Eskişehir'de yapılan bir sokak röportajında konuşan ve 'geçinebiliyor musunuz' sorusunu yanıtlayan yaşlı bir vatandaş şu ifadeleri kullandı;
"Ben 33.000 lira maaş alıyorum. Dört kişilik bir aileyiz, zor geçiniyorum. Başka gelirim de yok. Sadece evim kira değil; ona rağmen yine de zor geçiniyorum. Gençler iş beğenmiyor. Vallahi billahi berber sırası için bir hafta bekledim, sıra bulamadım, saç tıraşı olamadım. Berberler saç tıraşına 250 lira alıyor. 250 lira çok fazla. Bunun sermayesi ne? Bir sabun, bir kolonya. Akşama kadar 10 kişi tıraş etse, 250’den 2 bin 500 lira yapar. Ayla çarp. 75 bin lira. Düşün. Ben demiryollarında 25-30 sene çalıştım, zehirlendim, kaza geçirdim. Şu an aldığım para 33 küsur bin lira.
4-5 kişiye bakıyorum. Torunlarım var, onlara da bir şeyler yapmak zorundayım. Kızım ayrı. Torunum da bende. Ne yapacaksın? Bugün bir patates alıyorsun, fiyatı ortada. Soğan desen aynı. En ucuzları bile pahalı. Denetim yok. Mağazalar denetimsiz. Bir lahana 60-70 lira. Denetim olmayınca herkes bildiğini okuyor. Bizim milletin de eline fırsat geçti mi yandın.
Ben çalışırken kırmızı eti rahat alıyordum. Kasabın abonesiydim, maaşımı yemeğe yatırırdım. Evim kira değildi, kazancımı yemeğe ve giyime verirdim. Ama şimdi giyime bile veremiyorum. Bir mont almaya kalksan 10.000 lira. Daha dandik olanlar bile 2.500-3.000 lira. Gençler gerçekten iş beğenmiyor. Bir de gençliği çok pofpofluyorlar. ‘Gençlik şöyle, gençlik böyle’ diyorlar, hepsi yalan.
Yolda yürüyorsun, karşıdan biri geliyor; telefon elinde, üstüne doğru geliyor, kenara çekilmiyor. Yaşlıya, büyüğe saygı kalmadı. Sen de benim yaşıma geleceksin Allah ömür verirse. Gençliğimiz iyi gitmiyor. Gençliği pofpoflamakla olmuyor. Yalan tatlı gelir ama zorluk acıdır. Zorluğa dayanmayı öğreneceksin.”