Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde 2026 Aile Zirvesi’nin açılışı gerçekleştirildi. Zirvede aile yapısının geleceği, toplumsal değişimler, nüfus artışı, dijitalleşme ve gençlerin aile hayatındaki rolü ele alındı. Programa İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz, Yunus Emre İlim Kültür ve Araştırma Merkezi Derneği Başkanı Gürhan Albayrak ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy katılarak konuşma yaptı.

Zirvenin açılışında konuşan Yunus Emre İlim Kültür ve Araştırma Merkezi Derneği Başkanı Gürhan Albayrak, aile kurumunda yaşanan sorunların dünya genelinde toplumsal çözülmelerin önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Gürhan Albayrak, farklı ülkelerin yasal düzenlemelerden teşviklere ve farkındalık projelerine kadar çeşitli yöntemlerle çözüm aradığını belirtti.

Gürhan Albayrak, aile yapısının kimlik, hafıza ve aidiyet açısından önem taşıdığını ifade ederek, “Milletimizin her ferdi için en kıymetli varlık ailedir. Çünkü aile bizim için bir kimlik, bir hafıza, bir aidiyet unsurudur” dedi.

Dijital çağın tüketim alışkanlıklarından günlük yaşama kadar birçok alanı değiştirdiğini belirten Gürhan Albayrak, buna rağmen toplumun değer algısının korunması gerektiğini söyledi. Gürhan Albayrak, iyi ve güzel olanın daha fazla görünür hale getirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Neyi gösterirsek, neyi dillendirirsek onu çoğaltırız” diye konuştu.

Gürhan Albayrak, Eskişehir Aile Zirvesi’nin yıl sonuna kadar çeşitli etkinlik ve çalıştaylarla devam edeceğini belirtti. Çalışmaların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Eskişehir Valiliği, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Yunus Emre Derneği ile sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle sürdürüleceğini kaydetti.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ise 2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesinin ardından 2026-2035 döneminin Aile 10 Yılı olarak belirlendiğini söyledi. Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, nüfus artış hızı ve doğurganlık oranındaki düşüşün Türkiye açısından önemli bir konu haline geldiğini belirtti.

Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, güçlü aile bağlarının bireylerin karşılaştığı zorluklarla mücadele etmesini kolaylaştırdığını ifade etti. Bağımlılık, depresyon ve afet gibi kırılgan durumlarda aile bağları güçlü olan kişilerin bu süreçleri daha kolay aşabildiğini belirten Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, yalnızlaşan bireylerin ise bu tür sorunlarla mücadelede daha fazla zorlandığını söyledi.

Ailenin kişisel gelişime ve kariyere engel olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, gençlere aileyi sevgi ve bilgiyle güçlendirme konusunda sorumluluk düştüğünü dile getirdi. Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, konuşmasının sonunda İslam bilim tarihine ilişkin çalışmalarıyla tanınan Fuat Sezgin’in gençlere yönelik tavsiyesini hatırlattı.

İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz de konuşmasında aile kavramını insanın yaratılışı ve yaşam biçimi üzerinden değerlendirdi. Prof. Dr. İrfan Gündüz, aileyi güçlendirmenin yolunun önce bireyin kendisini geliştirmesinden geçtiğini söyledi.

Prof. Dr. İrfan Gündüz, “Aile Zirvesi’nde aileyi ayağa kaldırmanın yolu önce insanı ayağa kaldırmaktan geçer” ifadelerini kullandı. Bireysel değişimin toplumsal değişimin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. İrfan Gündüz, kişilerin kendi davranışları ve yaşam biçimleri üzerinden sorumluluk alması gerektiğini söyledi.

İnsanların üretim ve tüketim alışkanlıklarına da değinen Prof. Dr. İrfan Gündüz, insanın çok üretip ihtiyacı kadar tüketmesi gerektiğini savundu. Ailenin huzurunu etkileyen unsurlardan birinin de kariyer ve tüketim odaklı yaşam biçimi olduğunu belirten Prof. Dr. İrfan Gündüz, insanların iş ve hedefleri nedeniyle aile bireylerine yeterince zaman ayıramadığını ifade etti.

Prof. Dr. İrfan Gündüz, konuşmasında vakıf kültürünün ortaya çıkışına da değindi. İnsanların ihtiyaçlarından fazlasını toplum yararına yönlendirmesiyle vakıf anlayışının geliştiğini belirten Prof. Dr. İrfan Gündüz, bu anlayışın toplumun farklı kesimlerine destek sağladığını söyledi.

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ise aile sorunlarının yalnızca ekonomik tedbirlerle çözülemeyeceğini belirtti. Necmeddin Bilal Erdoğan, yaklaşık 200 yıllık süreçte kapitalist ekonomik sistemin sosyal ve bireysel yapılar üzerinde önemli değişikliklere yol açtığını söyledi.

Necmeddin Bilal Erdoğan, günümüzde insanların daha bireyci hale geldiğini ve teknolojinin kişilerin davranışlarının analiz edilmesini kolaylaştırdığını ifade etti. Sosyal medya ve yapay zekâ gibi teknolojilerin bireylerin tüketim alışkanlıkları ve tercihleri üzerinde etkili olduğunu belirten Necmeddin Bilal Erdoğan, ailenin bu yapı karşısında daha dirençli bir kurum olduğunu söyledi.

Ailenin kültür ve kimliğin nesilden nesile aktarılmasındaki rolüne dikkat çeken Necmeddin Bilal Erdoğan, aile yapısının zayıflamasıyla bu aktarımın da zarar görebileceğini ifade etti. Sosyal medya algoritmalarının insanların tercihleri üzerindeki etkisine değinen Necmeddin Bilal Erdoğan, buna karşı sivil toplum kuruluşlarının yüz yüze iletişim ve dayanışma imkanlarını daha fazla kullanabileceğini belirtti.

Necmeddin Bilal Erdoğan, aileyi desteklemek için kurumların kendi uygulamalarında da değişiklik yapabileceğini anlattı. İlim Yayma Vakfı’nın doktora burslarında evli öğrencilere ve çocuk sahibi olanlara ek destek sağladığını belirten Necmeddin Bilal Erdoğan, işverenlerin de çalışanların aile yaşamını destekleyecek uygulamalar geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de doğurganlık oranındaki düşüşe de değinen Necmeddin Bilal Erdoğan, aile ve nüfus politikalarının yalnızca kadınlar veya erkekler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Necmeddin Bilal Erdoğan, aile yapısının güçlendirilmesi konusunda toplumun kendi kültürel ve millî özelliklerinden yararlanması gerektiğini söyledi.

2026 Aile Zirvesi’nde aile kurumunun korunması, toplumsal değişim, nüfus artışı, dijital dünyanın etkileri ve sivil toplumun bu alandaki rolü farklı yönleriyle ele alındı. Zirvede ayrıca aile yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların ve iş birliklerinin sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.