Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanı Muhammed Zeki Durak, Eskişehir’in coğrafi işaretli ürünlerinin uluslararası alanda tanıtılması ve ekonomik değerinin artırılması gerektiğini söyledi. Eskişehir’de düzenlenen programda konuşan Durak, kentte coğrafi işaret tesciline sahip 15 ürün bulunduğunu belirterek bu ürünlerden en az birinin Avrupa Birliği (AB) coğrafi işaret tescili alması için çalışmalara başlanması gerektiğini ifade etti.
Coğrafi işaretlerin patent ve marka tescillerinden farklı olarak belirli bir bölgeye ait değerleri temsil ettiğini vurgulayan Durak, Türkiye’nin bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu kaydetti. Türkiye’nin 1912 coğrafi işaret tesciliyle Çin’in ardından dünyada ikinci sırada bulunduğunu belirten Durak, Avrupa’da ise en fazla coğrafi işaret tesciline sahip ülke olduğunu söyledi. Avrupa Birliği tarafından tescillenen 46 Türk ürününün bulunduğunu aktaran Durak, AB dışındaki ülkeler arasında bu alanda üçüncü sırada yer aldıklarını dile getirdi.
Coğrafi işaretli ürünlerin yalnızca tescil edilmesinin yeterli olmadığını, markalaşma ve uluslararası tanıtım çalışmalarının da önem taşıdığını belirten Durak, Avrupa ülkelerinden örnekler verdi. İtalya'nın Parmesan peynirinin yıllık cirosunun 2,4 milyar avroya ulaştığını söyleyen Durak, tek bir ürünün bu ölçekte ekonomik değer oluşturmasının coğrafi işaretlerin ticari potansiyelini ortaya koyduğunu ifade etti.
TÜRKPATENT olarak Türkiye'nin coğrafi işaretli ürünlerini uluslararası pazarlarda tanıtmak için çalışmalar yürüttüklerini aktaran Durak, geçen hafta Paris'te düzenlenen SIAL Gıda Fuarı'na katıldıklarını belirtti. Fuarda özellikle Avrupa Birliği tesciline sahip ürünlerin ve üreticilerinin tanıtımına yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini kaydeden Durak, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) ile yürütülen proje kapsamında da Türk ürünlerinin Avrupa'da markalaşmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Türkiye'nin fikri mülkiyet alanındaki başvuru verilerine de değinen Durak, ülkenin patent başvurularında 194 ülke arasında 10'uncu, marka başvurularında 6'ncı, tasarım başvurularında ise 3'üncü sırada bulunduğunu açıkladı. Bu verilerin Türkiye'nin yüksek katma değerli ürün üretme kapasitesini gösterdiğini belirten Durak, coğrafi işaretli ürünlerin markalaşmasının üreticilerin ürünlerini daha yüksek fiyatlarla satmasına ve elde edilen ekonomik değerin doğrudan üreticiye yansımasına katkı sağlayacağını dile getirdi.
Eskişehir'in coğrafi işaretli ürünlerine özel bir parantez açan Durak, kentte 15 ürünün tescil edildiğini ancak bu ürünlerin şehirle daha güçlü biçimde özdeşleştirilmesi gerektiğini söyledi. Eskişehir'e gelen ziyaretçilerin hangi yöresel ürünleri tüketebileceği ve satın alabileceği konusunda belirgin bir algı oluşturulmasının önemine dikkat çeken Durak, kentin markalaşma çalışmalarını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Eskişehir'e ait ürünlerden en az birinin Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili alması için çalışmaların vakit kaybetmeden başlatılması gerektiğini vurgulayan Durak, bunun kentin uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlayacağını belirtti. Eskişehir'de doğup büyüdüğünü ve geçmişte üç yıl boyunca Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) Genel Sekreterliği görevini yürüttüğünü de hatırlatan Durak, kentteki projelere ve kurumlara yönelik destek çalışmalarını yakından takip ettiğini söyledi.
Program kapsamında üniversitede akademisyenlerle de bir araya geleceklerini aktaran Durak, coğrafi işaretli ürünlerin nasıl markalaştırılabileceği, ekonomik değerlerinin nasıl artırılabileceği ve bu alanda hangi projelerin geliştirilebileceği konusunda değerlendirmeler yapacaklarını kaydetti. TÜRKPATENT olarak Eskişehir'in yerel değerlerinin geliştirilmesi, ürünlerinin markalaştırılması ve fikri mülkiyet kapasitesinin artırılması için destek vermeyi sürdüreceklerini ifade etti.





