Eskişehir’de eğitim yapılarının deprem güvenliğini şubat ayında TBMM gündemine taşıyan YENİ Parti PM Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın Millî Eğitim Bakanlığına verdiği soru önergelerine farklı kapsamda yanıtlar geldi. İbrahim Arslan, Bakanlığın yanıtlarında yer alan veriler ile son dönemde yaşanan okul tahliye ve taşınmalarının ardından eğitim yapılarının durumuna ilişkin daha ayrıntılı bilgi istedi.

İbrahim Arslan, Millî Eğitim Bakanlığına verdiği soru önergelerinde Eskişehir’de hangi eğitim yapılarında deprem performans analizi yapıldığını, analizlerin hangi tarihlerde gerçekleştirildiğini, riskli bulunan binaları, yıkım ve güçlendirme kararlarını ve risk tespiti ile tahliye arasında geçen süreyi sordu.

Önergesinin süresi içinde yanıtlanmaması üzerine aynı içerikteki soruları yeniden yönelten İbrahim Arslan, Bakanlığın verdiği cevaplar arasında farklılık bulunduğunu öne sürdü.

Millî Eğitim Bakanlığının ilk cevabında Eskişehir’de “depreme dayanıksız olduğu yönünde teknik rapor bulunduğu halde hizmet vermeye devam eden okul, pansiyon ve öğretmenevi binası bulunmadığı” bildirildi. Aynı cevapta RİSKAL Projesi kapsamında daha önce incelemesi yapılmayan binaların incelenmeye devam ettiği belirtildi.

Bakanlığın sonraki cevabında ise 2025 ve 2026 yıllarına ilişkin yeni veriler paylaşıldı. Buna göre 2025 yılında 12, 2026 yılında ise 14 eğitim yapısında deprem performans analizi gerçekleştirildi. Bakanlık, 2025 yılında 12 okul için yıkım kararı verildiğini, 2026 yılında incelenen 14 eğitim yapısının 9’u için yıkım, 5’i için ise güçlendirme kararı alındığını bildirdi.

Ancak Bakanlığın yanıtında 2026 yılında incelenen 14 eğitim yapısının isimleri ile rapor ve karar tarihleri açıklanmadı.

İbrahim Arslan, Bakanlığın farklı yanıtlarında yer alan bilgilerin güncel tablo açısından açıklığa kavuşturulmasını istedi. İbrahim Arslan, “Bakanlığın hangi cevabı Eskişehir’deki güncel tabloyu yansıtıyor? İlk cevap verildiğinde bu 14 yapının kaçının raporu tamamlanmış, kaçının yıkım veya güçlendirme kararı alınmıştı? Bu bilgiler Bakanlığın elindeyse neden açıklanmadı; değilse raporlar ve kararlar hangi tarihlerde ortaya çıktı?” dedi.

Riskli olduğu belirlenen eğitim yapılarının tahliye edilmesi gerektiğini belirten İbrahim Arslan, asıl tartışılması gereken konunun riskin ne zaman tespit edildiği ve sonrasında ne kadar sürede harekete geçildiği olduğunu söyledi.

İbrahim Arslan, “Risk daha önce tespit edilmişse neden beklendi? Henüz tespit edilmemişse incelemeler neden zamanında tamamlanmadı? Yıkım, güçlendirme ve taşınma kararları neden eğitim dönemi başlamadan sonuçlandırılmadı? Öğrencilerin gideceği okullar, ulaşım ve servis ihtiyacı, derslikler, öğretmenler; meslek liselerinde atölye ve laboratuvarlar neden önceden planlanmadı?” ifadelerini kullandı.

Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Battalgazi Ortaokulunda yaşanan süreçlerin bu soruları daha önemli hale getirdiğini belirten İbrahim Arslan, özellikle Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin taşınmasına dikkat çekti.

İbrahim Arslan, “Bir meslek lisesini taşımak, tabelasını başka bir binaya asmak değildir. Atölyesi, laboratuvarı, makine ve teçhizatı vardır. Öğrencinin ulaşımı, servis ihtiyacı, öğretmenin çalışma düzeni ve ailelerin bütçesi vardır” dedi.

Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin taşınması için önce başka bir okul üzerinde hazırlık yapıldığı, daha sonra planın değiştirildiği yönündeki bilgilerin de açıklığa kavuşturulmasını isteyen İbrahim Arslan, bu kapsamda herhangi bir fiziki düzenleme veya harcama yapılıp yapılmadığını sordu.

İbrahim Arslan, “İlk plan kapsamında herhangi bir fiziki düzenleme veya harcama yapıldı mı? Yapıldıysa neden vazgeçildi ve ne kadar kamu kaynağı kullanıldı?” ifadelerini kullandı.

Meselenin yalnızca kamuoyuna yansıyan birkaç okulla sınırlı olmadığını belirten İbrahim Arslan, Bakanlığın açıkladığı 14 eğitim yapısının tamamının kamuoyuna açıklanmasını istedi. İbrahim Arslan, “Bakanlığın sözünü ettiği 14 eğitim yapısı hangileridir? Hangileri boşaltıldı, hangileri yıkıldı, hangilerinde güçlendirme başladı, hangileri bekliyor? Halen incelemesi devam eden veya henüz incelemesi yapılmamış kaç eğitim yapısı var? Yıkılması, güçlendirilmesi ya da tahliye edilmesi gündeme gelebilecek başka kaç okul var?” diye sordu.

İbrahim Arslan, şubat ayında yönelttiği sorulara yanıt gelmemesi üzerine aynı soruları yeniden yönelttiğini belirterek, Bakanlıktan farklı kapsamda cevaplar geldiğini söyledi. Son dönemde yeni tahliye ve taşıma kararlarıyla karşılaşıldığını belirten İbrahim Arslan, eğitim yapılarının durumuna ilişkin okul bazında bilgi istedi.

İbrahim Arslan, “Şubat ayında sorduk, yanıt gelmeyince yeniden sorduk. Bakanlıktan farklı kapsamda cevaplar geldi. Aradan geçen sürede yeni tahliye ve taşıma kararlarıyla karşılaştık. Ama hâlâ en temel bilgileri bilmiyoruz: Hangi okul? Hangi rapor? Hangi tarih? Hangi karar? Millî Eğitim Bakanlığından ve Eskişehir Valiliğinden genel ifadeler ve toplu rakamlar değil; okul okul, rapor rapor, tarih tarih güncel tabloyu açıklamalarını istiyoruz” dedi.

İbrahim Arslan, eğitim yapılarındaki risklere ilişkin süreçte yalnızca risk ortaya çıktıktan sonra müdahale edilmesinin yeterli olmadığını belirtti. İbrahim Arslan, “Risk ortaya çıktıktan sonra harekete geçmek yetmez. Esas olan riski zamanında tespit etmek, tedbiri zamanında almak ve eğitimi aksatmayacak planlamayı önceden yapmaktır. Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin can güvenliği, eğitim hakkı ve milletin kaynakları son dakika kararlarına bırakılamaz” ifadelerini kullandı.