Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal şu ifadeleri kullandı;
"14 Mart Tıp Bayramı. Öncelikle sağlığın yürütücü gücü, alın terini döken, insanlara en büyük hizmeti veren, vefa elleri olan bütün doktorlarımızın, hekimlerimizin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyorum. Bizim 14 Mart sadece bir gün dile getirilmesi, en önemli geçmişten kalan Çanakkale Zaferi’ndeki 14 Mart tıbbiyelilerin günüyle münasebetiyle 14 Mart ülkemizde her yıl kutlanıyor.
Buradan bütün hekimlerimizin özveriyle çalışmasına rağmen sağlığın en büyük problemi hekimlerimizin mutsuz olmasıdır. Sağlığı nitelikli kılan şifa ellerinin, öncelikle nitelik açısından sürekli üzerine gelen yeni yönetmeliklerle sağlıktan uzak baskılardan dolayı hekimlerimizin mutsuz oluşu en büyük ana problemimizdir. Sağlıktaki hizmet akışını sağlamak için Avrupa’daki hekim meslektaşlarına göre 5 kat fazla çalışan bütün doktorlarımızı ben canıgönülden günlerini tebrik ediyorum.
Ülkemizde her gün bir hekimle ilgili bir şiddet olayına karşılaşmamız elde değil. Devletin verdiği imkanlar dahilinde her gün çıkan yasalarla, yönetmeliklerle yetersiz olan sayılarımızla, yetersiz olan imkanlardan kaynaklı problemlerle vatandaşlarla hekimler ve sağlık sistemi sürekli karşı karşıya gelmektedir. Bizim ana problemlerimizden bir tanesi hekimlerimizin bu kadar fazla alın teri ve emek vermesine rağmen emeğinin karşılığını alamamasıdır.
Bugün 1 ay boyunca kazandığınız paranın sadece %45’i emeklilik sistemine yansıyan bir sistemde hekimin mutlu olmasını bekleyemezsiniz. Hekim mutlu olmadan da sağlık sistemini binalarla ne kadar donatırsanız donatın, işten istediğiniz kadar güzelleştirin; öncelikle sistemin yürütücü gücünü mutlu etmek zorundasınız.
Bizim sivil toplum kuruluşunun en büyük temsilcisi olarak Sağlık-Sen ailesi olarak hekimler adımıza son 12 yılda yaptığımız birçok kazanımla beraber ne kadar haklarını güvence altına almaya çalışsak da ülkemizin geçmiş olduğu zor günlerde enflasyonist sistemde karşılaştıkları sorunlarla beraber hekimlerimizin kronikleşen birçok problemi vardır. Her gün yeni bir yasayla, başta aile hekimliği sistemiyle ilgili vatandaşla karşı karşıya gelen bir sağlık sistemi yürütücü sisteminden dolayı mutsuzluk oranı giderek artmaktadır.
Mutlu bir aile hekimliği, mutlu bir sağlık sistemi, mutlu bir ikinci basamakta hizmet sunmak istiyorsanız öncelikle sağlık sisteminin temel taşlarını korumanız gerekiyor. Şu anda bizim her 15 Mayıs üye sayımları öncesi birçok sivil toplum kuruluşunda böyle ciddi çıkışlar gelir. Bir genel başkan da şehrimizdeki bir hastaneyle ilgili böyle bir açıklama yapmış.
Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi olarak rektörlükle yaptığımız görüşmelerinde resmi tutanaklarda alanı dışında çalıştırılan, asli görevi sağlık hizmeti olmasına rağmen masa başında çalışan Osmangazi Üniversitesinde yaklaşık 200’e yakın personel bulunmaktadır. Osmangazi Üniversitesi personel yönetimi olarak çökmüş durumdadır. Personel ısı haritası yoktur. Şu anda Osmangazi Üniversitesi yapısal anlamda da zor durumdadır.
Bu hasta bakımı, hastaların tercihi, Osmangazi Üniversitesinde yaşanan olayları sadece bir genel başkan kamuoyuyla paylaşmıştır. Biz bunu resmiyette de resmi tutanaklarla her 3 ayda bir yapılan görüşmelerinde zaten Sağlık-Sen olarak dile getirdik. Yanlış personel planlaması sadece yükü çeken sağlık çalışanı sayısını belli bir zümreye göre ayarlamıştır. Biz bunun yanlış olduğunu ildeki bürokratlarımıza, ildeki siyasetçilerimize yönetim zafiyetiyle ilgili Osmangazi Üniversitesinin son birkaç yıldır geriye giden hizmet akışını kamuoyuyla sürekli paylaşmaya çalışıyoruz.
Eskieşhir İl Sağlık Müdürlüğümüze de bununla ilgili çekincelerimizi, yanlışları dile getirdik. Önceden Osmangazi Üniversitesindeki bütün hocalarımı ciddi manada vermiş olduğu emeklerden dolayı tabii ki ayrı tutmaya çalışıyorum. Oradaki emekçi kardeşlerim Türkiye’deki bir sağlık çalışanı Avrupa’ya göre 5 kat çalışıyorsa, Osmangazi Üniversitesindeki bir hemşire Şehir Hastanesindeki bir hemşireye göre de 3 kat fazla çalışıyor.
Yasal olmayan şekilde mi çalıştırılıyor? Evet, yasal olmayan şekilde çalıştırılıyor. Ama bununla ilgili ne İl Sağlık Müdürlüğü ne YÖK ne de bağlı kurumlar resmi görüşme kayıt altında olmasına rağmen bir adım atmadığı için sorunun çözüm noktasında görmezden gelinmesi sebebiyle bir çözüme ulaşmıyor. Osmangazi Üniversitesinin yakın zamanda bir şeye karar vermesi gerekiyor.
Ya yatak sayısı 100 yatak kapatılarak hizmet dışı bırakılacak ya personel sayısı öncelikle sahada çalışan alanı dışında görev yapan arkadaşların veya daha rahat vatandaşların anlaması için torpilli dediğimiz kısımdaki sadece kalite biriminde, evrak biriminde 8-9 kişinin çalıştığı bir sağlık sisteminin yürüyemeyeceğini görecek olan siyasiler veya bürokratlar bu sistemi geriye döndürüp sonradan nitelikli insan istihdamını sağlaması gerekiyor.
Bugün bütün çalışanlar, yeni olan mezun olan arkadaşlarımız devlet hastanelerini, şehir hastanelerini tercih ederken neden Osmangazi Üniversitesinde hemşire olmak istememesi sebebi 30 gün iş gününde 18 geceyi Osmangazi Üniversitesinde nöbet tutan bir hemşire burada çalışmak istemiyor. Bunun için de ilk fırsatta istifa ediyor, mesleğine son veriyor. Ana problem budur."





