Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç, kentte tarımsal üretimde su kaynaklarının geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yeraltı sularının yoğun şekilde kullanıldığını belirten Kılıç, mevcut durumda büyük bir sorun yaşanmasa da ilerleyen süreçte su sıkıntısının üreticileri beklediğini ifade etti.
Eskişehir'deki üreticilerin büyük bölümünün yeraltı suyuyla üretim yaptığını söyleyen Yıldıran Kılıç, "Eskişehir'de tarımsal üretim açısından şu anda büyük bir su problemimiz yok ama ilerleyen günlerde su sıkıntıları bizi bekliyor. Çünkü bizim üyelerimizin yüzde sekseni yeraltı suyu kullanıyor. Malum yağışlar aşırı olmadığı için Porsuk Barajı'nda su olmadığından dolayı ilerleyen günlerde su problemi bekliyoruz" dedi.
Devlet Su İşleri 3. Bölge Müdürlüğünün 22 Mayıs'tan sonra yapılan su arama izin başvurularını kabul etmediğini belirten Kılıç, bu durumun üreticileri olumsuz etkilediğini söyledi. Ölce yerine Kılıç, "Eskişehir genelinde Devlet Su İşleri Üçüncü Bölge Müdürlüğü yirmi iki mayıstan sonra müracaat edilen su arama izinlerini vermiyor. Kuyu açmasına müsaade etmiyor. Dolayısıyla o yönden çiftçilerimiz şu anda mağdur. İleriye doğru da mağdur olacak diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Bu uygulamanın önceden duyurulması gerektiğini dile getiren Yıldıran Kılıç, üretim planlamasının önemine dikkat çekti. Kılıç, "Bu biraz keyfi bir uygulama gibi. Devletin de tedbir alması lazım ama orada şu anda halihazırda üretim yapılan insanlar var. Günler önce bunların duyurulması lazım. Veya Eskişehir'de su yetersizse üretim kısıtlaması olması lazım" diye konuştu.
Eskişehirli üreticilerin damlama sulama konusunda bilinçli olduğunu ifade eden Kılıç, sorunun üretim miktarından kaynaklandığını söyledi. Eskişehir'de üretilen sebze miktarının kentin ihtiyacının çok üzerinde olduğunu belirten Kılıç, "Biz şu anda Eskişehir'in sebze ihtiyacını karşıladıktan sonra yaklaşık on iki vilayete sebze gönderiyoruz. Şu anda Eskişehir'de üretilen sebze normal kapasitemizin beş katı üzerinde. Bu da yeraltı sularına yüklenmemize neden oluyor. Dolayısıyla bu yönde ciddi bir planlama yapılması lazım" ifadelerini kullandı.
Mısır üretiminin de su tüketimi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Yıldıran Kılıç, mevcut uygulamaların yeterli olmadığını belirtti. Kılıç, mısır ekim alanlarının yeniden planlanması gerektiğini ifade ederek üreticilerin ihtiyaçlarını karşılayacak yeni düzenlemelerin yapılmasını istedi.
Tarım sektöründe yaş ortalamasının yükseldiğini belirten Kılıç, gençlerin üretimden uzaklaştığını söyledi. "Türkiye'de çiftçilik yapanların yaş ortalaması 60'ın üzerinde. Bu rakam çok yüksek. Gençlere bu meslek cazip gelmiyor. Son 4-5 yıldır bu iş para kazandırmıyor. Ben bu işi 43 yıldır yapan bir insanım. Yeni nesil bunu tercih etmiyor. Çünkü cazibesi kalmadı" dedi.
Üreticilerin son iki yıldır zarar ettiğini ifade eden Yıldıran Kılıç, bunun tarım politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Kılıç, "Normal şartlarda üreticimizin zarar etmesi için dolu, afet ya da sel gibi olayların yaşanması gerekir. O olmadıktan sonra zarar söz konusuysa burada bir sıkıntı var. Bunun tedbirinin alınması lazım. Eğer böyle gider ve gerekli önlemler alınmazsa kesinlikle sebzeyi de artık et gibi pahalı yiyeceğiz" diye konuştu.
Üretim planlamasının Türkiye genelinde havza bazlı yapılması gerektiğini vurgulayan Kılıç, akaryakıt, ilaç ve gübrede dışa bağımlılığın sürdüğünü, su kaynaklarının ise hızla tükendiğini söyledi. Geçen yıl ürünlerin önemli bölümünün tarlada kalmasına rağmen vatandaşın yüksek fiyatlarla sebze tükettiğini belirten Kılıç, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının denetimlerle azaltılması gerektiğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda üretim planlamasının önemini bir kez daha vurgulayan Yıldıran Kılıç, "Su imkânları sınırsız değil. Eninde sonunda tükenecek. Üretim planlamasına göre üretim yapılmalı. Ürünün vatandaşa ulaşana kadarki süreçte de etkin denetim sağlanmalı ki vatandaş ucuza çıkan ürünü pahalıya tüketmek zorunda kalmasın" dedi.