Eskişehir Barosu Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu, 13 Eylül 2026 tarihinde birçok ilde eş zamanlı gerçekleştirilen “Ailem Güvende” operasyonlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Komisyon, operasyonlarda aralarında avukatların, LGBTİ+ hakları alanında faaliyet gösteren dernek yöneticilerinin ve hak savunucularının da bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığını, bazı sivil toplum kuruluşlarında ise arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiğini kamuoyundan öğrendiklerini belirtti.
Açıklamada, ceza soruşturmalarının hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda somut fiiller ve kişiselleştirilmiş suç şüphesi üzerinden yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Eskişehir Barosu Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu, kişilerin yalnızca mensup oldukları veya haklarını savundukları toplumsal kesimler üzerinden değerlendirilmesinin ayrımcılık yasağı, masumiyet karinesi, örgütlenme özgürlüğü ve ifade özgürlüğü açısından ciddi hak ihlali riskleri taşıdığını ifade etti.
Avukatların mesleki faaliyetlerine dikkat çekildi
Komisyonun açıklamasında özellikle avukatların ve hak savunucularının faaliyetleri üzerinde duruldu. Avukatların mesleki çalışmaları ile suç faaliyeti arasındaki sınırın korunması gerektiği belirtilirken, mesleki faaliyetleri veya hak savunuculuğu çalışmaları nedeniyle kişilerin soruşturma süreçlerinin hedefi haline gelmesinin yalnızca ilgili kişilerin haklarını ilgilendirmediği kaydedildi.
Eskişehir Barosu Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu, avukatların yürüttüğü mesleki faaliyetlerin doğrudan savunma hakkı ve hak arama özgürlüğüyle bağlantılı olduğunu belirtti. Açıklamada, avukatların mesleki faaliyetleri ve hak savunucularının çalışmaları nedeniyle soruşturma süreçlerinin hedefi haline gelmesinin savunma hakkı açısından da değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Komisyon, yürütülen soruşturma süreçlerinde masumiyet karinesi, ayrımcılık yasağı, özel hayatın korunması, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile savunma hakkına uygun hareket edilmesi gerektiğini bildirdi. Soruşturmaların kişilerin somut eylemleri üzerinden yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
“Toplumsal kesimler toplu şekilde suçla ilişkilendirilmemeli”
Açıklamada ayrıca kişilerin cinsel yönelimleri, cinsiyet kimlikleri, hak savunuculuğu faaliyetleri veya mesleki çalışmaları üzerinden damgalanmasına karşı olunduğu belirtildi. Komisyon, herhangi bir toplumsal kesimin kimliği veya yürüttüğü hak savunuculuğu faaliyetleri nedeniyle toplu şekilde suçla ilişkilendirilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Eskişehir Barosu Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu, süreç boyunca temel hak ve özgürlüklerin korunmasına yönelik değerlendirmelerini sürdüreceğini belirterek, “Sürecin temel hak ve özgürlükler yönünden takipçisi olacağız” açıklamasında bulundu.





