TEMA Vakfı Kıdemli Savunuculuk Koordinatörü Onur Küçük, Odunpazarı ilçesine bağlı Demirli Mahallesi yakınlarında faaliyet gösteren bentonit maden ocağıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bölgede yürütülen çalışmaların doğaya, orman alanlarına ve yaşam alanlarına zarar verdiğini savunan Onur Küçük, proje sahasının yıllar içinde büyüdüğünü söyledi.
Maden sahasını ilk kez geçen yıl gördüğünü anlatan Onur Küçük, bölgedeki görüntünün kendisini şaşırttığını belirtti. Türkiye’nin farklı noktalarında çok sayıda maden sahası gördüklerini ifade eden Onur Küçük, Demirli ile Seklice arasında bulunan alanın diğer sahalardan farklı olduğunu söyledi.
Onur Küçük, “Burada bir vahşi madencilik söz konusu. Normalde büyük sahaları bazen dışarıdan görmek kolay olmaz ama burada neredeyse bir köyün içinde maden projesi var. Seklice’den Demirli’ye giderken maden sahasının içinden geçiyorsunuz. Bir proje düşünün, bir köyü yutmuş, yutmak üzere” dedi.
Maden faaliyetleriyle ilgili süreçlerin yıllar içinde farklı başvurularla ilerlediğini söyleyen Onur Küçük, bazı alanlar için ayrı ayrı ÇED süreçleri yürütüldüğünü anlattı. Daha sonra bu alanların birleştirildiğini ifade eden Onur Küçük, süreç boyunca dikkat çeken noktalardan birinin projelerin sürekli 25 hektarın altında gösterilmesi olduğunu belirtti.
Onur Küçük, “Etkiler değerlendirilmeden sadece proje hakkında bilgi verilerek süreç yürütülmüş. Sonrasında kapasiteler birleştirilmiş ve bugün karşımızda çok büyük bir saha oluşmuş durumda” diye konuştu.
Şu anda gündemde olan ÇED alanının yaklaşık 166 hektar büyüklüğünde olduğunu belirten Onur Küçük, bunun yaklaşık 200 futbol sahasından daha büyük bir alana karşılık geldiğini söyledi. Ruhsat sahasının ise yaklaşık 2 bin hektara ulaştığını ifade eden Onur Küçük, bölgenin önemli bir orman alanı olduğunu kaydetti.
Türkmenbaba Dağları ve Türkmenbaba Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın bölge açısından önemli olduğunu vurgulayan Onur Küçük, ÇED raporunda yer alan bazı bilgilerin çelişkili olduğunu öne sürdü. Onur Küçük, “Raporun bir bölümünde rüzgarın bir yönden estiği yazıyor, başka bir bölümünde başka bir yönden estiği yazıyor. Bu gibi çelişkiler raporun güvenilirliğini zedeliyor” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki biyolojik çeşitliliğin zarar gördüğünü savunan Onur Küçük, proje sahasında yeterli incelemelerin yapılmadığını öne sürdü. Bitkiler için sadece bir günlük inceleme yapıldığını ifade eden Onur Küçük, hayvan varlığıyla ilgili detaylı çalışma bulunmadığını söyledi. Bölgeden kendilerine gönderilen görüntülerde ayılar ve siyah akbabaların görüldüğünü belirten Onur Küçük, alanın korunması gereken türler açısından önemli olduğunu dile getirdi.
Su kaynaklarıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Onur Küçük, bölgenin çevresinde çok sayıda dere bulunduğunu söyledi. Bazı dere yataklarının yönünün değiştirildiğini öne süren Onur Küçük, suyla ilgili incelemelerin yalnızca bir dönemde yapıldığını belirtti. Bunun yetersiz olduğunu ifade eden Onur Küçük, farklı mevsimlerde daha uzun süreli çalışmalar yapılması gerektiğini kaydetti.
Onur Küçük, proje sahasında güvenlik açısından da sorunlar bulunduğunu savundu. Bölgedeki yolların riskli olduğunu ifade eden Onur Küçük, keşif sırasında bazı alanlara girilemediğini söyledi. Onur Küçük, “Proje sahasının etrafında çatlaklar ve kırılmalar var. Şu anda güvenilir olmayan bir saha görüntüsü var” dedi.
Maden sahasının etkisinin yalnızca Demirli ve Seklice ile sınırlı kalmayacağını belirten Onur Küçük, çıkarılan malzemenin taşınacağı güzergahlardaki yerleşim alanlarının, ormanların ve tarım alanlarının da risk altında olduğunu savundu. Taşıma süreciyle ilgili detayların ÇED raporunda yeterince yer almadığını söyleyen Onur Küçük, “Burada haftada bir kamyon mu çalışacak, günde onlarca kamyon mu çalışacak bilinmiyor. Bunun etkisi farklı olur ama raporda bu konuda bilgi yer almıyor” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda süreçle ilgili değerlendirmelerin bilirkişiler tarafından yapılacağını belirten Onur Küçük, hazırlanan raporun eksik ve çelişkili olduğunu düşündüklerini söyledi. Onur Küçük, proje alanındaki faaliyetlerin durdurulmasını ve bölgenin yeniden eski haline getirilmesi için çalışma yapılmasını istediklerini ifade etti.





