Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir şu ifadeleri kullandı;
“Bugün 18 Mart. Şanlı Çanakkale Deniz Zaferi’mizin 111. yıl dönümü. Kutlu olsun! Evet kutlu olsun lakin ülke öyle bir hal aldı ki maalesef bazı hassasiyetler öyle törpülendi ki bu kutlamalar maalesef çok sönük kalıyor. Neden? Çünkü bu kutlamalar önce bu savaşın altyapısını, yaşanan zorlukları ve ne şekilde bir mücadele azminin olduğunu özümsemek ve özümsetmekte zorlanılır bir duruma evrildi Türkiye maalesef.
Gelen koşullar, yaşanan hadiseler bize gösteriyor ki Çanakkale Savaşı tarihsel süreçte İstiklal Harbi’nin altyapısı ve o azmi mücadelenin ilk mihenk taşı, maalesef bugün sönük etkinliklerle kutlandı. Şehitlik nur, gazilik onurdur diyen Türk milletinin hassasiyetleri, 2024 Ekim takviminden bu yana bilinçli olarak 1. Dünya Savaşı’nda önümüze koyulan Sevr paçavrasının günümüze yansıması olan Büyük Ortadoğu Projesi’nin şekillenmesinden dolayı Anadolu’da gerçekleştirilen sözde kardeşlik, özde Cumhuriyet’in temellerini yıkma üzerine denklemlenen zaman dilimini maalesef karşımıza çıkardı.
Bugün yaşadığımız hadiseler, gerek Çanakkale’de gerek binlerce yıldır mücadelesini içimizde yaşadığımız Türk milleti olma kabiliyeti ve kapasitesini maalesef örselemekte. Ne gibi sonuçlar doğuracak kısmı da bugün net olarak görüyoruz. Etrafımız ateş çemberi, yangın yeri. Suriye’den Irak’a, İran’dan tüm coğrafyaya herkes bu ateşin içerisinde ama 1923 yılında temeli atılan Cumhuriyet o kadar sağlam temellerle Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları tarafından atılmış ki her türlü yıpratmaya karşı ve özellikle 2017 yılında rejim değişikliğine karşı yine de kendini kısmi de olsa muhafaza etmekte ve bu muhafazası sayesinde Türk milleti bu yangından en minimum zararla kurtulacak düzeyi yaşamakta. Bunun gelişmelerle ne şekle varacağını bundan sonra sergilenecek devlet tavrıyla daha iyi yaşayacağız. Bizler Atatürk çizgisinde Türk milliyetçileri, Zafer Partililer olarak partimizin kurulduğu ilk günden beri milletimizi ve devletimizi uyarıyoruz.
Belli hassasiyetleri yaşatmazsanız, bu hassasiyetleri törpüler ve sıkıntıya düşürürseniz bu yangından siz de en sert şekilde etki göreceksiniz. Bizler de göreceğiz. O açıdan Zafer Partisi bu ülkenin ihtiyat alayıdır. İhtiyat alayı vazifesini şu an tüm unsurlarıyla sahada çalışarak göstermektedir. Zafer Partisi yarınları, üniter yapıyı, laik yapıyı, Cumhuriyet’i korumak adına tüm çabasını sokakta, salonda, her alanda yaşatmakta ve Cumhuriyet’i emin ellere teslim ederek vazifesini ifa etme noktasında yürümektedir. Evet 18 Martları anlamak lazım. 12 Martları da anlamak lazım. 12 Mart İstiklal Marşı’mızın kabulünün yıl dönümüydü ancak geçen hafta bu kutlamalarda gördük ki Karamanoğlu Mehmet Bey’in Türkçeyi dünya dili, zaruri dil olarak dünyaya tanıttığı Türkçeyi maalesef Karaman’da İstiklal Marşı’mızı başka dille okutarak örselemek istediler. Hala çalışıyorlar. Bunun üzerine ciddi bir efor sarf ediyorlar. Biz de tekrar tekrar söylüyoruz. Milli ve manevi hiçbir hassasiyetimizi birilerinin oyuncağı etmeyeceğiz ve sonuna kadar yaşatacağız.
Dün AKP İl Başkanı Gülhan Albayrak basına bir demeç verdi. Bu demeçte birçok konudan bahsetti. Bahsettiği konuların içerisinde ben birkaç not aldım. Bunu da beyan etmek istiyorum. Dede Korkut Parkı’nda Ramazan ayı münasebetiyle gerçekleştirdikleri iftar çadırında günlük ortalama 1500 Eskişehirliyi iftarda buluşturmayı gururla lanse etti kamuoyuna. Evet, bunu gurur olarak göreceği tabloyu şu an size izah etmek istiyorum. Evet Gülhan Bey, maalesef görüyoruz ki yaşam koşullarının gün geçtikçe zorlaştığı ülkemizde insanlar yoksulluk sınırı altında hayat mücadelesi içerisinde. Evet bu hayat mücadelesi çarşıda, pazarda, her alanda karşımıza çıkıyor. Nasıl çıkıyor? Boş pazar çantalarıyla çıkıyor. Nasıl çıkıyor? Evlatlarına bayram harçlığı veremeyecek düzeyde ebeveynlerin, dedelerin, ninelerin Türkiye’sinde karşımıza çıkıyor. Pazar yerlerinde çantalarını dolduramayanlar maalesef belli sosyal yardımlarla ayakta durmaya çalışıyor ve Gülhan Bey zihniyeti bununla gurur duyuyor. Gurur duyulacak nokta şu olması gerekmez mi? Gurur duyulacak nokta Türk milletinin müreffeh olduğu, hiç kimseye muhtaç olmadığı, ekonomisini doğru tanzim ettiği Türkiye’yi gerektirmez mi? Gurur milletinin yaşam standardının yükselmesiyle tanzim olur. Milletinin sosyal yardıma mahkum kalmasıyla olmaz. O açıdan Gürhan Albayrak Bey’in bu talihsiz açıklaması gösteriyor ki ülke maalesef ehil ellerle yönetilmiyor.
Bahsettiğim İl Başkanı; şehrin en güzel lokasyonunu, yıllarca tribünde o tribünde hatırasını yaşattığımız lokasyonu yandaşların oyun alanına çevirmek Gürhan Albayrak için bir gurur tablosu.
Çevre yolunun yetersizliğinden bahsetmiş Gürhan Albayrak. 24 senedir ülkeyi yöneten AKP hükümeti, tekrar ediyorum 24 senedir ülkeyi yöneten AKP hükümeti, yerelde Eskişehir'de tercih edilmedikleri için mevcut iç hat olarak devam eden çevre yolunun yerine yenisini tanzim etmek için neyi bekliyor? Yaptığınız Karadeniz sahil yolu, yaptığınız Bursa çevre yolu bunlara örnek teşkil etmiyor mu?
Daha vahim tablo; bu 2023 depreminde "Deprem vergilerimiz nereye gitti ey bakan?" diye sorulduğunda, "Bu yollar, otobanlar nereden yapılıyor zannediyorsunuz?" cevabını veren bakan sizin tarafınızdan tayin edilmedi mi? Bizim vergilerimizle bize yapmak zorunda olduğunuz hizmetleri yapmıyorsunuz ve üzerine yapmış gibi gururla toplumun karşısına çıkıyorsunuz.
Bunu bir eğitimci olarak, bir öğretmenin derse girip ders vermesinden gururlanması olarak değerlendiriyorum. Bir öğretmen derse girmek zorunda, aldığı maaşın karşılığını vermek zorunda, o dersi öğrenciye anlatmak zorunda. Ha, başarı nedir? O dersine girdiği öğrencinin başarısıdır. Ama Türkiye'de 24 senedir yönetimi elinde tutan AKP hükümeti dünyadaki gerek ekonomik gerek kültürel birçok alanda Türkiye'yi arka plana düşürmesinden dem vuracağı yerde, bizim vergilerimizle bizim yaptığımız faaliyetlerle yapması gerekenleri maalesef kendilerine bir gurur tablosu olarak yutturmaya çalışıyor.
Biz şunu net olarak görüyoruz; salonda, sokakta, çarşıda, pazarda konulacak ilk sandıkta AKP artık bu ülkeyi yönetemeyecek, zaten yönetemiyor. Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz.
Son olarak da milli hassasiyetlerimizden dem vurmuşken
21 Mart biliyorsunuz Nevruz. Nevruz Türk tarihinde çok önemli bir yere sahiptir; Ergenekon'dan çıkışı, yeni bir yılı, yeni bir yaşamı anlatır Nevruz bize. Nevruz takviminde Orta Asya coğrafyasında neredeyse tüm ülkelerde 3 günlük tatil ilan edilir, bugün değil yıllardır. Ama bugün bakıyoruz ki bir kısım etnik unsurlara mevcut sürecin verdiği cesaretle maalesef Nevruz mal edilmek isteniyor ve Türk'ün hassasiyetleri birilerinin elinde oyuncak edilmeye çalışılıyor.
Bu afişin içerisinde Türkçe olmayan bir karakterle bir yazı ve altında Türkçe dışında bir sunumun olduğu baharı karşılama bayramı olarak Nevruz ateşiyle baharın karşılanacağı söyleniyor, yazılıyor. Nerede yapılacakmış efendim bu organizasyon? Cumhuriyet Meydanı, Eskişehir'de Opera Tramvay Durağı arkasında büyük parkın yanında. Yani Eskişehir'de, İstiklal Harbi'nin lojistik kaynağında, Cumhuriyeti iliklerine kadar hisseden Türk milletinin yaşadığı Eskişehir'de Nevruz kimlerin elinde ne şekilde oyuncak edilmeye çalışılıyor, bunu da net olarak yazıyoruz.
Bu organizasyona müsaade eden bürokrasiye de buradan net olarak bildirmek istiyoruz ki biz milli ve dini hiçbir hassasiyetimizi kimsenin elinde oyuncak ettirmeyeceğiz. Nevruz Türk'ün bayramıdır, layıkıyla kutlamak Türk milletinin ilk görevi, vazifesidir ve biz Türk milleti olarak Nevruz'a sahip çıkacağız, birtakım unsurların oyuncağı yaptırmayacağız.”





