Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, son günlerde kamuoyunda tartışılan hobi bahçeleriyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Çağlar Ölce, mevcut durumun yalnızca hukuki bir konu olmadığını, aynı zamanda yönetim ve sorumluluk sorunu olduğunu ifade etti.

Çağlar Ölce, açıklamasında kuralların uygulanmadığı bir sistemde ortaya çıkan tablonun dikkat çekici olduğunu belirterek, “Kuralların egemen olduğu ülkelerde işler böyle yürümez. Kuralların değil, keyfiliğin belirleyici olduğu bir düzende ise tablo şuna dönüşür. Önce görmezden gelen, sonra cezalandıran, ardından affeden bir yönetim anlayışı ortaya çıkar” dedi.

Hobi bahçeleri konusunun yasal çerçevesine değinen Çağlar Ölce, “Ne 3194 sayılı İmar Kanunu’nda ne de 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu’nda adı ve tanımı bulunan ‘hobi bahçeleri’ meselesi, bugün basında ve kamuoyunda tartışıldığı haliyle bir hukuk meselesi değil; açık bir yönetim ve sorumluluk krizidir” ifadelerini kullandı.

Mevcut uygulamaların uzun yıllar boyunca denetlenmediğini ifade eden Çağlar Ölce, “Bugün yaşanan tablo nettir. Yapılırken ve kullanılırken yıllarca göz yumulan, denetlenmeyen, hatta elektrik ve su gibi altyapılar götürülerek fiilen meşrulaştırılan bir yapılaşma modeli, bugün bir anda ‘kaçak’ ilan edilerek yıkım konusu yapılmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Süreçte sorumluluğun kimde olduğuna ilişkin sorular yönelten Çağlar Ölce, “Buradan açık bir soru soruyoruz. Devletin tüm mekanizmalarını yönetme yetkisini elinde bulunduran hükümet bu süreçte neredeydi” dedi.

Kanunların yeni olmadığını vurgulayan Çağlar Ölce, “5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu yeni değildir. Yönetmelikleriyle birlikte her aşaması açık ve nettir. Kurallar bugün konulmuş değildir” ifadelerini kullandı.

Yetkili kurumların sorumluluğuna dikkat çeken Çağlar Ölce, “O halde bu süreçte görevini kim yapmamıştır. Kaymakam mı. Vali mi. Belediye mi” dedi.

Sürecin yalnızca vatandaş üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çağlar Ölce, “Konu bugün bakanlık eliyle yıkım aşamasına geldiyse, bu sadece vatandaşın hatası olarak görülebilir mi. Vatandaş suçlu ilan edilirken, görev ve yetkisini kullanmayanların sorumluluğu yok mudur” ifadelerine yer verdi.

Açıklamasında sürece ilişkin detaylı sorular yönelten Çağlar Ölce, “Bu araziler bölünürken neredeydiniz. Satışlar yapılırken neredeydiniz. Elektrik ve su bağlanırken neredeydiniz. İnsanlar birikimlerini buraya yatırırken neden sessiz kalındı” dedi.

Çağlar Ölce, mevcut durumun iki temel gerçeği ortaya koyduğunu belirterek, “Birincisi, tarım arazilerinin korunması zorunludur. İkincisi, bu alanlardaki yapılaşma yıllar süren denetimsizlik ve siyasi tercihler sonucu büyümüştür” ifadelerini kullandı.

Yaşanan süreci “gecikmiş devlet aklı” olarak nitelendiren Çağlar Ölce, “Dolayısıyla mesele yalnızca ‘kaçak yapılaşma’ değil, gecikmiş devlet aklıdır” dedi.

Türkiye’de benzer bir yönetim anlayışının oluştuğunu savunan Çağlar Ölce, “Önce görmezden gelmek, sonra büyümesine izin vermek, ardından cezalandırmak, son olarak da seçim dönemlerinde affetmek” sözleriyle süreci değerlendirdi.

Açıklamasının devamında çözüm önerilerine de yer veren Çağlar Ölce, “Biz diyoruz ki tarım arazileri korunmalıdır. Plansız yapılaşma durdurulmalıdır. Ancak vatandaş üzerinden ‘gecikmiş devlet refleksi’ uygulanamaz” dedi.

Devletin rolüne dikkat çeken Çağlar Ölce, “Devletin görevi; sonradan yıkmak değil, en baştan doğruyu inşa etmektir. Bu meseleyi yasak, ceza ve af döngüsünden çıkarmak gerekir” ifadelerini kullandı.

Alternatif bir yaklaşım öneren Çağlar Ölce, “Bunun yerine insanların doğayla temas, üretim ve nefes alma ihtiyacını gözeten, planlı, denetimli ve sürdürülebilir kullanım modelleri oluşturan, mülkiyet yerine kullanım hakkı temelli çözümler üreten bir sistem hayata geçirilmelidir” dedi.

Açıklamasının sonunda mevcut uygulamaları değerlendiren Çağlar Ölce, “Bugün vatandaşın karşısına yıkım kararıyla çıkmak kolaydır. Zor olan ise zamanında planlamak, zamanında denetlemek, kanunları zamanında ve doğru şekilde uygulamaktır. Biz kolay olanı değil, doğru olanı savunuyoruz” ifadelerini kullandı.