Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar şu ifadeleri kullandı;
“Her şeyden önce okulların depreme dayanıklı bir şekilde eğitim-öğretime devam etmesi bizim en önemli önceliğimizdir. Eğer bir kurum ya da bina dayanıksız durumdaysa ve yapılan tetkikler ile bilimsel araştırmalar okulun dayanıksız olduğunu gösteriyorsa, elbette gereken yapılmalı ve okul boşaltılmalıdır.
Öncelikle şuna dikkat çekmek istiyorum: Bu okullarla birlikte bir de öğretmenevi söz konusu. Şu anda beş kurumdan bahsediyoruz. Ancak öğretmenevini bir kenara bırakalım; çünkü orada eğitim-öğretim yapılmıyor, durumu farklı. Bu nedenle dört okulu değerlendirelim. Bu dört okuldan örnekler ne zaman alınmış, önce buna bakalım. Bir yılı aşkın süre önce karot örnekleri alınmış. Bu örnekler bir yıl boyunca değerlendirilmiş ve karar bugün açıklanmış. Peki ne zaman açıklanıyor? Okulların ikinci dönemi başlamışken, eğitim-öğretim devam ederken.
Buradaki asıl mesele şu: Bilim kurulundaki kişiler okulların eğitim-öğretim sürecinde olduğunu bilmiyor mu? Öğrencilerin hâlen okula devam ettiğini bilmiyorlar mı? Bu karar neden daha önce verilmedi? Yaz tatilinde açıklansaydı süreç çok daha sağlıklı yürütülebilirdi. Şu anda tam köprünün ortasında at değiştirmeye çalışıyoruz.
Örneğin Mehmetçik Anadolu Lisesinin yıkım kararı nedeniyle Namık Kemal Ortaokuluna taşınması gündemde. Pilot Binbaşı Ortaokulunda 28 sınıf varken taşınılacak okulda 20 sınıf bulunuyor. Sekiz sınıf birleştirilecek. Bu durumda sekiz öğretmen norm fazlası olacak. Norm fazlası öğretmenlerin yaşadığı sorunları hepimiz biliyoruz; bunu daha önce defalarca dile getirdik.
Dolayısıyla şu anda ciddi bir plansızlık ve programsızlık söz konusu. Bunun en büyük sebebi, kararların okullar açıkken alınmış olmasıdır. İncelemeyi yapan kurulun bu kararı ivedilikle ya da en azından yaz tatili veya ara tatil dönemlerinde, geçiş ve yer değişikliği süreçleri planlanacak şekilde alması gerekirdi. En büyük sorun budur.
Milli Eğitim Müdürlüğü şu anda mecburen bir planlama yapmak zorunda. Çocuklar çadır kentlerde okuyamaz. Ancak rapor nedeniyle mevcut binalarda eğitime devam edilemiyor. Bu nedenle zorunlu olarak bir karar alınacak. Mehmetçik Anadolu Lisesi öğrencilerinin ortaokula taşınması durumunda iki ayrı bina kullanılacak; biri ortaokul, diğeri lise olacak. Giriş-çıkış saatleri ve teneffüs zamanları farklı düzenlenirse iki öğrenci grubunun aynı anda karşılaşmasının önüne geçilebilir. Böylece süreç daha sağlıklı yürütülebilir.
Fahri Günay Ortaokulunun durumuna gelince; okulun yakınındaki Lületaşı Ortaokuluna bir kısmı taşınacak çünkü mevcut binalardan biri yıkılıyor. Öğrencilerin bir bölümü ise Çamlıca Mahallesi’ndeki Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi binasının ortaokula dönüştürülmesiyle oraya taşınacak. Fahri Günay ve Yarbay Yaşar Gülle okullarında ciddi bir sorun görünmüyor; ancak Pilot Binbaşı ve Mehmetçik Anadolu Lisesinde bazı problemler öne çıkıyor. Bu süreçte kimsenin mağdur olmaması büyük önem taşıyor. Yetkililerin akran zorbalığı ya da başka olumsuzlukların yaşanmaması için gerekli tedbirleri alması gerektiğini düşünüyorum.
Eti Grubunun okulu ise planlananın biraz gerisinde kalmış durumda. Orada bir meslek lisesi inşa ediliyor; atölyeleri ve uygulama alanları olan büyük bir proje yürütülüyor. Devlet projelerinde ihale şartları, askı süresi ve itiraz günleri gibi çeşitli prosedürler bulunuyor. İhaleyi alan şirketin iflas etmesi gibi durumlar yaşanabiliyor ve bu da sürecin yarım kalmasına neden olabiliyor. Sonrasında süreç başka bir firma üzerinden yeniden başlatılıyor ve işler adeta sıfırdan başlıyor. İşin zorlukları var.
Ancak her şeyden önce deprem güvenliği, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarımızın can güvenliği her şeyin üzerindedir. Gerekirse iki yıl zorluk çekilir, okullar bir süre ikili eğitim yapar; fakat sonunda güvenli ortamlar yeniden tesis edilir ve okullarımız tekrar müstakil binalarına kavuşur. Önemli olan güvenliğin sağlanmasıdır.”