Eskişehir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu, son günlerde sosyal medyada yayılan hayvanlara yönelik şiddet görüntülerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Komisyon, kaplumbağaların ezildiği ve yavru bir kedinin eziyete maruz bırakıldığı görüntülerin toplumda büyük tepkiye yol açtığını belirterek, olayların yalnızca münferit vakalar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Komisyon tarafından yapılan açıklamada, hayvanlara yönelik şiddetin hukuki düzenlemeler ve cezasızlık algısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, adli makamlar ve yasa koyucu göreve davet edildi.

“Hayvanlara yönelik şiddet toplum için de güvenlik meselesi”

Eskişehir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu, sosyal medyada paylaşılan görüntülerin yalnızca haber niteliği taşımadığını, hayvan hakları alanındaki mevcut tabloya ilişkin önemli bir uyarı olduğunu belirtti.

Açıklamada, kaplumbağaların ev içerisinde ezildiği ve yavru bir kedinin şiddete maruz bırakıldığı görüntülere dikkat çekilerek, bu olayların toplum vicdanında derin bir yara oluşturduğu ifade edildi.

Komisyon, hayvanlara yönelik şiddetin münferit olaylar olarak görülmemesi gerektiğini savunarak, yaşananları hayvan hakları alanındaki hukuki ve söylemsel gerilemenin yanı sıra giderek güçlenen cezasızlık algısıyla ilişkilendirdi.

Hayvana yönelik şiddetin toplum güvenliği açısından da ele alınması gerektiğini belirten Komisyon, bu tür eylemlerde bulunan kişilerin oluşturabileceği risklere dikkat çekti.

Cezasızlık algısına dikkat çekildi

Açıklamada, hayvanlara yönelik şiddeti teşvik eden zeminin yalnızca bireysel davranışlarla sınırlı olmadığı ifade edildi. Hayvanları tehdit olarak gösteren ayrıştırıcı söylemler, yasal düzenlemeler etrafındaki tartışmalar ve yargılama süreçlerinde uygulanan cezaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Komisyon, özellikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi uygulamaların bazı kişilerde ciddi bir yaptırımla karşılaşmayacağı düşüncesi oluşturabileceğini savundu.

Eskişehir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu, hukukun hayvanları koruyan yönünün zayıflamasının şiddet eylemlerine karşı caydırıcılığı da olumsuz etkileyebileceğini belirterek, yaşam hakkının dönemsel politikalar ve yasal değişiklikler nedeniyle geri plana atılmaması gerektiğini ifade etti.

Failler için üst sınırdan ceza talebi

Komisyon, sosyal medyada yayılan görüntülerde yer alan kişilerin tespit edilerek haklarında gerekli adli işlemlerin başlatılmasını istedi. Açıklamada, faillerin kanunda öngörülen üst sınırdan ve caydırıcılığı sağlayacak şekilde cezalandırılması talep edildi.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında hayvanlara karşı işlenen suçlarda erteleme, adli para cezasına çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamalarının kaldırılması çağrısında bulunuldu.

Komisyon ayrıca hayvanları ötekileştiren söylemlerden vazgeçilmesini ve yaşam hakkını merkeze alan bütüncül bir eğitim politikasının hayata geçirilmesini talep etti.

“Dosyaların takipçisi olacağız”

Eskişehir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu, hayvanların yaşam hakkının korunması için mücadeleyi sürdüreceğini belirtti. Komisyon, adaletin yalnızca insanlar için değil, yaşamını sürdüren tüm canlılar için uygulanması gerektiğini vurguladı.

Açıklamanın sonunda, yaşam hakkının hiçbir canlı için pazarlık konusu yapılamayacağı belirtilerek, gündeme gelen dosyaların takipçisi olunacağı kamuoyuna duyuruldu.