ESKİŞEHİR HABER

Mehmet Şimşek Eskişehir için uyardı: “Şehir su krizine girdi”

Tepebaşı Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Şimşek, Eskişehir’in su krizine girdiğini belirterek olağanüstü hal düzeyinde, planlı ve bilimsel bir su yönetimi çağrısında bulundu.

Abone Ol

Tepebaşı Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Şimşek şu ifadeleri kullandı;

"Bugün burada konuştuğumuz mesele bir teknik rapor, bir bürokratik başlık ya da bir istatistik tablosu değildir.

Bugün burada konuştuğumuz mesele,Eskişehir’in geleceğidir.

Ve artık şunu açıkça söylemenin zamanı gelmiştir. Eskişehir su krizine girmiştir. Bu kriz bir kader değildir. Bu kriz; yıllardır süren yanlış tercihlerin, ertelenen kararların ve görmezden gelinen gerçeklerin sonucudur.

Gerçeği adıyla koyalım: Bu kriz sürpriz değildir. Bugün yaşadıklarımız kimse için sürpriz olmamalıydı. İklim krizi yıllardır konuşuluyor. Kuraklık yıllardır raporlarda. Baraj doluluk oranları yıllardır düşüyor.

Peki bu süreçte ne yapıldı? Önlem alındı mı? Hayır. Alternatif su kaynakları geliştirildi mi? Hayır. Şehir geleceğe hazırlandı mı? Maalesef hayır.

Ne yapıldı biliyor musunuz? Sorun halının altına süpürüldü. “Bugünü kurtaralım, yarını sonra konuşuruz” denildi. Popülist konfor, şehir güvenliğinin önüne geçirildi. Ve bugün bunun bedelini Eskişehir ödüyor. Eski yönetimlerin en büyük hatası: Tek kaynağa mahkûmiyet

Eskişehir’in içme ve kullanma suyu neredeyse tamamenPorsuk Çayı ve Porsuk Barajı’na bağlandı. Bu ne demektir?

Kuraklık varsa şehir riskte. Kirlilik varsa şehir riskte. Teknik bir arıza varsa şehir riskte.

Bu, modern şehircilikte kabul edilemez bir kırılganlıktır.

Ama eski yönetimler ne dedi? “Porsuk yeter, idare eder.”

İşte bugün o “idare eder” anlayışının faturasını Eskişehirliler ödüyor.

Havza gerçeği bilerek görmezden gelindi.

Bir başka acı gerçek şudur. Porsuk Havzası’nın üst kotu Kütahya sınırları içindedir.

Yani Eskişehir’in suyu başka şehirlerde alınan kararların sonuçlarından doğrudan etkilenmektedir.

Bu gerçek biliniyor muydu? Evet, biliniyordu. Peki havza bazlı güçlü bir iş birliği kuruldu mu? Hayır.

Çünkü bu iş vizyon ister, cesaret ister, günü değil yarını düşünmeyi gerektirir.

Maalesef eski yönetimler, şehrin suyunu bile il sınırı zannederek yönetti.

Halka gerçeği söylemediler. Belki de en büyük hata budur.

Vatandaşa ne söylendi? “Bir sorun yok.” “Geçici.” “Endişe etmeyin.”

Ama bugün ne görüyoruz? Kesintiler var. Basınç sorunları var. Ve en önemlisi güvensizlik var. Vatandaş haklı olarak soruyor: “Madem bu noktaya gelecektik, neden önceden önlem almadınız?” Bu sorunun maalesef bir cevabı yoktur.

AK Parti olarak ne diyoruz? Biz diyoruz ki bu şehir; algıyla değil, popülizmle değil, günü kurtaran açıklamalarla değil; bilimle, planla ve kararlılıkla yönetilmelidir.

Su meselesi; sloganla çözülmez, afişle çözülmez, sosyal medya mesajlarıyla çözülmez. Su meselesi devlet aklıyla çözülür.

Çözümümüz net: Olağanüstü hal düzeyinde su yönetimi.

AK Parti Grubu olarak açıkça söylüyoruz: Eskişehir’de artık olağan yönetim dönemi bitmiştir. Bugün ihtiyaç duyulan şey; olağanüstü hal düzeyinde, planlı ve kararlı bir su yönetimidir.

Birinci aşama: Acil müdahale (0–3 ay) Bilimsel eşiklere dayalı, şeffaf bir kısıntı takvimi. Kayıp-kaçakla mücadelede olağanüstü seferberlik. Belediyeye ait tüm yeşil alanlarda süs ve peyzaj sulamasının durdurulması. Ve en önemlisi: Vatandaşa net bilgi. “Ne durumdayız, nereye gidiyoruz?”

İkinci aşama: Kısa vadeli güvence (3–12 ay) Alternatif kaynakların kontrollü devreye alınması. Sanayi ve büyük tüketicilerle zorunlu talep yönetimi. Kütahya–Eskişehir arasında havza bazlı bir kriz masası kurulması.

Üçüncü aşama: Kalıcı çözüm (12–36 ay)
Çok kaynaklı su sistemi. Arıtılmış atık suların sanayi ve yeşil alanlarda kullanımı. Dijital izleme ve erken uyarı sistemleri. Ve su yönetiminin kişilere değil, kurumsal bir yapıya bağlanması.

Diğer şehirlerden ders almadan yol alınmaz Konya bugün geç kalmanın bedelini ödüyor. Ankara ise çoktan olağanüstü su yönetimini hayata geçirdi. Eskişehir ise hâlâ karar aşamasında.

Unutmayalım: Su beklemez. Kriz beklemez. Doğa mazeret kabul etmez. Bugün bu kürsüden alınacak tavır, yarın Eskişehir tarihine yazılacaktır. Ya diyeceğiz ki: “Biz uyardık, çözüm sunduk, sorumluluk aldık.” Ya da susacağız ve bedelini Eskişehirliler ödeyecek. Biz AK Parti Grubu olarak susmayacağız.

Bu nedenle; eski yönetim anlayışını reddediyoruz. Gecikmiş kararların hesabının verilmesini istiyoruz. Ve olağanüstü hal düzeyinde su yönetimi kararının derhal alınmasını talep ediyoruz. Bu çağrı bir siyasi hamle değil, bir vicdan çağrısıdır. Eskişehir bunu hak ediyor.