Son dönemde ikinci el konut satışlarında dikkat çeken bir hareketlilik yaşanıyor. Ancak bu artış, yeni ve yüksek değerli konutlara olan ilgiden değil, daha çok eski ve değeri sınırlı evlerin el değiştirmesinden kaynaklanıyor. Piyasadaki bu değişim, yatırım tercihlerinde de farklı bir yönelimi ortaya koyuyor.
Emlak sektöründe faaliyet gösteren uzmanlara göre, özellikle bulunduğu semtte yeni bir ev almaya yetmeyecek değerde olan eski konutlar satışa çıkarılıyor. Bu evleri satan kişiler, elde ettikleri parayı kısa sürede kazanç getirdiği düşünülen altına yönlendiriyor. Son aylarda satışa çıkan birçok ikinci el konutun arkasında bu düşüncenin yer aldığı belirtiliyor.
ALTIN YÖNELİMİ ARTIYOR
Altın fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, eski evini satan bu kesim için cazip bir seçenek oluşturdu. Uzmanlar, “Eski evi satıp nakde geçme ve altına yönelme motivasyonu son dönemde belirgin şekilde arttı” değerlendirmesinde bulunuyor. Bu durum, ikinci el piyasasında görülen hareketliliğin temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.
Sektör temsilcileri, altının kısa vadede kazanç sağlayabildiğini ancak fiyatlarında sert değişimler yaşanabildiğini dile getiriyor. Bu nedenle konutunu tamamen elden çıkarıp altına yönelen bazı yatırımcıların, kısa sürede kazanç elde etseler bile uzun vadede riskle karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor.
KONUTTA FİYAT RİSKİ UYARISI
Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre, emlak sektörü oyuncuları bu noktada yatırımcıları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Uzmanlar, “Konut uzun vadede değerini koruyan bir varlıktır. Altın ise dönemsel olarak öne çıkar” görüşünü paylaşıyor.
Sektör temsilcilerine göre, konutunu satan birçok kişi birkaç yıl sonra yeniden ev almak istediğinde, artan fiyatların gerisinde kalma riskiyle karşılaşıyor. İnşaat maliyetlerindeki yükseliş, arsa üretiminin sınırlı olması ve yeni konut yapımının yavaşlaması, konut fiyatlarının uzun vadede yukarı yönlü baskı altında kalmasına neden oluyor.
Uzmanlar, altının dönemsel yükselişlerinin güçlü bir kazanç algısı oluşturduğunu ancak bu algının her zaman devam etmediğini vurguluyor. Konutun ise barınma ihtiyacını karşılaması, kira geliri sağlaması ve uzun vadede varlık güvenliği sunması nedeniyle farklı bir yerde durduğu ifade ediliyor.
Bazı sektör temsilcileri, yaşanan bu yön değişiminin yalnızca yatırım tercihiyle sınırlı olmadığını belirtiyor. Ekonomik belirsizliklerin arttığı dönemlerde, altının kolay nakde çevrilebilir olması nedeniyle psikolojik bir rahatlama sağladığı aktarılıyor. Buna karşılık konutun bakım, vergi ve kullanım gibi sorumlulukları olan bir varlık olarak görüldüğü dile getiriliyor.
Uzmanlara göre bu durum, birçok kişi için konuttan çıkışı planlı bir yatırım kararından çok, nakde ulaşma isteği hâline getiriyor. Ancak bu tercihin, uzun vadeli varlık dengesi açısından farklı sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.
Bu haberde yer alan ifadeler yatırım tavsiyesi değildir.