Eskişehir’de mahkum yakınları adına konuşan Nalan Ateş, uzun süredir devam eden infaz uygulamalarına ilişkin taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Farklı şehirlerden vatandaşların da destek verdiği açıklamada Ateş, benzer durumdaki kişiler arasındaki uygulama farklılıklarının yeniden değerlendirilmesini istedi.

Ateş, taleplerinin herhangi bir kişi veya grubu hedef almak, kurumları yıpratmak ya da toplumsal ayrışmaya neden olmak amacı taşımadığını belirterek, hukuk devleti, adalet ve toplumsal huzur vurgusu yaptı.

“Talebimiz adil ve hakkaniyetli bir infaz yaklaşımıdır”

Açıklamaya Bursa, İstanbul, Bilecik, Kütahya, Afyonkarahisar ve farklı illerden vatandaşların katıldığını belirten Ateş, konunun yalnızca Eskişehir’deki birkaç aileyle sınırlı olmadığını söyledi. Ateş, farklı şehirlerden insanların ortak bir beklenti etrafında bir araya geldiğini belirterek temel taleplerinin adalet, eşitlik ve hakkaniyet olduğunu ifade etti.

Ceza adalet sisteminin yalnızca yaptırım uygulama amacı taşımadığını belirten Ateş, infaz sürecinde hükümlünün yeniden topluma kazandırılmasının da önemli olduğunu söyledi. Ateş, cezanın yanı sıra geçen sürenin, kişinin şartlarının, aile durumunun, sağlık koşullarının ve topluma yeniden kazandırılma ihtimalinin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ateş, “Bizim itirazımız suçun karşılıksız kalmasına değil, cezanın yok sayılmasına değil, hukukun dışına çıkılmasına hiç değil. Bizim talebimiz, adil, ölçülü, öngörülebilir ve hakkaniyetli bir infaz yaklaşımının güçlendirilmesidir” dedi.

“Benzer durumdaki kişiler arasındaki farklılıklar değerlendirilmeli”

Geçmiş yıllarda yürürlüğe giren farklı infaz düzenlemelerinden farklı tarihlerde ve koşullarda bazı kişilerin yararlandığını belirten Ateş, benzer koşullara sahip olmasına rağmen bu imkanlardan yararlanamayan kişilerle aralarında zaman içerisinde farklılıklar oluştuğunu söyledi. Bu durumun aileler açısından adalet ve eşitlik tartışmasına neden olduğunu belirten Ateş, söz konusu farklılıkların yeniden ele alınmasını istedi.

Ateş, taleplerinin geçmişte belirli kişilere tanınan imkanların koşulsuz şekilde herkese uygulanması anlamına gelmediğini vurguladı. Hukuk, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde değerlendirme yapılmasını istediklerini belirten Ateş, benzer durumda bulunan kişiler arasındaki uygulama farklılıklarının adalet duygusu açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.

“Ceza infaz sürecinin etkisi yalnızca hükümlüyle sınırlı değil”

İnfaz sürecinin yalnızca cezaevindeki kişiyi etkilemediğini belirten Ateş, hükümlülerin ailelerinin de uzun yıllar boyunca çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Çocukların eğitim hayatında anne veya babalarından uzak kalabildiğini, eşlerin aile sorumluluğunu tek başına üstlenebildiğini ve yaşlı anne babaların evlat hasreti yaşadığını belirten Ateş, ailelerin ekonomik ve sosyal şartlarının da zaman içerisinde ağırlaşabildiğini söyledi.

Ateş, özellikle yaşlı, ağır sağlık sorunları bulunan, kadın, çocuk sahibi olan, ilk kez suç işlemiş veya uzun yıllardır cezasını çeken kişilerin durumlarının özel olarak değerlendirilmesini istedi. Ancak bunun herkese otomatik olarak aynı uygulamanın yapılması anlamına gelmediğini belirten Ateş, kişilerin durumlarının hukuk çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilebileceği adil ve insani mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Genel af talep etmiyoruz”

Ateş, açıklamalarının yanlış anlaşılmaması için taleplerinin kapsamını da açıkladı. Herhangi bir suçun yok sayılmasını istemediklerini belirten Ateş, herhangi bir ayrım gözetmeden herkesi kapsayacak bir genel af talebinde bulunmadıklarını söyledi. Ateş, “Biz, hukukun temel ilkelerine uygun, adil, ölçülü, kapsamı ve şartları açıkça belirlenmiş, toplum güvenliğini gözeten, mağdur haklarını dikkate alan bir infaz düzenlemesinin değerlendirilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Devletin ilgili kurumları ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin konuyu bütün yönleriyle değerlendirebileceğine inandıklarını belirten Ateş, taleplerinin hukuki zeminde ele alınmasını istedi.

“Biz yalnızca adalet istiyoruz”

Açıklamasında TBMM, ilgili bakanlıklar, siyasi parti temsilcileri ve karar alma yetkisine sahip tüm mercilere çağrıda bulunan Ateş, mahkum ailelerinin yaşadığı mağduriyetlerin görülmesini istedi. Ateş, “Mahkûm ailelerinin sesini duyun. Yaşanan mağduriyetleri görün. Benzer durumdaki insanlar arasındaki farklılıkları değerlendirin. Toplumun adalet duygusunu güçlendirecek düzenlemeleri gündeminize alın” dedi.

Taleplerinin kimsenin hakkına göz dikmek veya herhangi bir kişinin mağduriyetini küçümsemek anlamına gelmediğini belirten Ateş, “Kimsenin suçunu savunmuyoruz. Kimsenin ayrıcalık kazanmasını istemiyoruz. Biz yalnızca adalet istiyoruz. Eşitlik istiyoruz. Hakkaniyet istiyoruz. İnsani bir yaklaşım istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Ateş, ailelerin yıllardır taşıdığı yükün artık görülmesini istediklerini söyledi. Çocukların anne ve babalarına yeniden kavuşabildiği, ailelerin bir araya gelebildiği ve cezasını tamamlayan insanların topluma yeniden kazandırılabildiği bir düzen beklentisinde olduklarını belirtti. Açıklamalarını demokratik yollarla ve hukuk çerçevesinde sürdüreceklerini ifade eden Ateş, “Sesimizi yükselteceğiz ama kimseye karşı yükseltmeyeceğiz. Taleplerimizi açıkça ifade edeceğiz ama kimseyi hedef göstermeyeceğiz. Çünkü bizim mücadelemizin merkezinde öfke değil, adalet vardır” dedi.

Ateş, açıklamasının sonunda taleplerini “Adalet, eşitlik ve hakkaniyet temelinde yeni bir değerlendirme istiyoruz. Biz affı değil, adaleti konuşuyoruz. Biz ayrıcalık değil, eşitlik istiyoruz. Biz umutsuzluk değil, çözüm istiyoruz” sözleriyle dile getirdi.