ESKİŞEHİR HABER

Rahmi Çınar’dan “Saray Takvimi” açıklaması: “Bu düzen sürdürülemez”

Eskişehir CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, “Saray Takvimi” çalışmasının halkla iktidar arasındaki kopuşu ortaya koyduğunu belirterek erken seçim çağrısı yaptı.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar şu ifadeleri kullandı;

“Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak, Ocak ayı boyunca kamuoyuyla paylaştığımız Ocak 2026 Saray Takvimi çalışmamızın son basın açıklamasını gerçekleştiriyoruz.

Bu çalışma; yalnızca yaşanan sorunları sıralamak için değil, halkın yaşadığı gerçeklerle iktidarın anlattıkları arasındaki derin kopuşu ortaya koymak ve bu kopuşun nedenlerini toplumsal hafızaya kaydetmek amacıyla hazırlanmıştır. Çünkü bugün Türkiye’de sorunların en büyüğü, yaşanan krizin inkâr edilmesi ve halkın sesine kulak verilmemesidir.

Saraylarda çizilen pembe tablolarla, sokakta yaşanan gerçekler arasında artık uçurum değil, bir kopuş oluştu. Çünkü halk yoksullaşırken iktidar susmayı, baskıyı ve algı yönetimini tercih etti.

Biz Saray Takvimi’ni;

Bu inkâr siyasetini bozmak,

Bu karanlığı görünür kılmak,

Ve halkın yaşadığı gerçekleri günü gününe kayda geçirmek için hazırladık.

Ocak ayı boyunca paylaştığımız her görsel, her mesaj; bu düzenin iflas ettiğinin belgesidir.

Ekonomik, sosyal ve siyasal alanlarda yaşanan çoklu kriz, artık günlük hayatın her alanında hissedilmektedir. Saraydan bakıldığında her şey yolundaymış gibi gösterilen bu ülkede; sokakta emekliler geçinememekte, asgari ücretliler ayın sonunu getirememekte, gençler geleceğini bu topraklarda kuramayacağına inandırılmaktadır.

Öğrenciler barınma sorunu yaşarken, aileler çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamaz hale gelmiştir. Esnaf borçla ayakta durmaya çalışmakta, çiftçi üretimden koparılmaktadır. Kadınlar ise her gün şiddet tehdidi altında yaşamaya zorlanmaktadır.

Saray Takvimi boyunca paylaştığımız her görsel ve her mesaj, bu tablonun bir tesadüf değil; yanlış tercihlerle sürdürülen bir yönetim anlayışının sonucu olduğunu göstermektedir. Bu düzen, adaleti zayıflatmış, gelir dağılımını bozmuş ve umudu törpülemiştir.

Ekonomik yıkımın yanı sıra, demokrasinin ve hukukun geldiği nokta da kaygı vericidir. Yargı siyasallaştırılmış, adalet duygusu ciddi biçimde zedelenmiştir. Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanları görevlerinden alınmış, yerlerine kayyumlar atanmış, bazıları siyasi talimatlarla tutuklanmıştır. Sandık, halkın iradesini yansıtan bir araç olmaktan çıkarılmak istenmiş; demokrasi baskı altında tutulmuştur.

Saray Takvimi boyunca anlatmaya çalıştığımız gerçek şudur:

Bu ülke kötü yönetilmektedir.

Bu düzen halktan kopmuştur.

Bu iktidar, meşruiyetini sandıktan değil baskıdan almaya çalışmaktadır.

Biz Saray Takvimi ile bu gerçekleri görünür kıldık. Ancak bunu yaparken halkımıza karamsarlık değil, umut ve çıkış yolu sunmayı esas aldık. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca eleştiren değil; çözümü olan, yol gösteren ve ülkeyi yönetmeye hazır bir siyasal iradedir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında;

Ekonomi akıl ve liyakatle yönetilecek, çünkü ekonomiyi ayağa kaldıracak programımız var.

Sosyal devlet yeniden güçlendirilecek,

Emekli insanca yaşayacak, gençler bu ülkede hayal kurabilecek,

üreten kazanacak, çalışan hakkını alacak, Çünkü sosyal devleti yeniden inşa edecek irademiz var.

Hukuk talimatla değil, evrensel ilkelerle işleyecek,

demokrasi sandıkla, katılımla ve şeffaflıkla yeniden güçlenecektir. Çünkü hukuku ve demokrasiyi yeniden tahsis edecek kadrolarımız var.

Bizim iktidarımızda;

Hiç kimse yoksulluğa mahkûm edilmeyecek.

Hiçbir genç bu ülkeden gitmek zorunda bırakılmayacak.

Hiçbir emekli yaşam mücadelesi vermeyecek.

Hiçbir belediye başkanı halktan aldığı yetki nedeniyle cezalandırılmayacak.

Hiçbir yurttaş düşüncesi yüzünden özgürlüğünden mahrum bırakılmayacak.

Buradan açıkça ifade ediyoruz:

Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu olması kabul edilemez.

Kayyum uygulamaları halk iradesinin gaspıdır ve derhal son bulmalıdır.

Tutuklu belediye başkanlarımız özgürlüklerine kavuşmalıdır.

Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey nettir. Halkın sözünü yeniden söylemesi, iradesini özgürce ortaya koyması ve geleceğine kendisinin karar vermesidir. Bunun yolu da sandıktan geçmektedir. Bu ülkenin kaybedecek bir günü daha yoktur. Erken seçim bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluk haline gelmiştir.

Saray Takvimi burada sona eriyor. Ancak gerçekleri söyleme sorumluluğumuz, umudu büyütme kararlılığımız ve bu ülkeyi demokrasiyle, adaletle ve eşitlikle yeniden ayağa kaldırma irademiz devam ediyor.

Biz karanlığı teşhir ettik, şimdi aydınlığı kurmaya hazırız. Umutsuzluk değil değişim, baskı değil demokrasi, tek adam yönetimi değil halkın iradesi kazanacaktır.

Bu Ülke korkuyla değil, umutla ayağa kalkar.

Çünkü artık çok nettir,

Saray bu ülkeyi yönetemiyor.

Bu düzen sürdürülemez,

Sandık gelecek halk kazanacak.

Sıra halkta, umut bizdedir,

Umut bu ülkenin sokaklarındadır, mahallelerinde ve meydanlarındadır.

Çünkü sıra halkın iktidarındadır.”