Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde bulunan Balıkdamı Sulak Alanı'nda yaklaşık 3,5 yıldır sürdürülen koruma çalışmaları tamamlanma aşamasına geldi. Doğal Araştırmaları Derneği Alan Koruma ve İzleme Programı Koordinatörü Güler Bozok, proje kapsamında kuraklık tehdidinin azaltılması, su akışının yeniden sağlanması ve doğal türlerin korunması için yürütülen çalışmaları anlattı.
Eskişehir'in tek tescilli sulak alanı olan Balıkdamı'nda iklim değişikliği, yanlış tarım uygulamaları ve çevresel etkenlerin oluşturduğu sorunlara yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Bölge halkının yanı sıra kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapıldı. Doğa Koruma ve Millî Parklar Eskişehir İl Müdürlüğü ile Afyon Bölge Müdürlüğünün proje ortakları arasında yer aldığı çalışmalara Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Devlet Su İşleri (DSİ), Eskişehir Çevre Derneği ve Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü de destek verdi.
Güler Bozok, proje kapsamında önce sulak alanın sağladığı doğal faydaların bölge halkıyla birlikte belirlendiğini, ardından tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan sorunların incelendiğini söyledi. Doğa temelli ve sürdürülebilir tarım uygulamaları için Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Ziraat Mühendisleri Odası ile ortak çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
Çalışmanın önemli başlıklarından biri de istilacı balık türleriyle mücadele oldu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesinden proje danışmanları ve bölgedeki balıkçıların desteğiyle istilacı balıklar sulak alandan toplandı. Bu balıkların Eskişehir Hayvanat Bahçesinde değerlendirilmesi sağlandı. Böylece doğal türler üzerindeki baskının azaltılması ve toplanan balıkların kamu yararına kullanılması hedeflendi.
Sakarya Nehri üzerinde de restorasyon çalışmaları yapıldı. Nehrin bazı bölümlerinde çeşitli nedenlerle oluşan tıkanıklıklar nedeniyle su akışının durduğunu belirten Güler Bozok, yapılan çalışmalarla tıkanıklıkların giderildiğini ve suyun yeniden akmasının sağlandığını ifade etti.
Balıkdamı'nın farklı kuş, balık ve bitki türlerine ev sahipliği yaptığını vurgulayan Güler Bozok, bölgenin doğal yapısının biyolojik çeşitlilik açısından önem taşıdığını söyledi. Bozkır, ağaçlık, çalılık, sazlık ve kayalık alanların yanı sıra farklı toprak türlerinin bir arada bulunmasının çok sayıda canlıya yaşam alanı oluşturduğunu belirtti.
Bölgede yaşayan endemik türlerin korunmasının da çalışmanın öncelikleri arasında bulunduğunu kaydeden Güler Bozok, bazı balık ve bitki türlerinin yalnızca belirli coğrafi alanlarda yaşayabildiğine dikkat çekti. Bu türlerin varlığını sürdürebilmesi için sulak alandaki su kaynaklarının korunmasının önem taşıdığını dile getirdi.
Özellikle Tuzcu Bataklığı olarak bilinen bölgede su miktarının azalmasıyla ciddi bir kuraklık sorunu yaşandığını belirten Güler Bozok, Sakarya Nehri'nin mendereslerinde yapılan çalışmalarla suyun bu bölgelere yeniden ulaşmasının sağlandığını söyledi. Bu sayede balıkların doğal yaşam alanlarına kavuşması ve üreyebilmesi için uygun koşulların oluşturulması amaçlandı.
Projenin Birleşmiş Milletlerin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle bağlantılı olduğunu belirten Güler Bozok, iklim değişikliğiyle mücadele, sulak alanların korunması, sürdürülebilir tarım ve geleneksel üretim yöntemlerinin devamlılığı konularında çalışmalar yapıldığını ifade etti. Tarımsal faaliyetlerin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla eğitim programları ve saha uygulamaları da gerçekleştirildi.
Yaklaşık 3,5 yıllık çalışmanın sonuçlarını tanıtmak için bir toplantı düzenlendiğini aktaran Güler Bozok, hazırlanan tanıtım filminin YouTube kanalı ve sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılacağını bildirdi. Toplantıda kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının temsilcileriyle Balıkdamı'nın mevcut durumu, elde edilen sonuçlar ve ilerleyen dönemde yapılabilecek çalışmalar da değerlendirildi.





