ESKİŞEHİR HABER

Eskişehir’de belediyecilik tartışmaları: Mehmet Kepez vergi, su ve altyapıyı gündeme taşıdı

Odunpazarı Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Kepez, mecliste vergi artışları, su sıkıntısı, belediyecilik politikaları ve merkezi hükümet-yerel yönetim ilişkileri üzerine dikkat çeken değerlendirmeler yaptı.

Abone Ol

Odunpazarı Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Kepez şu ifadeleri kullandı;

"Bu evsel katı atık vergisi ile ilgili vatandaşın birçok sıkıntıya girdiği, ücretlerin yüksek olduğu daha önceden de konuştuk, tabii burada mecliste gündeme getirdik. Bu limitlerin biraz yüksek olduğundan bahis ile vatandaşın şikayeti var. Bununla birlikte emlak vergilerinde %300’e varan bir artış söz konusu olmuş, bundan da vatandaşlar şikayetçiler. Şimdi siz sosyal demokrat belediyeler olarak her konuşmanızda "Biz halkın yanında, emekçinin yanında, asgari ücretlinin yanında, emekçilerin yanındayız." diye söylüyorsunuz. Güzel, yanında durmaya devam edin ama hükümetin yapmış olduğu icraatlarda hep eleştirilerde bulunarak kendi yetki alanınızda olan konuları düzeltme imkanınız olmadığı halde habire konuşmaya devam ettiğiniz halde kendi yetki alanınızda olan konularda emekliyi de asgari ücretliyi de işte emekçiyi de hiç düşündüğünüzü zannetmiyoruz. Çünkü olan şeyler ortada.

Mesela asfalt ve kilit taşı katılım paylarında da aynı şekilde gündeme getirdik ki madem belediyenin böyle bir yetkisi var, madem ekonomik krizden bahsediyorsunuz, madem emekçinin, emeklinin, asgari ücretlinin, dar gelirlinin yanındasınız buna bir çözüm bulalım. Meclis bir karar alsın bu sene madem almayalım dedik, yine kabul etmediniz. Evsel katı atıklarla ilgili daha önce de tarifelerin çok yüksek olduğu, bakın son olarak Tepebaşı'nda işte bir mahkeme kararıyla alınan KDV’nin iade edilmesine karar verilmiş, yanlış birtakım uygulamalar olduğu ortaya çıktı.

Emlak vergilerinde de 2025'te 915 lira vergi ödeyen bir vatandaş bugün 3050 lira falan bir vergi ödemesi gerekiyor. Şimdi buna gerekçe olarak diyebilirsiniz yani komisyon toplandı, 4 yılda bir değerlendirme yapılıyor. 2 katından fazla olamaz diye bir kayıt olduğunu düşünüyorum. Bunun niye bu şekilde olduğu, vatandaşın bu kadar emlak vergisi ödemede güçlük, sıkıntıya girmesine sebep olduğundan bunun değerlendirilmesini talep ediyoruz.

Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi grubundan baktım bu dünden beri, iki gündür yaşanan su sıkıntısı ile ilgili bir şeyler söyleyen olur mu diye ama öyle bir şey gelmedi. Herhalde suyu sadece AK Partililer, onların olduğu evlerde kesilmiş, CHP’liler suyu kullanmış gibi anladım herhalde öyle oldu. Yani su sıkıntısı, bakın bu insanların temel ihtiyaç maddesi, su olmazsa olmaz. Saatlerce susuz kalan bir bölge, bir şehir düşünebiliyor musunuz? Büyükşehir Belediyesinin daha önceki toplantılarda da defalarca bunu gündeme getirdik. Yani altyapı ile ilgili, şehir içi trafikle ilgili, işte su kaynaklarıyla ilgili bir çözüm üretmesinin, proje üretmesinin gerektiğini, acil olduğunu gündeme getirdik ancak ben şimdiye kadar öyle bir projelerinin olduğunu görmedim.

Ha geçmişte bunun çok propagandası yapıldı. Bundan yıllar önce işte o zamanki Hürriyet gazetesine Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız tarafından manşet attırıldı, "Karınca ile Ağustos Böceği" diye. Karınca kim? Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükerşen. Cırcır böceği, ağustos böceği kim? Melih Gökçek. Melih Gökçek ta Kızılırmak’tan kilometrelerce öteden Ankara’ya su getirmiş, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sarısungur Göleti’ni yapmış; onu da çok büyük bir proje gibi ortaya sunarak işte Eskişehir’in su kaynağını bulduk, Eskişehir’de su kaynağı sıkıntısı bundan sonra yaşanmayacak gibi propagandalarla... Ama önceki günlerde Tepebaşı'nda yaşanan sıkıntıda ve dün Odunpazarı ve bütün şehirde yaşanan sıkıntıda gördük ki Sarısungur Göleti’nden işte fayda yok.

Onun için yani yerel anlamda bu sıkıntılar yaşanırken bunları hiç dile getirmeyen Cumhuriyet Halk Partili arkadaşların işi gücü bırakıp hükümetin icraatlarıyla... Hükümet işini yapmaya devam ediyor. Hükümet her konuda yaptığı işlerle gündemi oluşturmaktadır, hiç kimsenin bu konuda bir endişesi olmasın, gerekenler yapılacaktır. Eskişehir'imize de burada toplanan vergilerden daha fazla Eskişehir’e bir dönüşümün olduğu resmi bilgilerle, belgelerle ortada duruyor; buna kimsenin itiraz etme yani itiraz etme derken gerçekler ortadadır, bu böyledir. Yapılan yatırımları görmek istemezseniz tabii ki görmeyebilirsiniz.

Şimdi Eskişehir’e yapılacak bir konuyla ilgili hükümet destek veriyor arkasından başlıyorlar açıklamaya; sanki siz mi yapıyorsunuz? Yani neden bahsediyorum? Tramvay alımı ve otobüs alımları için Cumhurbaşkanlığı yatırım programına alınmış ve onaylanmış; bunu da diyorsunuz sanki siz mi yapacaksınız? Yani biz yapmayacağız tabii, biz burada belediye değiliz ki belediye biz olsak biz yapacağız ama belediyenin yapacağı bu iş eğer yasal prosedür gereği hükümet, merkezi hükümetin onayı gerekiyorsa oradan vize alınması gerekiyorsa buna da hükümet tamam onay vermiş "yapabilirsiniz" demişse bunu da aslında teşekkür etmeniz gerekirken hep birlikte bağırıyorsunuz, sanki kendileri mi yapacak?

İl başkanınız aynı şeyi söylüyor, Sayın Başkanım aynı şeyleri söylüyor basın karşısında; kendileri mi yapacaklar, projeyi belediye yapacak, parayı belediye bulacak, şu olacak bu olacak... Doğrudur, hepsine katılıyorum ama bunların yapılabilmesi için yasal bir zorunluluk varsa merkezi hükümetin onayı, onu da hükümetimiz onay vermiş siz bunda bile teşekkür etmekten kaçınıyorsunuz. Şimdi vermeseydi ne olacaktı? Bu sefer de "Hükümet önümüzü tıkıyor, önümüzü kesiyor, icraatlarımızı engelliyor" diye bağıracaktınız. Şimdi nasıl olacak anlamadık yani.

Eskişehir için yapılması gereken her şey Sayın İl Başkanımız, Sayın Milletvekillerimiz hepçi birlikte Sayın Büyükşehir Belediye Başkanıyla da zaman zaman görüşerek yapılması gerekenlerle ilgili ilgili bakanlıklarda görüşmeler yapılıyor ve ne yapılması gerekiyorsa yapılacak. Onun için şimdi bu su sıkıntısından niye siz rahatsız değil misiniz yani? Yarın Eskişehir susuz kaldığı zaman siz susuz kalmayacak mısınız? Bunun için niye Büyükşehir Belediyesinde CHP’li belediye meclis üyeleri olarak veya burada niye bunu gündeme getirmiyorsunuz? İnsanlar susuz kaldı, çamaşırını yıkayamadı saatler öncesinden. Yani burada şimdi CHP’nin her zaman yaptığı şey, bu tür aksaklıklar kendilerinden kaynaklanan bu tür aksaklıklar, olumsuz durumlar çıktığında hemen topu hükümete atıyor; DSİ yapmadı, hükümet şunu yapmadı, hükümet bunu yapmadı, bizi engelledi diye. Hükümet hiçbir şey sizin önünüzü engelleyecek hiçbir şey yapmıyor. Önünüzü açmak için her türlü yardımı, desteği de veriyor. DSİ ile ilgili burada görüştük, daha önce kapatılsın su çok geliyor taşkınlar olacak diye talepte bulunulmuş, kapanmış. Daha sonra bakmışlar ki akşamüzeri gece vakti bakıyorlar su azalmış, yani olmayacak sıkıntı olacak. Yani bunu gündüzden önlemini almaları gerekiyordu bunun.

Barajdaki su miktarı azalmışsa veya yeterli gelmiyorsa DSİ ile görüşüp gündüzden bu işi halletmeleri gerekiyordu. Gece böyle bir talep olduğunda da tabii güvenlik açısından veya su taşkını vesilesiyle endişesiyle DSİ’nin buna iyi bakmadığı aşikâr. Bu anlamda şimdi biz şunu veya bunu kötülemek için söylemiyoruz. Eskişehir'de böyle bir problem var. Yarın Porsuk Barajı yetersiz kaldığında soruyorum Sayın Başkanım; Porsuk Barajı yetersiz kaldığında Eskişehir’e suyu nereden getireceksiniz? Nereden su gelecek? Odunpazarı Belediyesi olarak değil Büyükşehir Belediyesi olarak soruyorum; Eskişehir’e su nereden gelecek? Su kaynağı hazırlandı mı? Var mı, yok mu? Efendim, yıllar önce Sakarbaşı’ndan DSİ getirecekti. Bu da bir kavga meselesi oldu. İşte Sayın Genel Başkanınız çıkıyor, şehirlere su getirmek belediyelerin görevi değil DSİ’nin görevi diyor. Ben şuna tam tersinden inanıyorum ki eğer Büyükşehir Belediyesi bizde olsaydı Sayın Genel Başkanınız belediyenin görevi diyecekti.

Şimdi kendi belediyeleri olduğu için yapamıyorlar, edemiyorlar. Bakın bizim eş değer belediyemiz Gaziantep Belediyesi Başkanı 120 kilometreden şehre su getiriyor. Yani Eskişehir Belediyesi niye getiremiyor, niye çözüm aramıyor? Yarın bu sıkıntılar ortaya çıktığında bu şehirde yaşayan 1.000.000 insan bu sıkıntıları yaşayacak. Onun için Türkiye geneline baktığımızda da arkadaşımız belediyelerimizde sıkıntılar var dediği için hemen karşı çıkıyorsunuz. Basından seyredin, girin bakın; maaşlarını alamayıp da belediyenin önünde grev yapan işçiler var. İzmir’de var, Kadıköy’de var, başka yerlerde var. Çöpler toplanmıyor, basın bunu televizyonda gösteriyor. Çöp dağları oluşmuş, fareler dolaşıyor, yaban domuzları şehre iniyor. Yani bunları niye görmüyorsunuz? Belediyelerde sıkıntı yok derseniz olmaz tabii ki. Sayın Büyükşehir Başkanımız da trafikle ilgili Eskişehir’de trafik sorunu yok dedi. Tamam, yok derseniz kabul etmezseniz yok olur ama var. Bir gerçek var; Eskişehir’in caddeleri artık bu trafiği taşımıyor. Altyapı taşımıyor.

Bakın daha iki gün önce yağan yağmurlarda Yıldıztepe’de, Büyükdere’de, Emek’te, çarşıda pazarda sular birikti, caddeler suyla doldu. Araçlar gidemez oldu, insanlar yürüyemez oldu. Yani bunlar bir gerçek, bunları görmüyorsunuz. Hükûmet bilmem nerede ne yaptı. Depremle ilgili konuya gelecek olursak her seferinde anlatıyorum. Depremle ilgili 455.000 konut teslim edilmiş. Şimdi 130.000.000.000 dolara yakın buranın bir gideri var. Siz zannediyorsunuz ki herhâlde sadece ev yaptılar. Ev değil yol yapıldı, parke taşlar döşendi, parklar yapıldı, altyapısı yapıldı da yapıldı. İnsanların normal hayatlarını devam ettirebilmesi için gereken neyse yapıldı. Yıkılan okullar yapıldı, yıkılan ibadethaneler ve camiler yapıldı. Belediyelerin de tabii ki destekleri oldu.

Bizim Konya Belediyemiz gitti Hatay’ın bütün altyapısını yaptı. Sizin Bursa Belediyeniz söz verdiği hâlde oradaki camiyi yapmadı, durdu. Yapmayabilir, imkânım yok der, param yok der yapmayabilir ama şunu görün deprem bölgesinde kendi milletvekilleriniz bile artık bunu gördü ve takdir ettiler arkadaşlar. Veli Ağbaba sizin milletvekiliniz, işte Elâzığ milletvekilimiz var Cumhuriyet Halk Partisinin. Onlar çıktı, Hatay’da İYİ Parti milletvekili aynı şekilde devlet gerçekten bu enkazın altında kalmadı ve vatandaşının daha rahat bir şekilde yaşaması için gereken neyse yaptı diye takdir ettiler. Ben de onları buradan takdir ediyorum, teşekkür ediyorum. Yani bunları görmek lazım. Yoksa siyasi malzeme olarak siyasi gözlükle bakarsanız hiçbir şey yapılmadı dersiniz. O zaman biz de deriz ki Odunpazarı hiçbir şey yapmıyor, yatıp oynuyor işte festivaller vesaire yapıyor diye ama yaptığı şeyleri de söylüyoruz.

Bundan dolayı vatandaşların deprem paralarının nereye gittiği belli, neler yapıldığı da belli. Şimdi arkadaşımız iki de bir bunu gündeme getiriyor ama daha önceki depremleri de yaşadı bu memleket, bu millet. O zaman da deprem vergileri alındı. Neler yapıldı? Kaç günde deprem bölgesine gidildi? Mesut Yılmaz o zaman Başbakan Yardımcısıydı, çıktı adam özür diledi; geç kaldık devlet olarak geç kaldık dedi. Bunu kabul etti, siz hâlâ kabul etmiyorsunuz. Deprem olur olmaz aynı saatler içerisinde bütün bakanlar, ilgili kurumlar deprem bölgesine gidiyor. Gidecek tabii ki devletin görevi budur. Biz sanki böyle çok farklı bir iş yapıyormuşuz gibi değil ama size göre farklı iş yapıyoruz, çok güzel işler yapıyoruz. Bundan dolayı hiçbir endişeniz olmasın, gereken neyse onlar yapılacaktır. Şimdi esnaf ve çiftçi ile ilgili mağduriyetler olabilir. Yani biz de ekonomik bir krizin olduğunu zaten defalarca söyledik. Böyle bir sıkıntı var, bu sıkıntıyı aşacağız. Hükûmetimizin uyguladığı bir program var, bu devam ediyor. İnşallah bu yılın sonlarına doğru bu sıkıntıların aza indirileceğini ümit ediyoruz, inşallah olacak.

Şu anda Türkiye’de ilgili kurumlar gereken desteği yapıyorlar. Kredilerini de teşviklerin de hepsini veriyorlar. Bundan dolayı hiçbir vatandaşımız ama esnafımız veya çiftçimiz kendi yanlış davranışlarından dolayı borç altına girmiş, becerememiş işi, dükkanını batırmışsa ona da çok fazla diyecek bir şey yok. Yine de onlara da gereken yardımlar yapılır diye düşünüyorum. Evet.

Bununla birlikte şimdi Odunpazarı Belediyesi olarak tabii söylüyorsunuz. Mesela Defne’deki işte sosyal tesis yapımına yardım edeceğiz. Tamam, biz de grup olarak zaten destek veriyoruz. Yine ikinci defa geldi, yine de destek vereceğiz. Ama bunları yaparken bakın siz bu işi yapıyorsunuz, güzel diye takdirlerimizi belirtiyoruz ve destek veriyoruz. Ama orada bak geçen sefer de söyledim aynı şekilde. Hastane yapılırken şimdi sizin cumhurbaşkanı adayınız olan Sayın İmamoğlu çıktı platformda adeta dalga geçti yani. Hiç yakışmayacak bir davranışlarla. Böyle aman oraya gitmişler 2 çubuk tel koymuşlar, beton atmışlar falan. Yahu 45 gün sonra bu hastane faaliyete geçti. Ha bunu görüp de ‘Ya arkadaşlar hakikaten ben yanlış söylemişim, teşekkür ediyoruz’ diyemiyorlar, diyemiyorsunuz.

İşte İHA yapılıyor, SİHA yapılıyor, sizin yandaş medya gazeteciler çıkıp dalga geçiyor. Aman takoz koymuşlar, kalorifer peteği bilmem ne… Ya şimdi uçuyor o kalorifer petekleri, uçuyor gökyüzünde. Adam bunu görüyor. ‘Ya arkadaş hakikaten doğruymuş, biz görememişiz, o zaman gözüm körmüş de açıldı şimdi. Sağ olsun hükümet bunu yapıyor. Bakın etrafımız ateş çemberi. Yani savaşlar şunlar bunlar, savunmamızın güçlenmesi için yapılan her şeyi takdirle karşılıyoruz’ demiyor.

Şimdi Sayın Başkanım yine diyecek ki ‘Motoru yapamadınız.’ Onu da yapıyoruz. Dün TEİ Genel Müdürümüz açıklama yaptı. Son aşamaya geldi. İnşallah motorumuzu da her şeyini de yapacağız. Yahu bunlardan üzülmeyin, üzülmeyin. AK Parti hükümeti bunları yapıyor. Yahu AK Parti gidince bunları götürmeyecek ki. Hükümete geleceğiz diye uğraşıyorsunuz, 25 senedir iktidara gelirseniz o İHA’lar, SİHA’lar, Kaan’lar, Kızılelma’lar yani sizin olacak yani iktidar olarak. Onun için üzülmeyin, hepsi bizim. Bu konularda daha objektif bakış yapmanızı, değerlendirme yapmanızı temenni ediyorum."