AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak şu ifadeleri kullandı;

"Eskişehir’de aylardır yaşanan su krizinin artık bir yerel yönetim fiyaskosuna dönüşmüş olmasıdır. Yaşananlar münferit bir arıza değil; plansızlığın, öngörüsüzlüğün ve liyakatsizliğin sonucudur.

Son bir ay içinde Eskişehir’de yaşananlar, açık bir yönetim zaafını gözler önüne sermiştir. Tepebaşı’nda günler süren kesintiler, haftalardır çözülemeyen Kalabak suyu tedarik sorunu ve son olarak Pazar günü hiçbir hazırlık yapılmadan, hiçbir bilgilendirme yapılmadan şehrin büyük bölümünde suların kesilmesi…

Ortaya çıkan tablo nettir. En ufak bir yağmurda sokaklarımız göle dönüyor, evlerimizde musluklardan su akmıyor. Dün akşam bunun en çarpıcı örneğini yaşadık. Şehir sel görüntüleriyle boğuşurken, aynı saatlerde Eskişehirli evinde elini yıkayacak suyu bulamadı. Bu çelişkinin adı şudur:

Dışarıda yağmur var, evde yok. Ve bu, tam anlamıyla “mış gibi belediyeciliktir.” Hizmet varmış gibi, plan varmış gibi, altyapı güçlüymüş gibi…

Reklam var, vitrin var… Ama altyapı yok. Eş dost var, nepotizm var… Ama yönetim yok. Buradan çok net bir soru soruyorum:

30 Ocak Cuma günü, DSİ’den baraj kapaklarının kısılmasını isterken Eskişehirlilerin susuz kalacağını, su seviyesinin düşeceğini ve şehir şebekesinin zorlanacağını nasıl öngöremezsiniz?

Ve şimdi meselenin kalbine geliyoruz. ESKİ’nin bütçesi neden Eskişehir’in su güvenliği için kullanılmak yerine, belediyenin başka harcama kalemlerine aktarılmaktadır? Bu soru cevaplanmadan, ne bu krizler biter, ne de Eskişehir rahat eder.

Hatırlarsanız, geçtiğimiz Eylül ayındaki Belediye Meclisi Toplantısı’nda Sayın Ayşe Ünlüce ne demişti? "Vatandaş sabah kalktığında suyu aksın ister, biz her şeye talibiz, ESGAZ’ı, OEDAŞ’I, DSİ’yi ödenekleriyle bize devredin, devlet yapamıyorsa biz yaparız" demişti.

Sayın Ünlüce, buyurun işte sonuç! Daha elinizdeki musluğu yönetemiyorsunuz, devleti yönetmeye talip oluyorsunuz. Eskişehirliyi bir bardak suya muhtaç ettiniz!

Kriz anlarında ortada olmayan, sorumluluk almak yerine sessizliğe bürünen bir yönetim anlayışı bu şehre yük olmaktadır. Eskişehir’i bir bardak suya muhtaç eden CHP'li zihniyet artık istifa etmelidir.

Bu rezaletin bahanesi olamaz. Koskoca şehri susuzluğa mahkum eden tüm sorumlular için artık tek bir yol vardır. O da istifadır! Bu da yetmez sorumlular hakkında soruşturma başlatılmalıdır.

Eskişehir sahipsiz değildir. Biz hemşehrilerimiz adına bu ihmaller zincirinin sonuna kadar takipçisi olacağız. Kimsenin Eskişehir halkına bu çileyi çektirmeye hakkı yoktur."