Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak, Eskişehir'in savunma sanayisi ve havacılık alanındaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eskişehir'in uzun yıllardır havacılık üssü olarak anıldığını belirten Atak, son yıllarda bu alanda gerileme yaşandığını düşündüklerini ifade etti.
Eskişehir'in sahip olduğu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini söyleyen Hasan Atak, "Eskişehir bir havacılık şehri ve havacılık üssü olarak görülüyor. Bu alanda Eskişehir'in ardından Ankara ve İstanbul geliyor. Ancak son yıllarda kamuoyuna da zaman zaman anlatmaya çalıştığımız ve uzun süredir büyük çaba gösterdiğimiz bir konu var. Maalesef bunun artık böyle olmadığını, Eskişehir'in il bazında gerilediğini düşünüyorum" dedi.
Siyasetin Eskişehir'in ihtiyaçlarını yeterince gündeme taşıyamadığını belirten Atak, "Siyaset kurumu, iktidarıyla muhalefetiyle, Eskişehir'e özgü ihtiyaçları ve talepleri yeterince göremedi. Bu taleplerimizi Türkiye gündeminde tartışılır hâle getirmekte de maalesef başarılı olamadı. Son dönemde milli savunma alanında İHA ve SİHA'ların geliştirilmesi ve belirli bir seviyeye ulaşması yeterliymiş gibi bir algı oluştu. Oysa en önemli sorunlardan biri dışa bağımlılığın ortadan kaldırılmasıdır. Bu bağımlılık özellikle motor ve güç gruplarında devam etmektedir. Biz hâlâ kendi motorumuzu üretebilmiş değiliz" ifadelerini kullandı.
Savunma sanayisinde motor üretiminin önemine dikkat çeken Hasan Atak, "Bu konu sadece Hava Kuvvetleri ile sınırlı değildir. Eskişehir'de F-4 ve F-16 uçaklarının bakımlarını gerçekleştiriyoruz. Ancak hava sahasına hâkim olabilmek için KAAN gibi uçaklara sahip olmanız gerekir. Bununla birlikte KAAN'ın motorunu da kendimizin üretmesi ve imal etmesi gerekir" diye konuştu.
Deniz kuvvetlerinde de benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Atak, "Eğer bir denizaltı yapacaksanız, onun motorunu da kendiniz üretmek zorundasınız. Bu alanlarda güçlü olmadığınız sürece milli savunmada güçlü olduğunuzu söyleyemezsiniz. Rusya-Ukrayna savaşı da açıkça göstermiştir ki İHA ve SİHA'lar tek başına bir savaşın kazanılması için yeterli unsurlar değildir. Elbette bu teknolojiler son derece değerlidir ancak tek başlarına yeterli değildirler" dedi.
Türkiye'nin yazılım ve bazı teknolojik alanlarda önemli ilerlemeler kaydettiğini ifade eden Hasan Atak, yüksek katma değerli yarı iletkenler ile motor ve güç gruplarında dışa bağımlılığın sürdüğünü söyledi. Atak, bu nedenle dünyanın önde gelen ülkelerinin ulaştığı seviyeye henüz erişilemediğini dile getirdi.
Bu hedeflere ulaşabilmek için nitelikli insan kaynağına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Atak, "Yazılım geliştirebilecek, elektronik harp sanayisinde fikir üretebilecek ve bu projeleri hayata geçirebilecek insanlara ihtiyacımız bulunuyor. Ancak özellikle son 4-5 yılda Eskişehir'den başlayarak bu insan kaynağına yeterince sahip çıkamadık. Milli savunma alanında çalışan insanların küstürülerek sistemden uzaklaşmasına göz yumduk ve onları kaybetmemizin önüne geçemedik" ifadelerini kullandı.
Eskişehir'in yeniden önemli bir havacılık merkezi olabileceğini söyleyen Hasan Atak, "Her ne kadar geriye gidiş yaşanmış olsa da Eskişehir hâlâ bir motor bakım ve havacılık üssü olabilir. Önümüzdeki 10-20 yıl içerisinde şehrin değeri çok daha yukarı taşınabilir. Bunun için bu işi bilen insanlara kulak verilmesi, projeler geliştirilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerekir" dedi.
Savunma sanayisindeki organizasyonun merkezinin Eskişehir olması gerektiğini ifade eden Atak, "Eskişehir'de bulunan 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü, 2026 yılında kuruluşunun 100. yılını kutluyor. Bana 'Eskişehir bir uçak motoru üretebilir mi?' diye sorarsanız cevabım kesinlikle evet olur. Eskişehir bunu yapabilecek kapasiteye sahiptir. Yeter ki destek görelim, yeter ki buna inanılsın ve arkamızda durulsun. Merkezi hükümetin, yerel yönetimlerin ve yerel siyasetçilerin bu konuda Eskişehir'e destek vermesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.




