Recep Şen, Taşdemir Madencilik tarafından planlanan Esence Altın Gümüş Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi'nin Alpu Ovası'ndaki tarım arazileri ile Sakarya Havzası su kaynaklarını tehdit ettiğini savunarak, projenin hayata geçirilmemesi çağrısında bulundu.
Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği adına açıklama yapan Recep Şen, Cumhurbaşkanı kararıyla Büyükova statüsünde koruma altında bulunan Alpu Ovası'nın tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Alpu Ovası, çıkarılacak altın ve gümüşten daha değerlidir." ifadelerini kullandı.
Projeye ilişkin ÇED raporunda yer alan bilgilere değinen Recep Şen, yaklaşık 658,74 hektarlık ÇED alanı belirlendiğini, madencilik faaliyetinin ise 161,81 hektarlık açık ocak alanında yürütülmesinin planlandığını ifade etti. Açık ocağın yanı sıra pasa depolama alanları, kırma-eleme tesisi, cevher stok sahası ve çeşitli yardımcı tesislerin de proje kapsamında yer aldığını aktardı.
Maden işletmesinin Esence, Uyuzhamam, Aktepe ve Işıkören mahallelerini doğrudan etkileyeceğini öne süren Recep Şen, diğer yerleşimlerin de dolaylı olarak projeden etkileneceğini savundu. Bölgenin Eskişehir'de modern tarımın önemli merkezlerinden biri olduğunu belirten Şen, projenin tarımsal üretim, yer altı su kaynakları ve hayvancılık üzerinde olumsuz sonuçlar doğuracağını iddia etti.
Yer altı kaynaklarının ülke açısından önemli olduğunu ancak tarım arazileri ve temiz su kaynaklarının da geleceğin en değerli zenginlikleri arasında yer aldığını ifade eden Recep Şen, temiz su kaynaklarının risk altına gireceğini ve bunun gelecek nesilleri de etkileyeceğini öne sürdü.
Açıklamasında bölgenin tarihine de değinen Recep Şen, 1860'lı yıllardan itibaren özellikle Kırım Türklerinin bölgeye yerleştiğini, Cumhuriyet döneminde ise Alpu Ovası'nın tarımsal üretimde önemli bir merkez haline geldiğini belirtti. Şen, bugün ise tarım, hayvancılık ve su kaynaklarının ciddi bir tehdit altında olduğunu savundu.
Maden sahasından çıkarılacak cevherin Kaymaz'daki tesise taşınmasının da yeni sorunlar oluşturacağını öne süren Recep Şen, yaklaşık 55 kilometrelik güzergâhta taşımacılık yapılmasının yol kenarındaki tarım arazilerini toz ve diğer atıklardan olumsuz etkileyebileceğini iddia etti. ÇED raporuna göre günlük ortalama 300'ün üzerinde araç seferi planlandığını belirten Şen, bunun hem köy yollarında hem de Ankara-Eskişehir kara yolunda trafik yoğunluğunu artırabileceğini ve güvenlik açısından risk oluşturabileceğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda Recep Şen, Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği olarak söz konusu maden projesinin başlamadan durdurulmasını talep ettiklerini belirterek, Alpu Ovası'ndaki tarımsal üretimin, su kaynaklarının ve köylerin korunması için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.





