Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce şu ifadeleri kullandı;
"18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde, vatanı uğruna can veren kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Çanakkale, yalnızca bir savaş değil, inancın, fedakârlığın ve millet olma bilincinin simgesidir. Bu toprakları bizlere emanet eden aziz şehitlerimizin hatırası daima yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızın ruhu şad olsun.
Eskişehir’in kalbinde, herkesin kolayca ulaşabildiği bir noktada yıllarca insanlara şifa dağıtan Eskişehir Devlet Hastanesi, 5 yıl önce “depreme dayanıksız” denilerek yıkıldı. Bu gerekçeye kimsenin itirazı yok. Can güvenliği söz konusuysa elbette gereken yapılır. Ama burada asıl mesele şu: Aradan koskoca 5 yıl geçti, ortada hâlâ tek bir somut adım yok. Şimdi de bu kıymetli arazinin satılabileceği konuşuluyor. Resmi Gazete'de yayımlanan ilanı da gördük. Buna sessiz kalmamız mümkün değil.
Biz Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak açıkça söylüyoruz. Bu alan satılamaz. Burası halkın malıdır, rantın değil. Aynı şekilde Odunpazarı Belediyesi'ne ait olan ve bu arazinin yanındaki araziyi satışa çıkarma düşüncesini de doğru bulmuyoruz. İktidarıyla muhalefetiyle herkese sesleniyoruz. Kamuya ait değerleri elden çıkarmak kolaycılık değil, sorumsuzluktur. Bu düşüncenizden derhal vazgeçin. İki arazinin de satılmasına karşıyız.
Eskişehir’de hastane sayısı yetersiz. Bunu herkes biliyor, herkes yaşıyor. Randevu bulamayan vatandaş da biliyor, yoğunluktan nefes alamayan sağlık çalışanı da. Yıllardır “sağlıkta dönüşüm” diye anlatılan sistem bugün ne vatandaşı memnun ediyor ne de sağlık emekçisini. Sorun ortada ve çözüm yeni, nitelikli kamu yatırımlarından geçiyor.
İnsanlar sabahın erken saatlerinde sıraya giriyor, günlerce randevu kovalıyor, yine de çözüm bulamıyor. Sağlık çalışanları tükenmiş durumda. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil. Eğer gerçekten halkın sağlığı düşünülüyorsa, öncelik rant değil, hizmet olmalıdır.
Bizim önerimiz nettir. Cumhuriyet Bulvarı üzerinde daha önce yer alan ve yıkılan Eskişehir Devlet Hastanesi’nin arazisine en fazla 600 yatak kapasiteli, kamuya ait, halkın kolayca ulaşabileceği, tam teşekküllü bir devlet hastanesi yapılmalıdır. Ve bu hastane, hastane mimarisi konusunda uzman, liyakat sahibi kişilerce tasarlanmalı, yönetimi de kamuya ait olmalıdır. Depreme dayanıksız olduğu tespit edilen Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi bu araziye yapılacak binaya taşınmalıdır. Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi arazisine yeni bina yapılana kadar da burada hem yeni doktorlar yetişmeli hem de insanlar sağlıklarına kavuşsunlar. Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi yeniden yapılana kadar da bu durum devam etmelidir. Bunlar zor işler değil. Sokaktaki vatandaşların düşünceleri bile bu şekildedir.
Artık oyalama değil, icraat zamanı. Eskişehir halkı net bir adım bekliyor. Bu şehrin hakkını kimseye yedirmeyiz. Bu mesele sadece bir bina meselesi değildir, doğrudan insan hayatıdır. Karar vericiler ya halktan yana duracak ya da bu vebalin altında kalacaktır. 2026 Eskişehir yılında bu halkın affetmeyeceği hatalar yapmayın. Anahtar Parti olarak bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağız."





