Basın Konseyi İkinci Başkanı Misket Dikmen, basın özgürlüğü ve meslek etiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dikmen, Konseyin temel amacının basın özgürlüğünü korumak ve meslek ilkelerini evrensel standartlarda hayata geçirmek olduğunu söyledi.

Misket Dikmen, Basın Konseyinin yaklaşık 40 yıldır gazetecilik meslek ilkeleri doğrultusunda çalışmalar yürüttüğünü belirterek, mevcut 16 maddeye bu yıl 3 yeni maddenin eklendiğini ifade etti. Başvuruların titizlikle incelendiğini vurgulayan Dikmen, Konseyin uyarı, kınama ve yersizlik olmak üzere üç farklı karar mekanizması bulunduğunu aktardı.

“Kamuoyuna karşı sorumluluk esastır”

Gazeteciliğin temel işlevinin gerçekleri bozmadan ve abartmadan kamuoyuna aktarmak olduğunu dile getiren Misket Dikmen, etik kuralların bu noktada yol gösterici olduğunu söyledi. Dikmen, yapılan haberlerin yalnızca içerik açısından değil, kullanılan dil bakımından da etik ilkelere uygun olması gerektiğini vurguladı.

Basın meslek ilkeleri kapsamında ayrımcılığa karşı duruşun önemli bir yer tuttuğunu belirten Dikmen, haberlerde hiçbir bireyin kimliği üzerinden aşağılanamayacağını ifade etti.

Yerel medyada etik sorunlara dikkat çekti

Misket Dikmen, özellikle yerel medyada tek taraflı haberlerin sıkça karşılarına çıktığını belirterek, haberlerde tüm tarafların görüşüne yer verilmesi gerektiğini söyledi. Gazetecilikte doğrulama süreçlerinin önemine değinen Dikmen, ekonomik zorlukların mesleki kaliteyi olumsuz etkileyebildiğine işaret etti.

Yeni dönemde yapay zekâ ve sağlık haberciliği öne çıkıyor

Basın Konseyinin yeni eklenen maddelerle değişen medya dinamiklerine uyum sağlamayı hedeflediğini belirten Dikmen, özellikle sağlık haberciliği ve yapay zekâ kullanımına ilişkin düzenlemelerin önem kazandığını ifade etti. Sağlık haberlerinde sansasyonel dil kullanımından kaçınılması gerektiğini söyleyen Dikmen, yapay zekânın ise destekleyici bir araç olduğunu ancak nihai sorumluluğun gazetecilere ait olduğunu vurguladı.

“Basın özgürlüğü demokrasinin temelidir”

Basın Konseyinin yalnızca başvuruları değerlendiren bir yapı olmadığını belirten Misket Dikmen, aynı zamanda Avrupa Birliği ve UNESCO projeleri kapsamında gazetecilere yönelik eğitimler ve destek programları yürüttüklerini ifade etti.

Dikmen, gazeteciliğin kamu yararını gözeten bir meslek olduğunu vurgulayarak, “Doğru, tarafsız ve etik habercilik hem basın özgürlüğünün hem de demokrasinin temelidir” değerlendirmesinde bulundu.