Gazeteci Barış Terkoğlu, Eskişehir'de katıldığı programda Türkiye'nin siyasi gündemi, medya ortamı, seçim sistemi ve toplumsal muhalefet üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına kısa süre önce Kemal Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdikleri röportaja değinerek başlayan Terkoğlu, röportaj öncesinde en çok "böyle bir yayın yapılmaması" yönünde eleştiriler aldıklarını söyledi. Geçmişte gazetecilerin farklı görüşlerden siyasetçilere ve kamuoyunun tartıştığı isimlere sert sorular yöneltebildiğini hatırlatan Terkoğlu, Türkiye'de toplumun giderek daha fazla kutuplaştığını ifade etti.
Gazeteciliğin temel görevinin soru sormak olduğunu belirten Terkoğlu, geçmişte Uğur Dündar, Savaş Ay ve Mehmet Ali Birand gibi isimlerin her kesimden insanla röportaj yaptığını hatırlatarak, bugün ise insanların yalnızca kendi görüşlerine yakın isimlerin konuşmasını istediğini savundu.
Türkiye'de muhalefet kavramının yalnızca siyasi partilerle sınırlandırılmaması gerektiğini söyleyen Terkoğlu, kadın hareketlerinden gençlik hareketlerine, emeklilerden işçilere kadar toplumun farklı kesimlerinin demokratik mücadelenin önemli parçaları olduğunu ifade etti.
Konuşmasında eğitim sistemine de değinen Terkoğlu, geçmişte sınav sistemine yönelik güvenin daha yüksek olduğunu belirterek, yıllar içerisinde sınavlarla ilgili tartışmaların arttığını söyledi. Türkiye'nin uzun yıllar boyunca seçim yapabilen ve sandığa güven duyulan bir ülke olduğunu dile getiren Terkoğlu, seçim sisteminde yapılan değişiklikleri eleştirdi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş süreci ve seçim mevzuatında yapılan düzenlemeler üzerine değerlendirmelerde bulunan Terkoğlu, seçim kurallarının sık sık değiştirilmesinin demokratik süreçlere zarar verdiğini savundu. Seçimlerin basit ve anlaşılır kurallarla yürütülmesi gerektiğini belirten Terkoğlu, demokratik sistemlerin temelinde vatandaşın iradesinin yer aldığını ifade etti.
Toplumsal muhalefetin önemine vurgu yapan Terkoğlu, Türkiye'de demokratik hakların korunabilmesi için yalnızca siyasi partilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. Kadınların, gençlerin, emeklilerin, işçilerin ve sivil toplum kuruluşlarının demokratik süreçlerde aktif rol üstlenmesinin önem taşıdığını belirten Terkoğlu, güçlü bir toplumsal muhalefetin demokrasinin güvencesi olduğunu dile getirdi.
Konuşmasının sonunda karamsar olmadığını ifade eden Terkoğlu, Türkiye'nin geleceğine ilişkin umudunu koruduğunu belirterek, bu umudun toplumun farklı kesimlerinde bulunduğunu söyledi. Terkoğlu, demokrasinin en büyük gücünün vatandaşların ortak iradesi olduğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.