Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşulları ve eğitim politikalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Arslan, öğretmenlerin insanca yaşayabilecekleri çalışma koşulları ve iş güvencesi taleplerinin temel bir hak olduğunu belirtti.
Türkiye'de eğitimin uzun süredir kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırıldığını ifade eden Fadime Arslan, "Türkiye'de eğitim uzun süredir kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırılmakta, piyasanın ihtiyaçlarına göre şekillendirilmektedir. Müteahhitlerin özel okul, holdinglerin üniversite açtığı, eğitimin ticari bir faaliyet alanına dönüştürüldüğü bu düzende öğretmenler emeğinin karşılığını alamaz hale getirilmiştir. Ankara'da yaşananlar, bu tablonun sonucudur" dedi.
Özel sektör öğretmenlerinin taleplerinin temel çalışma hakkı olduğunu söyleyen Arslan, "Özel sektör öğretmenleri insanca yaşayabilecekleri bir ücret, iş güvencesi ve mesleklerine yakışır çalışma koşulları talep etmektedir. Bu talepler ne ayrıcalık ne de imtiyazdır, en temel çalışma hakkıdır" ifadelerini kullandı.
Hak arama sürecinde yaşananlara değinen Fadime Arslan, "Ancak talepleri duymak yerine baskı tercih edilmiştir. Hak arayan genç öğretmenler gözaltına alınmış, dayanışma göstermek için yanlarında bulunan sendika yöneticileri ters kelepçeyle gözaltı araçlarına bindirilmiş, gazeteciler ve yurttaşlar biber gazına maruz bırakılmıştır. Ortaya çıkan görüntüler, yalnızca eğitim emekçilerine değil, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahaledir" dedi.
Öğretmenlerin taleplerine rağmen çözüm üretilmediğini belirten Arslan, "Daha da vahimi, yaşananlara rağmen öğretmenlerin sesini duyacak bir iradenin ortaya çıkmamasıdır. Bu nedenle özel sektör öğretmenleri açlık grevini sürdürmektedir. Bir ülkenin öğretmenleri geçinemediğini söylüyor, güvencesizlikten yakınıyor ve seslerini duyurabilmek için açlık grevine başvuruyorsa, sorgulanması gereken onların talepleri değil, onları bu noktaya sürükleyen eğitim politikalarıdır" diye konuştu.
Özel sektör öğretmenlerinin verdiği mücadelenin yalnızca ekonomik haklarla sınırlı olmadığını vurgulayan Fadime Arslan, "Özel sektör öğretmenlerinin mücadelesi yalnızca ekonomik haklar mücadelesi değildir. Bu mücadele, eğitimin ticarileştirilmesine, öğretmenliğin güvencesizleştirilmesine ve emeğin değersizleştirilmesine karşı verilen bir mücadeledir" ifadelerini kullandı.
Eğitim-İş'in konuya bakışını da paylaşan Arslan, "Eğitim-İş olarak laik, bilimsel, kamusal ve nitelikli eğitim mücadelesi ile öğretmenlerin insanca çalışma talebini aynı bütünün parçaları olarak görüyoruz. Çünkü öğretmenin güvenceden yoksun bırakıldığı bir yerde eğitim hakkı da zarar görür" dedi.
Açıklamasının sonunda dayanışma mesajı veren Fadime Arslan, "Bu nedenle Ankara'da hak aradığı için gözaltına alınan, ters kelepçeye maruz bırakılan ve açlık grevinde direnen özel sektör öğretmenlerinin yanında olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz. Eğitim emekçilerinin talepleri bastırılarak değil, karşılanarak çözülebilir. Öğretmenlerin haklı mücadelesi yalnız değildir" ifadelerini kullandı.




