İYİ Parti Odunpazarı ilçe başkanı Gürol Yer şu ifadeleri kullandı;

"Eskişehir ve Odunpazarı öncelikli tespitlerimizi, önerilerimizi ve yaşananları sizlerin vasıtasıyla kamuoyuna ve muhataplarına iletmeye devam ediyoruz. Bugün dikkat çekeceğimiz konuyu sizlerle paylaşıyoruz.

Geçtiğimiz Şubat ayı başında, içeriği tam bilinmeyen ancak sorumlu kurumlar arası yaşanan irtibatsızlık neticesinde 48 saatlik bir su kesintisi yaşamıştık. Şehrin tamamının suyla beslenmesi sürecinde yaşanan sıkıntılar; tamamen siyaset çekişmesi, eleştiri veya savunma odağına çekilerek konuşuldu, yazıldı ve yeni bir polemiğe kadar öylece kaldı.

İYİ Parti Odunpazarı Teşkilatı olarak, gündem sıralamamızın başlarında olan bu konuyla ilgili; atlanan, görmezden gelinen ve çok iyi bilinmesine rağmen yokmuş gibi davranılan bir gerçeği haykırmak istiyoruz. Eskişehir’i besleyen tek su kaynağı olan Porsuk Su Havzası dışında; ikinci veya üçüncü bir kaynaktan su temini hakkında söylenmeyenleri, yapılmayanları ve göz ardı edilenleri bugün kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Geçtiğimiz hafta konuyla ilgili akademik paydaşların yaptığı açıklamada; Porsuk Baraj Gölü’nde kış sonu ve bahar başlangıcı olmasına rağmen doluluk oranının %36,5 olduğu belirtilmiştir. Bu oran, geçmiş yıllar baz alındığında en düşük seviyedir. Hatırlatmak gerekirse; 2025 yılının aynı tarihinde doluluk oranı %44,1 olarak gerçekleşmişti. Yani bugünden görünen şudur ki: Eskişehir’de su sıkıntısı ve su krizi, zaman ilerledikçe, tüketim arttıkça ve yaz dönemi yaklaştıkça alenen ortaya çıkacak, bu çok açık karşımızda durmaktadır.

Bugüne kadar sorumluluk sahibi olan ancak bu sorumluluklarını siyasi eleştiri ve söylemden öteye geçiremeyenlerin, yine birbirlerini suçlayarak konuyu siyasi getirisi olan bir şova dönüştüreceklerini öngörüyoruz. Buradan hatırlatıyoruz: 18 Aralık 1953 yılında kurulan Devlet Su İşleri (DSİ); 18.04.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5625 sayılı kanun ve 1053 sayılı kanunun 10. maddesi değişikliği ile belediye olan tüm yerleşim yerlerinin içme, kullanma ve endüstri suyu temini ile gerekmesi halinde atık su tesislerinin yapımından tek sorumludur.

Şimdi soruyoruz:

Tüm bu tartışmalar ve süreçlerde; iktidar partisi il başkanı dışında, DSİ sorumluluğunda olan alanla ilgili bir yetkiliden ya da bürokrattan herhangi bir bilgilendirme veya durum değerlendirmesi duydunuz mu?

Biz duymadık, işitmedik, göremedik.

Eskişehir’in yeni bir su beslemesine, hatta üçüncü bir kaynağa ihtiyacı hayati önem taşırken; kanunen sorumlu kurumun siyasetin gölgesinde kalıp etkisiz ve sessiz durması oldukça garip bir haldir. 23 yılda Eskişehir’e "36 milyar TL yatırım getirmekle" övünenler; maalesef nüfusun %89’unun yaşadığı şehir merkezine alternatif bir besleme projesi yapamamışlardır. Günümüz teknik şartlarında oldukça hızlı ve basit denilebilecek sistemleri kurmayarak, tamamen siyasi rakam oyunları ve algı yönetimiyle insanlarımızın aklıyla alay etmişlerdir.

Yaşanabilecek kurak günlerin ve su kesintilerinin sorumluluğu, doğal olarak bu muhatapların üzerindedir. O gün geldiğinde ne yandaş kalemler ne de sosyal medya trolleri gerçeği gizleyemeyecektir.

İYİ Parti teşkilatları olarak yaşananları vatandaşlarımızla paylaşıyoruz ve paylaşmaya devam edeceğiz. Gerçeği, sorumluların yüzüne sokak sokakvuracağız. Geleceği planlamayanlar, maalesef yarınımızı kurutuyor. Alternatif su kaynağı bir lütuf değil, zorunluluktur. Sadece yağış beklemeye değil, çözüme ihtiyacımız var!

Eskişehir’in geleceği kuraklığa ihale edilmesin. Birbirlerini suçlayarak ve birbirlerinin eksikliklerini arayarak koskoca Eskişehir’i ikiden büyük tutmayarak kısır çekişmelere hapsedenlere; bu şehre yapılabilecek en büyük kötülüğü yapanlara, bir an önce akıllarını başlarına almalarını, sistemi halkın yararına çalıştırmalarını ve su sorununu büyük mağduriyetler ve olumsuzluklar yaşanmadan çözme adımlarının atılmasını, alternatiflerin üretilmesinin uyarısını bugünden buradan yapıyoruz."