İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun şu ifadeleri kullandı;
Her ne kadar bayram yaşasak da biz biraz da buruk yaşıyoruz bu bayramı. Çünkü 'Niye?' diye soracak olursanız; bugün Ramazan ayı boyunca, Ramazan Bayramı boyunca Filistin'de, Gazze'de, İran'da, Arap dünyasında Müslümanların bombalar altında zulmedildiğine de hepimiz şahidiz. Bizler her ne kadar burada bu bayramı kutluyorsak da onların da ayrıca Ramazan Bayramı'nı buruk da olsa kutluyoruz. Cenab-ı Allah yardımcıları olsun. Onların da bir gün bu zulmün biteceğine inanıyoruz ve İYİ Parti olarak da her zaman yanlarında olduğumuzu Sayın Genel Başkanımızın liderliğinde beyan ediyoruz.
Yine bugün Katar'da şehitlerimiz var. Bir helikopter düşmesi sonucu şehit olan ASELSAN çalışanlarından teşkil olan şehitlerimize de Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına da sabır temenni ediyoruz. Cenab-ı Allah ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Yine bu Ramazan Bayramı'na denk geldiği şekilde Nevruz Bayramı'mızın, başkanımın da bahsettiği gibi 4663'üncü yılını kutluyoruz. Yine tüm Eskişehirli ve tüm vatandaşlarımızın Nevruz Bayramı'nı ayrıca kutlarım.
Bir diğer konu da yine Cumhuriyet'imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi kızı, Türkiye'nin ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen'i de bu seneidevriyesinde rahmetle anıyorum. Onun da ruhu şad, mekanı cennet olsun diyorum. Değerli arkadaşlar, şimdi biliyorsunuz ülkemiz çok zor dönemden geçiyor. Çok zor dönemden geçince mevcut iktidar artık bunu son 1 aydır çıkış yolu buldu ve savaşa bağladı. Ancak ülkemizde tam 8 yıldır bir ekonomik savaş var ve 8 yıldır devam eden bu ekonomik savaş hiçbir şekilde hızını azaltmadan devamlı surette devam etmektedir. Geçmişte de ekonomik krizler yaşıyordu bu ülke. Nasıl oluyordu? Çıkıyordu bir siyasi iktidar, ekonomik program uyguluyordu. Bu işte 1 yıllık olur, kısa vadeli veya uzun vadeli ekonomik program deyip ülkeyi bir şekilde, insanımızı huzur ve refaha ulaştırmanın yolunu buluyordu. Çünkü siyaset niye vardır? Siyaset bunun için vardır. Siyaset insanını huzur, refah ve müreffeh içinde yaşatmak için vardır.
Ancak mevcut yönetimde 8 yıldır ülkemiz bir ekonomik kriz içerisinde ve bu ekonomik krizin yaraları da azalacağı yerde her geçen gün daha da artarak artık insanlarımızın iliklerine işlemek üzeredir. Ben Afyonkarahisar'da da söyledim, Eskişehir de benim memleketim, burada da aynı şeyi söylüyorum. Bakın Ramazan mübarek gün geldi. Ben bir örnek vereyim; bütün iktidarın vekillerini görüyorsunuz, işte iftar sofralarında, otellerde, biz gerekirse kendi partililerinden oluşan birkaç partilisinin iftar sofrasına konuk olup kendilerini halkla beraber, halkın yanında olarak göstermeye çalışıyorlar. Ben orada söyledim, burada da söylüyorum; tüm iktidar vekillerine, 30 Ramazan ayı boyunca bir tek emeklinin evine misafir oldunuz mu? Bir kapısını çalıp bir gitseydiniz bakalım. Bir emeklinin halini hatırını sorsaydınız, esnafın halini hatırını sorsaydınız, ne bileyim tarımla uğraşan çiftçinin halini hatırını sorsaydınız. Hayır, bunlar gündemden koptu sevgili arkadaşlar. Gerçekten şu anda iktidarın gündeminde Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan milletimiz, vatandaşlarımız yok. Onların derdi, tabii ki geçmişte de bunu iyi kullandılar, devamlı surette bir güvenlik meselesinden başlayıp bu güvenlikten dolayı kendilerini de Türkiye Cumhuriyeti'nin kurtarıcısı yerine koyarak halkımızdan oy aldılar ve o iş de bitti.
Ben buradan soruyorum; Türk milleti, Kurtuluş Savaşı gibi bir savaştan küllerinden doğup bu toprakları, bu Cumhuriyet'i kurmuşsa bundan sonra da ne Amerika'sı ne İsrail'i ne emperyalizmi ne siyonizmi kimsenin önünde boyun eğmez. Türk milleti buna kadirdir. Bunun da sebebini kendilerinde görmesinler, esbabı mucibesini; bu Türk milletinin kanında vardır, ruhunda vardır. O sebeple ben şahsen şunu söyleyeyim; ben bu etrafımızdaki savaşlardan, bu İsrail dediğiniz nedir? 10.000.000 nüfuslu bir ülkedir. Kimse gık çıkarabiliyor mu? Yani bugün ne oluyor, ben bunu 2 yıl önce televizyon programında söyledim; İsrail'e karşı iç cepheyi güçlendir. 80.000.000'luk Türk milleti şurada aşağı yürüse İsrail diye bir şey kalmaz. Böyle bir dünya var mı? Bu sebeple ben şunu söylüyorum; gerçekten Türk milleti bu ülkesi ve vatanı için canını seve seve veren bir millettir. Bu sebeple biz kimseden korkmayalım, düşmanlarımız bizden korksun.
Siyasi iktidara da buradan sesleniyoruz; ülkemizde kriz 1 aydır olmadı, bu ülkede 8 yıldır kriz var. Tabii ki böyle zor durumlarda biz de milletimizin ve devletimizin yanındayız. Tek vücut olarak ülkemizin savunması ve güvenliği için bizler de her yerde varız ki İYİ Parti tüm bütçe görüşmelerinde Milli Savunma Bakanlığı'nın tüm bütçelerine de 'evet' oyu vermiş yani tek 'evet' oyu verdiğimiz ve desteklenmesi gerektiğini dediğimiz bütçeler Milli Savunma bütçeleridir. Bu sebeple yani şunu söylemek istiyorum; artık ülkemizde 8 yıldır devam eden bir ekonomik kriz var ve bu rayından çıkmış durumdadır. Şimdi birtakım başka çarelerle iktidarlarını uzatmaya çalışıyorlar. Biz Sayın Genel Başkanımızla beraber Ramazan'dan önceki hafta Güneydoğu'daydık. İnanır mısınız, bunların televizyonlarda bahsettiği, televizyonlara çıkıp bahsettiği yok efendim 'terörsüz Türkiye'ymiş' şuymuş, hiç kimsenin umurunda değil. Hiçbir tane vatandaş da Abdullah Öcalan'ın salıverilmesini isteyen bir Türk vatandaşı veya Kürt vatandaşı da görmedik. Bu kimin sorunu biliyor musunuz? Dün DEM eş başkanı Bakırhan'ın söylediği; adam çıkmış işte Kürtler anayasada olacak, yönetime ortak olacak... Ya kardeşim, yönetime ortak olacak, sen şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grup kurmuş bir siyasi partisin. Hangi bu Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan hangi bir Kürt bir şeyden seçilmiş milletvekili olması, bakan olması, genel müdür olması, kaymakam, vali olması kimin yasaklanmış? Yani kimin önü kapalı? Bu sebeple bunların hepsi boş, onların kendi siyasi varlıkları terör örgütüne bağlı olduğu için ve bu terör örgütü üzerinden de milletimizi kandırmaya hala çalışıyorlar. Bayramdan sonra yasa gelecekmiş, buyursunlar getirsinler. Biz de o yasaları dört gözle bekliyoruz. Bu Türk milleti o yasalar geldiği gün onlardan öğrenmeseler de bizden yani biz Adalet Komisyonu üyelerinden aynı dakikada öğrenecekler. Bunun başında pazarlık yok, hiçbir şart yok, şu yok, bu yok diyenler de görecekler. Yani bayramdan sonra ki cesaret edebileceklerini sanmıyorum da cesaret edebilirlerse buyursunlar getirsinler.
Bu sebeple biz yani Türk milletini ayrıştırmaya yani bizim ülkemizde onlarca etnik köken var. Yani şimdi kalkıp anayasayı alıp da bütün etnik kökenler için ayrım... Anayasa nedir? Yani anayasa bir ülkenin, bir milletin toplumsal uzlaşmasıdır. Yani bugün anayasalar böyle uzun metinler değildir. Yani İngiltere'de anayasa yazılı bile değildir. Yani yazılı bir anayasa yoktur ama herkes anayasayı bilir. Yani bu kadar bu anayasayla, kanunlarla oynamaları yanlış seçim stratejisi iktidarda. Bir dahaki seçimi garantiye almanın peşinde geziyor. Ha burada en büyük sorun kime düşüyor? Bize düşüyor, İYİ Parti’ye düşüyor. Çünkü vatandaş iki kutup arasında bakın şunu gördük. Batıya gelin, Anadolu’ya gelin CHP ile Cumhur İttifakı AK Parti arası sıkıştırılmaya çalışılmakta; Güneydoğu'ya gittiğinizde de malum siyasi partiyle AK Parti arası sıkıştırılmaktadır. Burada vatandaşın tek umudu biziz. Yani ben bunu şahsen ve heyetimizle Güneydoğu'da gördük. Ki biz bundan sonra bazılarının Sivas'tan öteye geçemeyenlere ibret olunca biz Türk bayrağının dalgalandığı Türkiye Cumhuriyeti'nin her karış toprağında var olmaya ant içmiş bir siyasi partiyiz.
Bundan sonra İYİ Parti’yi herkes her yerde görecek ve ondan sonra artık bu polemiklerin de sonu gelecek. Bu sebeple arkadaşlar ben bu mübarek bayram günü sizleri de fazla yormamak adına, sizlerin de sorularınız varsa onları da cevaplamak adına şunu söyleyebilirim: Ülkemiz artık lokomotifi tren çekmiyor yani motor çekmiyor. Bakın 2026 yılındayız ve artık seçim sathı mahalline girdik. Yani bu ülkede yapılacak seçimlerin en son tarihi 2027’nin kasımıdır yani öteye gidemez. Ha bunun öncesinde derseniz, bu şekilde götüremeyeceğini anlayan bu hükümet kendisini en iyi gördüğü zaman her an seçim yapabilir. Bize düşen de milletimizin beklentisine cevap vermek, seçime hazırlıklı olmak ve bunun adına, bu anlamda ocak ayında büyük kurultayını yapan İYİ Parti şu anda tüm birimleriyle seçimlere hazırlanmaktadır. Bunlardan hiçbirinizin kuşkusu olmasın.
cBize diyorlar ki efendim işte siz terörle terörsüz Türkiye ile uğraşıyorsunuz. Niye baş... Hayır, öyle bir dünya yok. Bakın çok yakında göreceksiniz tüm birimlerimiz, tüm başkanlıklarımız iktidara geldiğimizde İYİ Parti’nin politikalarında ne yapacağını, bunların çalışmalarını yapıyoruz, sonuna da yaklaştık. Ben şahsıma hukuk alanında ve seçim alanında biz İYİ Parti iktidarının ilk 100 günü ne yapacağımızı ben ekibimle hazırlıyorum ve tüm başkanlıklar da eğitim, sağlık hazırlanıyoruz ve gerçekten kadrolarıyla iktidara hazır bir İYİ Parti var. Bize düşen seçimlerde biz teşkilatlarımıza düşen de biz bu seçimlerde sandıklarımıza sahip çıkmak, herkes bulunduğu yerde vatandaşımıza, seçmenimize sahip çıkmak ve Cenabıallah'ın izniyle de artık bu seçimden sonra da zafer bizim olacaktır, inananların olacaktır ve Cumhur İttifakı'nın bu ülkede bir daha seçim kazanma şansı yoktur, bakın şuna inanın yani. Yani Cumhur İttifakı'nın o geçin o safsataları yok aday maday... Ya geçen sefer altılı masa dendi bir aday çıkarıldı ne oldu? Saldırdılar. Şimdi her şeyin stratejik yani seçim stratejik bir şeyi vardır. Ona göre biz her türlü olasılığa hazır olarak İYİ Parti olarak hazırız ve seçimlerde de kesinlikle nasıl bu tek adam rejiminden, bu sistemden kurtulunması gerekiyorsa biz İYİ Parti olarak muhalefetin o şekilde olacağını, biz de kesinlikle buna engel olmayacağımıza dair genel başkanımızın sözlerini hep dinliyorsunuz.
Biz diyoruz ki milletimiz nasıl bir sistem istiyorsa, nasıl bir seçim istiyorsa biz İYİ Parti olarak orada olacağız. Yani bunda hepiniz emin olun, bunun da bütün çalışmaları yapılıyor, A B C planları yapılıyor. Vakti zamanı gelince de bütün teşkilatımız, bütün milletimiz bunu görecek.





