Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, kentte okul binalarının durumu ve yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Deprem güvenliği kapsamında boşaltılan okul binaları ve tamamlanamayan inşaat süreçlerinin eğitim sisteminde ciddi sorunlara neden olduğunu belirten Özkan Demirkol, öğrenciler, veliler ve öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetlerin giderek arttığını ifade etti.

Eskişehir'deki eğitim altyapısının önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyleyen Özkan Demirkol, "Eskişehir'de okul binalarının mevcut durumu, kamu binalarındaki yetersiz yapı stoku ve her geçen gün derinleşen kriz yönetimi anlayışı, eğitim-öğretim sistemimizi tam anlamıyla bir kaosa sürüklemektedir. Deprem güvenliği, güçlendirme ve yenileme çalışmaları adı altında alınan kararların faturası ise öğrencilerimize, velilerimize ve öğretmenlerimize kesilmektedir." dedi.

Kentte yaşanan sorunların okul binalarındaki süreçlerle açık şekilde görüldüğünü belirten Özkan Demirkol, "Somut veriler ve binaların yıkım-yapım sürecindeki aksaklıklar, kentimizdeki eğitim krizini net bir şekilde ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.

Daha önce boşaltılan bazı okul binalarında çalışmaların tamamlanamadığını söyleyen Özkan Demirkol, "Daha önce boşaltılan ve yıllar geçmesine rağmen inşaat süreçlerine ya hiç başlanmamış ya da tamamlanamamış okullarımız ortada dururken, eğitim-öğretim yılının başlamasına çok kısa bir süre kala dört okulumuza daha boşaltma kararı alınmıştır." diye konuştu.

"İkili eğitim tek seçenek haline geliyor"

Boşaltılan okul binalarındaki öğrencilerin çevredeki okullara yönlendirildiğini belirten Özkan Demirkol, bunun ikili eğitim uygulamasını zorunlu hale getirdiğini ifade etti.

Özkan Demirkol, "Fiziki altyapı yetersizliği ve yeni binaların zamanında inşa edilememesi nedeniyle boşaltılan okulların öğrencileri çevredeki sağlam binalara aktarılmakta ve bu durum, ikili eğitim (sabahçı/öğlenci) uygulamasını adeta tek seçenek hâline getirmektedir." dedi.

İkili eğitimin öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getiren Özkan Demirkol, "Günün erken saatlerinde, zifiri karanlıkta yollara düşmek zorunda kalan küçük çocuklarımız ile akşamın geç saatlerinde evlerine dönebilen gençlerimiz fiziksel ve ruhsal olarak tükenmektedir. Pedagojik ilkelerle tamamen çelişen ikili eğitim uygulaması, öğrencilerimizin sosyal, akademik ve kişisel gelişimlerini engellediği gibi öğretmenlerimizin de çalışma koşullarını ağırlaştırmaktadır." ifadelerini kullandı.

"Okullar en kısa sürede eğitime kazandırılmalı"

Yıkım ve güçlendirme kapsamındaki okul binaları için gerekli kaynakların ayrılması gerektiğini belirten Özkan Demirkol, "Yıkım ve güçlendirme kapsamındaki okul binaları için acilen yeterli ödenek ayrılmalı, ihale ve inşaat süreçleri hızlandırılarak binalar en kısa sürede eğitime kazandırılmalıdır." dedi.

Yeni eğitim yılı öncesinde taşınma planlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade eden Özkan Demirkol, "Yeni eğitim yılı öncesinde boşaltılan okulların taşınma planları, velilerin ve eğitim emekçilerinin mağduriyetini önleyecek şekilde derhâl kamuoyuna açıklanmalıdır." diye konuştu.

İkili eğitim uygulamasının sona erdirilmesi gerektiğini belirten Özkan Demirkol, "Pedagojik açıdan yıkıcı etkilere sahip ikili eğitim zorunluluğu sonlandırılmalı, alternatif ve nitelikli fiziki imkânlar yaratılarak tekli eğitime geçiş sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı.

Kamu kaynaklarının eğitim yatırımlarına yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özkan Demirkol, "Kamu kaynakları lüks harcamalara veya eğitim dışı alanlara değil, çocuklarımızın güvenli, depreme dayanıklı ve nitelikli binalarda eğitim görme hakkına ayrılmalıdır." dedi.

Açıklamasının sonunda öğrencilerin, velilerin ve öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çeken Özkan Demirkol, "Çocuklarımızın geleceği, velilerimizin çilesi ve öğretmenlerimizin çalışma hakları, niteliksiz planlamalara ve bitmeyen bürokrasiye feda edilemez." ifadelerini kullandı.