Emekli Öğretmenler Derneği, Eğitimciler Derneği ve Eğitim Sen adına düzenlenen ortak basın açıklamasında Eğitim Sen Hukuk Sekreteri Tuncer Çor konuştu. Açıklama, öğretmen okullarının kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirildi. Açıklamada eğitim tarihi, öğretmenlerin rolü ve eğitim sistemine ilişkin değerlendirmeler yer aldı.

Tuncer Çor konuşmasına eğitim mücadelesi veren eğitimcileri selamlayarak başladı. Tuncer Çor şu ifadeleri kullandı şeklinde konuştu

“Emekli Öğretmenler Derneği, Eğitimciler Derneği ve Eğitim Sen olarak aydınlanmacı, bilimsel, laik ve kamusal eğitim mücadelesine gönül vermiş tüm eğitimcileri selamlıyoruz.”

Tuncer Çor, öğretmen okullarının kuruluş yıl dönümü nedeniyle bir araya geldiklerini belirterek bu okulların eğitim tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Tuncer Çor şu sözleri aktardı

“16 Mart Öğretmen Okullarının kuruluş yıl dönümü nedeniyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öğretmen okulları, bu ülkenin eğitim tarihinde yalnızca birer eğitim kurumu değil aynı zamanda laik, bilimsel ve demokratik eğitimin temelini oluşturan önemli kurumlardır.”

Eğitim mücadelesinin geçmişten bugüne uzanan bir birikime sahip olduğunu dile getiren Tuncer Çor, çeşitli isimleri anarak şu ifadeleri kullandı

“TÖS ’ten TÖB-DER ’den Eğitim Sen’e uzanan eğitim mücadelesi geleneği bu ülkenin aydınlanma birikiminin önemli bir parçasıdır. Fakir Baykurt başta olmak üzere Cemil Çakır, Gültekin Gazioğlu, Ali Bozkurt ve laik, çağdaş, demokratik eğitim mücadelesi veren tüm eğitim emekçilerini saygı ve minnetle anıyoruz. Bu kurumların yöneticileri ve üyeleri yıllarca laik, çağdaş ve bilimsel eğitim için büyük bir özveriyle mücadele etmiş, ülkemizin eğitim sistemine inkâr edilemez katkılar sunmuşlardır ve sunmaya devam etmektedir.”

Bugünkü eğitim politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tuncer Çor, eğitim anlayışının bilimsel temellerden uzaklaştırıldığını ifade etti. Tuncer Çor şu sözleri kullandı

“Ancak bugün geldiğimiz noktada laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışının ciddi biçimde aşındırıldığını görmekteyiz. Eğitim politikaları giderek bilimsel temellerden uzaklaştırılmakta, pedagojik ilkeler yerine ideolojik yaklaşımlar öne çıkarılmaktadır. Unutulmamalıdır ki dünyanın hiçbir yerinde en donanımlı okul binaları bile nitelikli öğretmenin yerini tutamaz. Eğitim sisteminin başarısı öğretmenlerin niteliği, özgürlüğü ve güvencesiyle doğrudan ilişkilidir.”

Öğretmenlerin farklı statülerde çalıştırılmasının eğitim sistemi üzerinde etkileri olduğunu belirten Tuncer Çor şu ifadeleri kullandı

“Öğretmenlerin başöğretmen, uzman öğretmen, kadrolu, sözleşmeli ya da ücretli gibi farklı statülere ayrılması eğitim emekçileri arasında eşitsizlik yaratmakta ve eğitim sisteminin bütünlüğüne zarar vermektedir. Oysa eğitim özgür, eleştirel düşünen, sorgulayan bireyler yetiştirmeyi amaçlamalıdır. Bu da ancak güvenceli ve özgür öğretmenlerle mümkündür.”

Öğretmen yetiştirme sisteminde planlanan değişikliklere de değinen Tuncer Çor şu sözleri aktardı

“Bununla da yetinilmeyerek şimdi de öğretmen yetiştirme sistemi köklü biçimde değiştirilmek istenmektedir. Eğitim fakültelerinden mezun olmuş öğretmen adaylarının yıllarca üniversitelerde pedagojik ve mesleki eğitim almalarına rağmen MEB Akademi adı altında yeniden bir eğitim sürecine tabi tutulmaları planlanmaktadır. Bu uygulama öğretmen yetiştirme sürecini bilimsel zeminden uzaklaştırma, öğretmenliği merkezi idarenin denetimine daha fazla bağlama ve öğretmenleri siyasi kadrolaşmanın bir parçası haline getirme riskini taşımaktadır.”

Eğitim sisteminde yapılacak değişikliklerin bilimsel ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda yapılması gerektiğini söyleyen Tuncer Çor şu ifadeleri kullandı

“Eğitim sisteminde yapılacak değişikliklerin temelinde bilimsel pedagojik ilkeler, toplumsal ihtiyaçlar ve kamusal yarar bulunmalıdır. Teknolojiyi etkin kullanan, üretime katkı sağlayan, ülkenin kalkınmasında rol alan öğretmenlerin yetiştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Şunu çok iyi biliyoruz. Dünyada eğitim sistemi zayıf olup da gelişmiş bir ülke yoktur. Eğitim sistemi güçlü olan toplumlar aynı zamanda ekonomik, sosyal ve demokratik açıdan da güçlüdür. Bu nedenle Türkiye’de bilimsel, laik, demokratik ve kamusal bir eğitim reformu artık ertelenemez bir zorunluluktur.”

Son yıllarda uygulamaya konulan bazı projeler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Tuncer Çor şu sözleri kullandı

“Son yıllarda eğitim sisteminde uygulamaya konulan bazı projeler, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adı altında okullara sokulmak istenen dinsel temalar ve uygulamalar okulların pedagojik ve bilimsel yapısını zedelemektedir. ÇEDES uygulaması kapsamında pedagojik formasyonu olmayan kişilerin okullarda görevlendirilmesi eğitim bilimine aykırıdır ve kabul edilemez. Çocukların gelişim özellikleri ve pedagojik ilkeler göz ardı edilerek yürütülen bu tür uygulamalar eğitim sistemine zarar vermektedir.”

Tuncer Çor açıklamasının devamında ortak çağrıya da yer verdi. Tuncer Çor şu ifadeleri kullandı

“Eğit Der, Eğitim Sen ve Teo Der olarak laik, bilimsel ve demokratik eğitim anlayışının savunulmasının yalnızca eğitim emekçilerinin değil tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle tüm demokratik kitle örgütlerini, sendikaları ve toplumun tüm kesimlerini laik, bilimsel ve kamusal eğitim için ortak mücadeleye çağırıyoruz.”

Açıklamasının sonunda eğitim mücadelesinin süreceğini belirten Tuncer Çor şu sözleri aktardı

“Bizler biliyoruz ki başka bir eğitim mümkündür. Eşit, özgür, bilimsel ve laik bir eğitim sistemi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle öğretmen okullarının kuruluşunun yıldönümünü saygıyla anıyor, eğitim mücadelesine emek vermiş tüm öğretmenleri saygı ve minnetle selamlıyoruz.”