Eskişehir’de hem çiftçilik hem de nakliyecilik yapan Süleyman Yıldız, Türk Şeker’in pancar üreticileri ve nakliyecilerle ilgili uygulamalarına tepki gösterdi. Üreticilerin maliyetlerinin arttığını belirten Süleyman Yıldız, pancar fiyatının sezon başlamasına rağmen belli olmadığını ve nakliyecilere verilen farkın yetersiz kaldığını söyledi.

Süleyman Yıldız, Türk Şeker’in geçmiş yıllarda üreticilere sağladığı bazı ödemelerde değişikliğe gittiğini savundu. Süleyman Yıldız, “Türk Şeker Şirketi bu işe başlarken her sene emeğimizi, alnımızın terini çala çala bizi bu noktaya getirdi. Başta anonsumuzu net veriyorlar, küspemizi net ödüyorlardı. Ben hem çiftçiyim, hem nakliyeciyim, hem de üreticiyim. Sonra düzeni yavaş yavaş kendi lehlerine kurmaya başladılar” dedi.

Üreticilerin sorunlarını yeterince dile getiremediğini ifade eden Süleyman Yıldız, çiftçilerin temsil edilmesi konusunda da tepki gösterdi. Süleyman Yıldız, “Bakın, şurada bu kadar insan var ama bir tane Ziraat Odası Başkanımız yok. Yöneticilerimizden, bize sahip çıkanlardan kimse yok” ifadelerini kullandı.

Gübre ödemeleri ve küspe payında da değişiklik yaşandığını öne süren Süleyman Yıldız, üreticilerin mali yükünün arttığını söyledi. Süleyman Yıldız, “Bu sene ne yaptılar? Gübre paramızı da kestiler. Biz gübreyi pancara ekeceğiz ama gübremizi dahi ödemediler. Sonradan komik rakamlarla gübre parası ödediler. Yüzde 20 olan küspe hakkımızı yüzde 12’lere, yüzde 15’lere düşürdüler” diye konuştu.

Türk Şeker’e ait sosyal alanların kullanımına ilişkin de eleştirilerde bulunan Süleyman Yıldız, üreticilerin fabrika çevresindeki imkanlardan daha uygun şekilde yararlanması gerektiğini savundu. Süleyman Yıldız, “Orada üretici yemek yiyecek, çay içecek. Buradan rant elde etmeyin, yemeğimizi ve çayımızı bize en kaliteli şekilde vermeye çalışın” dedi.

Pancar fiyatının üretim sezonu başlamasına rağmen açıklanmamasına tepki gösteren Süleyman Yıldız, üreticilerin ne zaman ve ne kadar ödeme alacağını bilmediğini söyledi. Süleyman Yıldız, “10 ay geçmiş, sezon gelmiş, benim daha ektiğim pancarımın kaç para olduğundan haberim yok. Böyle bir sistem olabilir mi? Dünyada böyle bir örnek var mı? Pancarımı ne zaman, nasıl ödeyeceğimi, paramı nasıl alacağımı bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

Sözleşmelerin de güncellenmesi gerektiğini belirten Süleyman Yıldız, üreticilerin karar süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmasını istedi. Süleyman Yıldız, “Yaptıkları sözleşmeyle üzerimizde baskı kuruyorlar. Sözleşme dedikleri şey 1930’ların, 1950’lerin sözleşmesi. Kaçıncı yüzyıldayız, bunları artık yenileyelim” diye konuştu.

Nakliye maliyetlerinin de ciddi şekilde arttığını ifade eden Süleyman Yıldız, mazot ve lastik fiyatlarındaki artışa dikkat çekti. Süleyman Yıldız, “Geçen sene sezona başladığımızda mazot 40-45 lira civarındaydı. Şimdi mazot 100 liraya dayanmış, bana nakliyede yüzde 20 fark veriyorlar. Bu komik değil mi? Buradaki insanlar evlerine ekmek götürüyor, bu işten geçinen insanlar var. Bir lastik 25 bin lira olmuş. Sanayiye giriyorsun, en ufak araba masrafı 50 bin lira” dedi.

Nakliye ücretleri konusunda belirli bir rakama bağlı kalmadıklarını söyleyen Süleyman Yıldız, tarafların bir araya gelerek ortak bir noktada buluşmasını istedi. Süleyman Yıldız, “Biz ‘İllaki şu para olsun.’ demiyoruz. Gelsinler, ortak noktada buluşalım. Biz insanız. Burada kimse kimseyi yemiyor, kimse kimseyle kavga etmiyor. Oturalım, konuşalım” ifadelerini kullandı.

Yöneticilerin üreticilerin yaşadığı maliyetleri daha yakından görmesi gerektiğini belirten Süleyman Yıldız, üreticilerin yalnızca maddi destek değil, manevi olarak da yanlarında olunmasını istedi. Süleyman Yıldız, “Biz sizden her zaman sadece para talep etmedik, yanımızda olmanızı istedik. Üç ay boyunca lokalde bir tane yönetici, fabrika müdürü, ziraat müdürü, şef veya oda başkanı göremiyoruz. Bir gün yanımızda olun, başka bir şey istemiyoruz. Biz sizin köleniz değiliz. Biz varsak siz de varsınız” dedi.

Süleyman Yıldız, üreticilerin ödeme sisteminin belirsiz olmasını fabrika çalışanlarının maaş sistemi üzerinden örnekledi. Süleyman Yıldız, “Şimdi buradaki fabrika müdürüne, ‘Senin maaşını yılbaşında belirleyeceğiz, 11 ay boyunca sana para yok.’ deseler nasıl duracaklar, evlerine nasıl ekmek götürecekler? 12 ay sonra da ‘Maaşın aylık 30 bin lira.’ deseler çalışırlar mı? Bize yaptıkları sistem tam olarak bu” ifadelerini kullandı.

Pancar söküm hizmetlerinin fiyatının belirlenme şekline de tepki gösteren Süleyman Yıldız, üreticilerin ve nakliyecilerin karar süreçlerine dahil edilmesini istedi. Süleyman Yıldız, “Ropacıları, yani söküm makinecilerini, fabrikada topladılar. Yandaşlarından birkaç tane grup başkanını alıp beş dakikada ropanın fiyatını belirlediler. Geçen sene ropanın fiyatı 87 TL + KDV iken bu sene 135 TL + KDV yaptılar. Nakliyeciyi de toplasaydınız ya. Kaç para istediğimizi sorsaydınız ya” dedi.

Pancar fiyatının da benzer şekilde ortak bir masa etrafında belirlenmesini isteyen Süleyman Yıldız, “Biz ‘Pancar 5 bin lira, 6 bin lira olsun.’ demiyoruz. Ama oturalım, hep beraber konuşalım. Çiftçinin olduğu bir masa olsun. Göstermelik işler yapmasınlar, kendi adamlarını yanlarına alıp fiyat belirlemesinler” diye konuştu.

Alpu bölgesinde yapılan toplantıya da değinen Süleyman Yıldız, nakliye için gündeme gelen farkın yetersiz olduğunu savundu. Süleyman Yıldız, “Dün Alpu bölgesinde toplantı yaptılar. Kime haber verdiler? Kendi beş tane adamlarına. Neymiş efendim, ‘Nakliyeye 12 lira fark verelim.’ Öyle bir dünya var mı? 12 lira fark ne demek?” ifadelerini kullandı.

Üretici ve nakliyecilerin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Süleyman Yıldız, sorunun karşılıklı görüşmeyle çözülebileceğini söyledi. Süleyman Yıldız, “Bize kelime oyunları yapmasınlar. Buraya gelsinler, adam gibi hep beraber bu işi çözelim. İnsanca bir orta yol ve adil bir paylaşım bulalım. Başka bir şey istemiyorum” dedi.

Açıklamasının sonunda birlik çağrısı yapan Süleyman Yıldız, mevcut durumun yeni sezonlarda tekrar yaşanmaması gerektiğini belirtti. Süleyman Yıldız, “Bunun başka alternatifi yok. Birlik olacağız. Üç gün daha dayanalım” ifadelerini kullandı.