TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, depremlerin değil ihmallerin can kayıplarına yol açtığını söyledi. Yörükcü, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorunda olduğunu belirterek güvenli kentlerin ancak bilim, mühendislik ve etkin kamusal denetimle mümkün olacağını ifade etti.
1999 Marmara Depremi’nden sonra Van, Elazığ, İzmir, Kahramanmaraş ve Hatay'da yaşanan depremlerin benzer acıları tekrar yaşattığını dile getiren Yörükcü, depremleri engellemenin mümkün olmadığını ancak afetlere dönüşmesini önlemenin insan eliyle sağlanabileceğini vurguladı. Bunun için yapı stokunun bilimsel yöntemlerle incelenmesi, riskli yapıların belirlenmesi ve gerekli güçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiğini kaydetti.
Eskişehir için dikkat çeken deprem değerlendirmesi
Açıklamada Eskişehir’in deprem riski açısından göz ardı edilmemesi gereken kentlerden biri olduğuna dikkat çekildi. Kentin Eskişehir Fay Zonu’nun deformasyon alanı içerisinde bulunduğunu belirten Yörükcü, özellikle genç ve gevşek alüvyal zeminlerin deprem dalgalarını büyütebildiğini söyledi.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sırasında Eskişehir’de de can kayıpları yaşandığını hatırlatan Yörükcü, deprem güvenliğinin yalnızca bina dayanıklılığıyla sınırlı olmadığını ifade etti. Yapı, zemin, ulaşım altyapısı, kent planlaması ve afet yönetiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yörükcü, bilimsel veriler ışığında hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.
"Yeni binalar yarının riskli yapıları olmamalı"
Yörükcü, mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi kadar bugün yapılan yapıların da gelecekte riskli hale gelmemesi gerektiğini söyledi. Yapı güvenliğinin doğru zemin araştırması, mühendislik hizmetleri, kaliteli malzeme, şantiye denetimi ve etkin yapı kontrol süreçleriyle sağlanabileceğini belirten Yörükcü, yapı denetiminin ticari değil kamusal bir hizmet olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu olarak riskli yapıların belirlenmesi, kamuya açık yapı envanteri oluşturulması, risk odaklı kentsel dönüşüm uygulamaları, bağımsız yapı denetimi ve bilimsel afet politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulunan Yörükcü, “Deprem değil, bilimi, mühendisliği ve kamusal denetimi dışlayan anlayış öldürür.” dedi.
"Unutmadık, unutturmayacağız"
Açıklamasının sonunda 17 Ağustos Marmara Depremi’nde ve sonraki depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları anan Yörükcü, benzer acıların yaşanmaması için bilimsel veriler doğrultusunda harekete geçilmesi gerektiğini söyledi. TMMOB’nin çağrısı, deprem sonrası müdahaleye değil, afet öncesi riskleri azaltmaya odaklanan bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi yönünde oldu.





