bu iddialarımızın da arkasındayız. Biz AK Parti grubu olarak böyle alelacele eski genel kurulunun olağanüstü toplantıya çağrılmasını doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyorum.
İkincisi, sizin beyanlarınızdan elde ettiğimiz kanaate göre de şunu söylememde fayda var. Bir önceki yılın tarifesi üzerinden hesaplamalar yapıldığı için iş bu noktaya geldi. O zaman sizin incelemeniz ve yargı süreci bitsin, bu arada da Eskişehir halkı o mevcut ve meclisten geçtiği haliyle tarifeler üzerinden ücretlendirilmeye devam edilsin. Bu o inceleme sonuçlanana kadar da bence bu olağanüstü toplanma kararınızdan vazgeçin. İnceleme sonucunda tekrar bize bir çağrı yaparsınız, toplanalım şeklinde bir önerimiz var. Lütfen bu önerimiz de dikkate alınsın istiyoruz.
2025'i baz alarak, özellikle üç tane tarife üzerinde problem olduğunu biz size söylemiştik hatırlarsanız. Yani hizmetler, teminatlar ve yaptırımlarla alakalı... Şimdi bunu Eskişehir halkı da merak ediyordur açıkçası. Yani alelacele ne oldu ki? Bir de sizin beyanınız üzerinden az önce ifade etmeye çalıştım, bir problem var. Bir problemi alelacele, hani sizin o incelemeleriniz bitseydi... Mesele şuydu, biz ne dedik? EBS sisteminde yüklenen tarifede örnek vermem gerekirse bir rakam 6.000 TL ama bizim önümüze şu anda uygulamada olarak gelen 9.000 küsur TL dedik. Şimdi bunun neden kaynaklandığını, sorumluların kimler olduğunu ortaya dökmeden "pardon" mealinden burada hepimizi toplayıp da tekrardan "oradaki hataymış, sehven yapılmış" anlamıyla bize tekrar oylatmak bize doğru gelmediği için söylüyorum. Ben kısaca dediğim gibi bir beş dakika izninizi alarak şu açıklamamı yapmak istiyorum açıkçası.
Eskişehir yerel yönetim tarihinin en karanlık, en utanç verici sayfalarından birini görüşmek üzere çağrı üzerine toplanmış bulunuyoruz. Bugün mesele sadece bir hesap hatası değildir. Bugün mesele bu meclisin iradesine kurulan bir kumpas, halkın cebine uzanan hukuksuz bir el ve resmi evraklarda yapılan bir sahteciliktir. Sayın Başkan, kadim geleneğimizde belediye başkanı, eski tabiriyle o şehrin "şehremini" olarak adlandırılır. Yani o şehrin en güvenilir kişisi, kendisine her şeyin tereddütsüz emanet edildiği ismidir. Ancak siz henüz görevinizin ikinci yılında altına imza attığınız, bize göre tahrif edilmiş belgelerle vatandaştan %48,5 fazla tahsilat yaparak bu güveni yerle bir ettiniz.
Maalesef Eskişehir tarihinde sahte belgeye imza atan belediye başkanı durumuna düştünüz. Burada sormak istiyoruz; Sayın Başkan siz önünüze gelen her evraka içeriğine bakmadan mı imza atıyorsunuz? Altına bizzat imza attığınız o sahte belgelerdeki hukuksuzluğu fark etmeyecek kadar belediye yönetiminden kopuk musunuz? Hukukçu bir belediye başkanının neye imza attığını bilmemesi, "görmedim, fark etmedim" deme lüksü bulunmadığına inanıyoruz. Bu meclisin iradesini yok sayarak onaylanmamış tarifeleri vatandaşa dayatmak sadece idari bir kusur değil, Türk Ceza Kanunu'na göre Türk Ceza Kanunu 204/2'de vücut bulan resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmaktadır.
Emeklilik bir ceza değil, ödüldür. Skandal patlak verince ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen'in apar topar emekliye sevk edilmesi bir hesap verme biçimi değil, bir kaçış ve sorumluluğu sümen altı etme girişimidir. Suçuna ortak olan bir bürokratı emeklilikle ödüllendiremezsiniz. Burada yapılması gereken emeklilik dilekçesi vermek değil, tüm sorumluların istifa ederek yargı önünde hesap vermesini sağlamaktır. Ancak görüyoruz ki sorumluluk zinciri sadece genel müdürle sınırlı değil. Sayın Başkan sormak istiyoruz; bu usulsüz tahsilatların merkezindeki isim olan akrabanız Abone İşleri Daire Başkanı Elvan Kıdan hala o koltukta nasıl oturabiliyor? Peki ya bu skandalı denetlemesi gereken yine akrabanız olan Teftiş Kurulu Başkanı Ercan Yıldız'ın bu süreçteki rolü nedir? Denetleyen akraba, uygulayan akraba, imzalayan akraba...
ESKİ bir aile şirketi midir ki yoksa bir kamu kurumu mudur? Bu isimlerin bir dakika bile bu görevlerde kalması Eskişehir halkının vicdanını yaralamaktadır. Derhal istifalarını bekliyoruz. Şimdi çıkıp "sehven hata yaptık, iade edeceğiz" diyerek konuyu kapatamazsınız. Buradan açıkça soruyoruz; bugüne kadar kaç vatandaşımızdan toplamda ne kadar fazla tahsilat yapıldı? Bu verileri açıklarken lütfen doğru ve net olunsun. Zira artık bu yönetimin hazırladığı hiçbir evraka, sunduğu hiçbir rakama itimadımız kalmamıştır. Verilecek cevapların yeni bir tahrifat içermediğinden emin olmak için konunun adli takipçisi olmaya da devam edeceğiz.
Sonuç olarak AK Parti grubu olarak konuyu yargıya taşıdık. Biz bu işin peşini sadece meclis salonlarında değil, adliye koridorlarında da bırakmayacağız. Meclis kararını tahrif edenler, bu tahrifata imza atanlar ve bu halkın tek bir kuruşunu, tek bir hakkını sizin bu usulsüz yönetim anlayışınıza teslim etmeyeceğiz. Gereği istifadır, gereği yargıdır. Az önce de ifade ettiğim gibi bu incelemenin sonucu beklenerek gerekiyorsa tekrardan bir çağrı yapılıp olağanüstü meclis toplantıya çağrılmış olsaydı çok daha usulüne uygun bir işlem yapılacaktı ama ne yazık ki bu olmadığı için biz AK Parti grubu olarak şu aşamada bir temsilci bırakmak suretiyle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Eski Genel Kurulundaki bu yüce meclisi terk etmek zorundayız."





