<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Net26 Eskişehir Haber</title>
    <link>https://www.net26.com.tr</link>
    <description>Eskişehir Haber, Net26, Eskişehir'in haber platformu, Eskişehirspor haberleri, Son dakika Eskişehir haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.net26.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 22:38:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehirspor bu ligin çok üzerinde; Ahmet Bingöl'den derbi analizi]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/eskisehirspor-bu-ligin-cok-uzerindeahmet-bingolden-derbi-analizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/eskisehirspor-bu-ligin-cok-uzerindeahmet-bingolden-derbi-analizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahmet Bingöl 4-0'lık galibiyeti değerlendirdi. Rakip yönetimi eleştiren Bingöl, Eskişehirspor'un lig üstü futbol oynadığını belirterek takımı ve başkan Ulaş Entok'u tebrik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ES TV'de konuşan Türkiye Futbol Antrenörler Derneği (TÜFAD) Eskişehir Şubesi Başkanı Ahmet Bingöl şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Eskişehirspor’u, Eskişehir’i ve Eskişehir taraftarlarını tebrik etmek lazım. Buradan başlayayım. Geçen hafta sonu Türkiye’de oynanan dört çok önemli maç vardı. Birincisi, şampiyonluğu ilgilendiren Trabzonspor-Galatasaray maçıydı. İkincisi, yine şampiyonluğu ilgilendiren Bursaspor-Mardin maçıydı. Üçüncüsü, yine şampiyonluğu ilgilendiren Fenerbahçe-Beşiktaş maçıydı. Dördüncüsü ise Eskişehirspor-Kütahyaspor maçıydı. Bu karşılaşma, sıralamadan bağımsız olarak rekabetin getirdiği bir mücadeleydi; kazananın ya da kaybedenin çok belirleyici olmadığı, ancak prestij açısından alınan galibiyetin oldukça kıymetli olduğu bir maçtı. Benim için bu maçların önüne Eskişehirspor maçı geçti.</p>

<p>Kütahyaspor’un burada yaptığı bazı stratejik hatalar var. Nedir mesela? Ben Kütahyaspor’un yerinde olsam, 8 puan farkla 2. Lig’e doğru giden bir takım olarak oradaki taraftara, şehre ve futbol kamuoyuna daha sıcak yaklaşırdım. Yalakalık yapmadan, liderliğin verdiği özgüvenle bu şehre gelmek isterdim.</p>

<p>Örneğin, “Eskişehirspor, biz bu ligden çıktık. İnşallah Eskişehirspor da play-off’tan şampiyon olur ve birlikte 2. Lig’de oynarız.” şeklinde bir açıklama yapılabilirdi. Böyle bir yaklaşımın ardından bu taraftar, onları Eskişehir çıkışında karşılar; şampiyonluklarını birlikte kutlar ve o şekilde uğurlardı. Ama sen çıkıp farklı göndermeler yaparsan, gereksiz hamlelerde bulunursan ve Eskişehirspor’u kendine doğrudan rakip seçersen bunun altında kalırsın. Çünkü burası bir futbol kenti. Şehir hazır, takım hazır, taraftar hazır, futbolcular hazır, yönetim hazır, teknik heyet hazır. Stadıyla birlikte bütün dinamikler seni bekliyor. Senin bu olumsuz reflekslerine karşılık burada mutlaka bir karşılık görürsün.</p>

<p>Burada, protokol tribününde görevli bir temsilciyle görüştüm. Bana, “Ben yıllardır Eskişehirspor maçlarına gelirim. Taraftarın bu kadar ateşli ve bu kadar düzgün tezahürat yaptığını görmedim ama Eskişehirspor taraftarını raydan çıkardılar.” dedi. Bunu söyleyen kişi de saha içinde görev yapan temsilci arkadaşlardan biriydi.</p>

<p>Ardından Kütahyaspor yöneticilerinin verdiği demeçler, prim açıklamalarının bu şekilde servis edilmesi gibi unsurlar maç öncesinde ortamı biraz gerdi. Elbette bu gerginlikten beslenen bir camiayız; çünkü yıllardır bu tür atmosferlerin içinde olan bir takımız. En zor dönemleri de yaşadık.</p>

<p>Sayın Başkanın da ifade ettiği gibi, camia olarak da şehir olarak da kültür olarak da Eskişehirspor ile kıyaslanabilecek bir durum yok. Dünya döndükçe Kütahya orada, Eskişehir burada kalacak. Takımlar değişir, oyuncular değişir, herkes değişir ama şehirler yerinde kalır.</p>

<p>Bu nedenle yöneticilerin daha aklıselim davranması gerekir. İki komşu ilin birbirine düşman olmasına yol açacak söylem ve eylemlerden uzak durulması gerekir. Kütahyaspor, bana göre yöneticileriyle bu süreçte sınıfta kalmıştır. Takım içindeki bazı futbolcuların yaptığı hareketleri ise konuşmaya gerek yok.</p>

<p>Maça gelirsek; Eskişehirspor karşılaşmaya gerçekten çok istekli ve arzulu başladı. Kütahyaspor ise haftalar öncesinden bu maça hazırlanmış olmasına rağmen nasıl bir atmosferle karşılaşacağını tam olarak kestiremedi. “Biz lideriz, atarız; beraberlik bile yeter” düşüncesiyle sahaya çıktı ancak karşısında bu kadar güçlü bir refleks gösteren bir Eskişehirspor bulacağını öngöremedi.</p>

<p>Maçın başında gelen golden sonra Kütahyaspor’un bir nebze rahatladığını düşünüyorum. Bu rahatlamayla birlikte kısa süreli topa sahip oldukları ve birkaç pozisyon buldukları anlar oldu. Ancak yaklaşık 10 dakika sonra gelen ikinci ve üçüncü gollerle birlikte oyunun dengesi tamamen değişti.</p>

<p>Rakip takımın santrforu Aykut Çift’in maç boyunca en çok yaptığı şeyin santra yapmak olması da bunun göstergesiydi. Her golden sonra topu alıp yeniden oyuna başlamak zorunda kaldılar. Bu gollerden sonra şunu net şekilde gördüler: Eskişehirspor hafife alınacak bir takım değil. Bu şehir de aynı şekilde hafife alınacak bir futbol kenti değil.</p>

<p>Bu maçta bütün oyuncuların katkısı vardı ancak birkaç ismi öne çıkarmak mümkün. Christopher Jakob Aydemir'i, Akın Akman’ı ve Tayfun Tatlı’yı sayabiliriz. Bunun yanında gözden kaçmaması gereken iki oyuncudan biri de sol bek Recep’ti. İlk iki golde de doğrudan katkısı var. İlk pozisyonda topu alıp Akın’a vermesi, Akın’ın ortası ve gol… Yani asistin asistini yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkinci golde ise yine baskı var. Akın Akman’ın baskısıyla başlayan pozisyonda Kaan Baysal topu Recep’e aktardı. Recep’in ortası, ardından Akın Akman’ın topu alıp rakibini eksilterek vuruşu… Bu sekans içinde yine Recep’in katkısını net şekilde gördük.</p>

<p>Bu da bir sol bekin sadece savunmada değil, hücumda ve skor üretiminde de ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. Oyuna yaptığı katkı oldukça belirgindi. Diğer tarafta ise Kütahyaspor’un sol beki farklı bir görüntü verdi.</p>

<p>Hakan Şapçı ve ekibi Kütahyaspor’u ciddi şekilde analiz etmiş. Sağ tarafta normalde hepimizin beklediği isim İsmail Kulet. Kadro okununca bir baktık, İsmail Kulet yok; kenarda Christopher Jakob Aydemir, santrforda Batuhan var. “Acaba bir şey mi oldu, sakatlık falan mı var?” derken meğer orayı taktik olarak değerlendirmiş. Christopher Jakob Aydemir'in Allah beline, kafasına, yani her şeyine kuvvet versin. Hakikaten ne desek az. O kafa nedir öyle? Çıkıp belden vurması, adamı sürükleyip götürmesi… Yaptıkları gerçekten takdire şayan.</p>

<p>Akın Akman’ın Tire ve Karşıyaka maçlarındaki yorgun oyunu hepimizi biraz tedirgin etmişti ama kendini bu maça hazırlamış. Aldığı her topta attığı iki gol… İnanılmaz motive olmuş. Gerçekten çok keyifli bir performans.</p>

<p>Tayfun Tatlı, çıkıp oradan geliyor ve ayağının üstüyle vuruyor; böyle vurulmaz bu topa. Goller insanı mest ediyor. İnanması zor, o kadar rahat. Bu kadar maç izledik, en rahat izlediğimiz maç buydu.</p>

<p>Maça giderken oldukça gergindik. Evden çıkıp yürürken kafamda birçok ihtimali düşündüm; beraberlik olursa stattaki atmosfer ne olur diye hesap yaptım. Ama aklımıza gelmeyecek bir oyun çıktı ortaya. Şunu da toparlamak istiyorum aslında. Eskişehirspor şunu gösterdi: Biz bu ligin üstünde bir takımız, bu ligin üstünde bir oyun oynuyoruz.</p>

<p>Liderle oynuyorsun; en azından bir karşı koy, bir şey yap. Ben açıkçası Kütahyaspor’un daha farklı bir oyun sergilemesini bekliyordum. Defans yaparak bekleyen, ardından Eskişehirspor’un üzerine gelmesini fırsata çevirip kontraataklarla gol arayan bir takım bekledim ama hiç öyle olmadı. Oyunu sıkıştıramadılar, kontrol edemediler. Zaten gol erken gelince dirençleri çabuk kırıldı.</p>

<p>Orta sahada oynayan Mustafa İnan’ın hakkını teslim etmek lazım. Böyle bir maçta bu kadar top çalınmaz. Gerçekten olağanüstü bir performans sergiledi. Bu kadar top kapıp üzerine bir de bu kadar isabetli pas vermek ciddi bir iş. İkinci goldeki pas organizasyonunda da yine Kaan Baysal vardı; onun Yakup’a aktarması da çok değerliydi.</p>

<p>Kısacası takım olarak, baştan sona herkes takdiri hak ediyor. Ayrım yapmadan tüm oyuncuları tebrik ediyorum. Teknik heyeti de ayrıca kutluyorum.</p>

<p>Başkan Ulaş Entok'a da bir parantez açmak istiyorum. Başkan bu güveni kolay kazanmadı; gerçekten zor kazandı. Güvenilmek çok kıymetli. Tribünleri tek tek gezip ortamı yumuşatması, taraftarın ona duyduğu güvenin bir göstergesi. Başkanın da bu güveni sonuna kadar hak ettiğini ve Eskişehirspor’a yakıştığını düşünüyorum.</p>

<p>Umarım bundan sonraki maçlarda da aynı performans sürer. Bu maçı aynı zamanda play-off’un bir provası, bir rövanşı gibi değerlendirmek gerekir. Yani “Biz buradayız ve bu oyuna sahibiz” mesajı verildi. Tabii play-off ayrı bir konu; o günün şartları belirleyici olur, garanti bir durum yok. Bunun altını net şekilde çizmek gerekir. Play-off sürecini ayrıca değerlendirmek lazım.</p>

<p>Pazar günkü maça gelince; çok önemli bir karşılaşmaydı. Süper Lig’de oynanan üç maçı örnek verdim ama bana göre en yaratıcı, en keyifli ve en önemli maç buydu. Atılan goller de son derece temiz, tartışmasız ve netti. Gerçekten kusursuz bir skor elde edildi."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİRSPOR</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/eskisehirspor-bu-ligin-cok-uzerindeahmet-bingolden-derbi-analizi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 22:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/eskisehirspor-bu-ligin-cok-uzerinde-ahmet-bingolden-derbi-analizi.jpg" type="image/jpeg" length="61125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kapıdan toplama bitti, kafes sistemi başladı; Tepebaşı'nda 42 stratejik nokta]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/kapidan-toplama-bitti-kafes-sistemi-basladi-tepebasinda-42-stratejik-nokta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/kapidan-toplama-bitti-kafes-sistemi-basladi-tepebasinda-42-stratejik-nokta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tepebaşı Belediyesi 42 noktaya geri dönüşüm kafesi yerleştirdi. Sabit toplama sistemiyle ambalaj atıkları ayrıştırılarak doğa korunuyor ve ekonomiye katkı sağlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tepebaşı Belediyesi, çevreye duyarlı projeleri kapsamında geri dönüşüm çalışmalarını ilçe genelinde sürdürüyor. Sürdürülebilir bir kent hedefiyle yürütülen uygulamalar doğrultusunda kağıt, karton, plastik, cam ve metal atıklar belirlenen noktalarda toplanmaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belediye tarafından başlatılan yeni uygulama kapsamında, “El Birliğiyle Temiz Çevre Temiz Tepebaşı” sloganıyla 42 farklı noktaya geri dönüşüm kafesleri yerleştirildi. Yapılan düzenleme ile birlikte kapıdan kapıya toplama sistemi kaldırıldı ve ambalaj atıkları için sabit toplama noktaları oluşturuldu. Bu sistemle birlikte atıkların farklı türlerle karışmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Vatandaşlar, evlerinde ayrıştırdıkları ambalaj atıklarını bu noktalara getirerek geri dönüşüm sürecine dahil oluyor.</p>

<p>Belediye ekipleri tarafından haftalık olarak gerçekleştirilen çalışmalarla, kafeslerde biriken atıklar düzenli şekilde toplanıyor. Toplanan malzemeler ayrıştırıldıktan sonra belediyenin anlaşmalı olduğu lisanslı firmaya teslim ediliyor. Bu süreç sonunda geri dönüşüm tesislerine ulaştırılan atıklar yeniden işlenerek ekonomiye kazandırılıyor. Böylece doğal kaynakların korunmasına da katkı sağlanıyor.</p>

<p>Uygulamanın hem çevre kirliliğinin azaltılması hem de geri dönüşüm bilincinin artırılması açısından önemli olduğu belirtiliyor. Yetkililer, vatandaşların sürece aktif katılım göstermesinin sürdürülebilir bir gelecek için belirleyici olduğunu ifade ediyor.</p>

<p>Öte yandan geri dönüşüm kafeslerinin yerleştirildiği noktalar arasında Aşağısöğütönü Mahallesi Muhtarlığı önü, Bahçelievler Mahallesi Güllük Belde Evi önü, Çamlıca Mahallesi Tepebaşı Belediyesi İsmail-Nihal Akçura Aşevi önü, Ertuğrulgazi Mahallesi Mustafa Kemal Atatürk Spor Tesisleri Su Sporları Merkezi ve Behiç Erkin Spor Kompleksi yer alıyor.</p>

<p>Ertuğrulgazi Mahallesi Ahmet Bilek Deneyimli Kafe önü, Kumlubel Mahallesi Nasuh Akar Deneyimli Kafe önü, Sazova Mahallesi Elmalı Konakları, Hazreti Ali Camii ve muhtarlık önü ile Şirintepe Mahallesi Hüsamettin Ürün Parkı, muhtarlık önü, Sınır Park ve Halil Eren Parkı da uygulamanın hayata geçirildiği alanlar arasında bulunuyor.</p>

<p>Uluönder Belde Evi önü, Yenibağlar Mahallesi Ali Rıza Efendi Deneyimli Kafe önü, Yeşiltepe Mahallesi Şehit Piyade Uzman Çavuş Gürsel Demir Deneyimli Kafe önü, Zincirlikuyu Belde Evi önü ve Muttalıp Mahallesi Ova Evleri de belirlenen noktalar arasında yer alıyor.</p>

<p>Çukurhisar Hizmet Binası önü, Fevzi Çakmak Mahallesi Gürlife Hastanesi önü, Şeker Mahallesi TOKİ Sıraevler, Şeker Mahallesi Bilnet Okulları önü, Espark AVM önü ve Tepebaşı Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü şantiyesi de geri dönüşüm kafeslerinin bulunduğu diğer alanlar olarak sıralanıyor.</p>

<p>Anadolu Üniversitesi KYK Yurdu, Yukarısöğütönü Mahallesi TEİAŞ trafo merkezi, Batıkent Mahallesi Hasan Ali Yücel Deneyimli Kafe önü ve Naz Eczanesi önü de uygulama kapsamına dahil edildi.</p>

<p>Batıkent Mahallesi Walkers Kafe yanı, Çağdaş Market yanı, Hillpark Evleri karşısı, Şair Rasim Köroğlu Deneyimli Kafe önü, Yaşamkent TOKİ, Parkwest önü ve Uluönder Mahallesi Edikoop karşısı da vatandaşların atıklarını bırakabileceği noktalar arasında bulunuyor.</p>

<p>Tepebaşı Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, mahallelere yerleştirilen atık toplama kafeslerinin sayısının ilerleyen süreçte artırılacağını bildirdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/kapidan-toplama-bitti-kafes-sistemi-basladi-tepebasinda-42-stratejik-nokta</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 22:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/kapidan-toplama-bitti-kafes-sistemi-basladi-tepebasinda-42-stratejik-nokta.jpg" type="image/jpeg" length="63303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sadri Atam'dan play-off uyarısı: "Galibiyet müthiş ama ayaklar yere basmalı"]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/sadri-atamdan-play-off-uyarisi-galibiyet-muthis-ama-ayaklar-yere-basmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/sadri-atamdan-play-off-uyarisi-galibiyet-muthis-ama-ayaklar-yere-basmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EASKF Başkanı Sadri Atam, 4-0'lık Kütahyaspor zaferini yorumladı. Eskişehirspor'un büyüklüğüne vurgu yapan Atam, sergilenen futbolun üst liglerin üzerinde olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ES TV'de konuşan Eskişehir Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (EASKF) Başkanı Sadri Atam şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Puan açısından bakıldığında, belki sonucu ya da sıralamayı çok fazla değiştirmeyecek bir maç gibi gözüküyor. Ancak iki takım arasında haftalardır süren, taraftarlar ve camialar arasında başlayan gerginlikler var. Hatta daha geriye gidersek, ilk yarıda Kütahya’da oynanan maçta başlayan ve Eskişehir Anadolu Sportif Faaliyetler’in Kütahya’daki karşılaşmasıyla devam eden bir gerilim söz konusu. Orada yaşananlar ortamı daha da yükseltti.</p>

<p>Sonrasında 1-0, 1-0, 1-0 kazanılan maçlar ve son dakikalarda atılan goller bu atmosferi iyice artırdı. İki takım taraftarının sosyal medyada birbirlerine yönelik paylaşımları, Kütahyaspor futbolcularının Eti Puf ya da başka unsurlarla poz vererek açıklamalar yapması camiayı daha da gerdi. Bunların hepsi maçın gidişatını ciddi şekilde etkiledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslında en büyük korku maçta olay çıkmasıydı. Süreç gerçekten sıkıntılı bir noktaya gelmişti. Ancak bu maçta bizim kazanmamız ortamı bir nebze yumuşattı. Öte yandan asıl amaç, Kütahyaspor’un burada şampiyonluğunu ilan etmemesiydi. Eskişehirspor camiası açısından hedef buydu ve bu da gerçekleşti. Bu sonuç yerinde oldu.</p>

<p>İki camia birbirine denk değil. Kütahyaspor ile Eskişehirspor arasında camia açısından büyük fark var. Eskişehirspor’u ligde yenebilirsin ya da onun önünde şampiyon olabilirsin; bunlar futbolda olan şeylerdir. Eskişehirspor’un transfer yasağı var, yıllardır küme düşmeler yaşamış ve bunun getirdiği psikolojik bir yorgunluk bulunuyor. Kütahyaspor tarafında ise durum böyle değil. Daha küçük bir camia olduğu için toparlanma süreci daha hızlı olabilir; bir dönem şampiyonluk mücadelesi verip, birkaç yıl sonra düşüp tekrar çıkmak daha olağan karşılanabilir.</p>

<p>Ancak Eskişehirspor camiası bu şekilde değerlendirilebilecek bir yapı değil. Eskişehirspor, uzun yıllar üst liglerde yer almış, Süper Lig’de ve Avrupa kupalarında mücadele etmiş, uluslararası bilinirliği olan bir kulüp. Bu nedenle iki kulübün camia olarak eşit seviyede olması mümkün değil. Bu durum daha önce de dile getirildi.</p>

<p>Bu süreçte karşılıklı söylemlere yanıt vermemek ve gerilimi artıracak adımlardan kaçınmak daha doğru olurdu. Çünkü sahaya çıkılıp maç oynanacak ve Kütahyaspor şu an şampiyonluğa en yakın takım konumunda. Böyle bir durumda ortamı germeden ligi tamamlamak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Şampiyonluk gelirse bu şekilde gelmeli; gelmezse de en azından iki komşu şehir arasında gereksiz bir gerginlik oluşmaması gerekir.</p>

<p>Maalesef ortam fazlasıyla gerildi ve bu gerilimin büyük bölümü Kütahyaspor camiasından kaynaklandı. Yapılan paylaşımlar, atışmalar ve söylemler süreci daha da tırmandırdı. Oysa Eskişehirspor camiası gerçekten büyük bir camiadır. İlk yarıdaki maçta “cehenneme hoş geldin” denilerek atmosfer övülmüş, taraftarın etkisi anlatılmıştı. Ancak o karşılaşmada stat dolu görünse de yaklaşık 5-6 bin kişi vardı ve oynanan futbol ile takımın durumu ortadaydı.</p>

<p>İkinci maça gelindiğinde ise tablo tamamen değişti. Tribünlerde 33-35 bin taraftar vardı ve bu atmosferde rakip takım oyun kurmakta zorlandı. Takımın sahadaki durumu da bu farkı ortaya koydu. Camia dediğin budur; birleştiği zaman karşısında durmak çok zordur.</p>

<p>Böylesine bir atmosferde oynanan maçta emeği geçen herkesi ayrıca tebrik etmek gerekir. Söylenecek çok fazla söz yok. Bu lig seviyesinde bir maç ancak bu kadar oynanır. Daha üstünü TFF 2. Lig’de ya da TFF 3. Lig’de hatırlamak gerçekten zor.</p>

<p>Yıllardır maç izlerim. Aslında 2-3 sezon önce yine TFF 3. Lig’deydik. O grubun şampiyonları buraya geldi, onları da izledik. Ancak oyunsal açıdan kıyasladığında bu takımın ortaya koyduğu futbol çok farklı. Daha önce TFF 2. Lig’de oynanan dönemleri de hatırlıyorum; orada da böyle bir oyun yoktu.</p>

<p>Dünkü futbolla, pazar günü oynanan futbolla play-off maçlarına çıksan, rahatlıkla fark yaratırsın. Hatta iddia ediyorum, TFF 2. Lig’den TFF 1. Lig’e yükselme play-off maçlarında bile bu seviyede oyun izlemek zor. Böyle bir takım bulmak kolay değil. Bu oyunla 2. Lig’de olsan doğrudan TFF 1. Lig’e çıkarsın.</p>

<p>Sahada müthiş bir oyun vardı. Takım inanmıştı; oyuncular sürekli birbirine yardım eden, koşan, mücadele eden bir görüntü sergiledi. Hırs, azim ve mücadele hem sahada hem kulübede net şekilde hissediliyordu. Taraftar ise zaten olağanüstü bir destek verdi.</p>

<p>Gollere baktığında da ortaya çıkan tablo bunu destekliyor. Takım bu kadar isteyince karşılığını da aldı. İlk gol, maçın daha başında, taçtan gelen topta yapılan kafa vuruşuyla geldi. İkinci golde Tayfun’un vole vuruşunu neredeyse kimse takip edemedi. Üçüncü golde takım rakibini adeta ezerek geçti. Christopher’ın attığı gol ise tamamen bireysel becerinin ürünüydü; bu seviyede, hatta çoğu zaman Süper Lig’de bile böyle pozisyonlara sık rastlanmaz.</p>

<p>Dördüncü golde Akın Akman’ın yerden vuruşu da dikkat çekiciydi. Ondan önceki pozisyonda ise birden fazla rakibini geçip yakaladığı fırsat golle sonuçlansaydı çok daha farklı bir an yaşanabilirdi. Ayrıca Batuhan’ın karşı karşıya kaldığı ve kaçan pozisyon başta olmak üzere birçok net fırsat vardı. Maç rahatlıkla 5-6 gole, hatta ihtiyaç olsa daha fazlasına ulaşabilecek bir akıştaydı.</p>

<p>Pazar günü ortaya konan oyun ve skor üretme iştahı, her açıdan üst düzey bir performansın göstergesiydi.</p>

<p>Herkesi tebrik ediyorum; taraftarından yönetimine, teknik ekibinden futbolcusuna kadar herkes büyük bir emeğin parçası oldu. Bu birliktelik, bu inanç ve ortaya konan futbol gerçekten çok değerli. Bu anlayışın play-off sürecinin sonuna kadar devam etmesi gerekiyor. Bu şekilde devam ederse, play-off’ta da her maçı kazanabilecek bir potansiyel var.</p>

<p>Ancak burada önemli bir noktayı gözden kaçırmamak gerekir. Çok iyi oynandı ve güçlü bir rakibe karşı net bir galibiyet alındı ama ayakların yere basması şart. Bu seviyede bu oyunu sürekli sürdürmek kolay değil. Önümüzde Balıkesir maçı, ardından içeride oynanacak Alanya maçı ve devamında play-off karşılaşmaları var. Tüm bu süreçte aynı motivasyon, aynı disiplin, aynı hırs ve aynı ciddiyet korunmalı.</p>

<p>Bu takım bu oyunu oynayabiliyorsa, hedef net olmalı: TFF 2. Lig’e çıkmak. Aksi bir senaryo, bu kadar iyi futbolun ve emeğin karşılığını bulamaması anlamına gelir. Bu süreçte elde edilen atmosferin ve başarının yarım kalmaması gerekir. Bu nedenle sonuna kadar aynı kararlılıkla devam edilirse, hedefe ulaşmak mümkün görünüyor.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİRSPOR</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/sadri-atamdan-play-off-uyarisi-galibiyet-muthis-ama-ayaklar-yere-basmali</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 22:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/sadri-atamdan-play-off-uyarisi-22galibiyet-muthis-ama-ayaklar-yere-basmali22.jpg" type="image/jpeg" length="67932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sivrihisar’da feci kaza; Makam aracıyla çarpışan vatandaş vefat etti]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/sivrihisarda-feci-kaza-makam-araciyla-carpisan-vatandas-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/sivrihisarda-feci-kaza-makam-araciyla-carpisan-vatandas-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de Günyüzü Kaymakamı’nın makam aracıyla sivil aracın çarpıştığı kazada bir kişi hayatını kaybetti. Kaymakamın yaralanmadığı olayla ilgili soruşturma sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde, Nasreddin Hoca Beldesi ile Koçaş Mahallesi arasındaki yolda meydana gelen trafik kazasında bir kişi hayatını kaybetti. Kazaya karışan araçlardan birinin sivil bir vatandaşa ait olduğu, diğerinin ise Günyüzü Kaymakamı’nın makam aracı olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, iki araç henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle araçlarda ağır hasar meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Kazada ağır yaralanan sivil vatandaş, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p>

<p>Kazaya karışan Günyüzü Kaymakamı’nın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Olayın ardından bölgede güvenlik önlemleri alınırken, kazanın nasıl meydana geldiğine ilişkin inceleme başlatıldı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/sivrihisarda-feci-kaza-makam-araciyla-carpisan-vatandas-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 22:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/sivrihisarda-feci-kaza-makam-araciyla-carpisan-vatandas-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="39645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş ve Galatasaray’ın şampiyon hocası Lucescu vefat etti]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/besiktas-ve-galatasarayin-sampiyon-hocasi-lucescu-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/besiktas-ve-galatasarayin-sampiyon-hocasi-lucescu-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş ve Galatasaray’ın efsane hocası Mircea Lucescu yaşamını yitirdi. Kalp rahatsızlığı nedeniyle vefat eden Rumen teknik adam, futbol dünyasında derin izler bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yıllar Avrupa futbolunda önemli takımları çalıştıran Lucescu’nun, son dönemde yaşadığı ciddi kalp rahatsızlıkları sonrası hastanede tedavi gördüğü, durumunun ağırlaşmasının ardından yaşamını yitirdiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mircea Lucescu, teknik direktörlük kariyerinde Galatasaray, Beşiktaş, Shakhtar Donetsk, Inter ve Dinamo Kiev gibi kulüplerde görev yaptı. UEFA Kupası ve Süper Kupa dahil birçok başarı elde eden deneyimli isim, Romanya Milli Takımı’nı da farklı dönemlerde çalıştırdı.</p>

<p>Türk futbolunda da iz bırakan teknik adam, Galatasaray ile UEFA Süper Kupa kazanmış, Beşiktaş ile şampiyonluk yaşamıştı. Lucescu’nun vefatı, Avrupa ve dünya futbolunda önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/besiktas-ve-galatasarayin-sampiyon-hocasi-lucescu-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 22:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/besiktas-ve-galatasarayin-sampiyon-hocasi-lucescu-vefat-etti.jpg" type="image/jpeg" length="86716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Filistin’e destek yürüyüşü]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/eskisehir-emek-ve-demokrasi-platformundan-filistine-destek-yuruyusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/eskisehir-emek-ve-demokrasi-platformundan-filistine-destek-yuruyusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu, İsrail'in yeni idam yasasına tepki gösterdi. Yürüyüşte Filistinli tutsaklara özgürlük istenirken, İsrail ile ilişkilerin kesilmesi vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen yürüyüşte, İsrail’in kabul ettiği yeni idam yasası protesto edildi.</p>

<p>Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşan Levent Baştürk şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bugün burada, İsrail’in kabul ettiği yeni idam yasasına karşı sesimizi yükseltmek ve Filistin halkına yönelik sistemli şiddeti protesto etmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu yasa yalnızca bir ceza hukuku düzenlemesi değildir. Bu yasa, Filistin’i Filistinlilerden arındırmak isteyen soykırımcı bir rejimin ırkçı ayrımcılığı kurumsallaştıran uygulamalarından biridir.</p>

<p>Filistin’de yaşananlar özünde bir adalet ve özgürlük meselesidir. Ortada bir işgal, bir tahakküm ve bir sömürge ilişkisi vardır. İsrail Parlamentosu’nun kabul ettiği yeni idam yasası, işgali, tahakkümü ve sömürgeciliği pekiştiren yeni bir zulüm aracıdır.</p>

<p>Siyonist yerleşimci sömürgeci proje, Filistin topraklarının ele geçirilmesini ve Filistinlilerin sistematik biçimde yerinden edilmesini hedeflemektedir. İsrail’de kurulu etnisite temelli düzen, Filistin halkının varlığını açıkça reddetmektedir.</p>

<p>Uluslararası insan hakları örgütlerinin net bir biçimde ifade ettiği gibi, Filistin halkı kurumsallaşmış bir apartheid rejimi altında yaşamaktadır. BM’ye bağlı bazı organlar ve bağımsız raportörler de bu durumu teyit etmiştir.</p>

<p>Yeni idam yasası, etnisite temelli apartheid rejiminin en sert araçlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İsrail, bu tür düzenlemelerle Filistinlilerin öldürülmesini giderek “resmî devlet politikası” hâline getirmektedir. Bu yasa, bireysel suçları hedef almaktan çok kolektif bir sindirme ve caydırma mekanizmasıdır.</p>

<p>2007’de ablukaya maruz bırakılmasından bu yana Gazze’de yaşananlar bu politikanın ağır sonuçlarını gözler önüne sermektedir. Gazze’de Ekim 2023’ten beri yaşananlar ise bir soykırım ve toptan yıkımdır. On binlerce, hatta bazı tahminlere göre yüz binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılayamaz durumdadır.</p>

<p>Bu tablo tesadüf değildir. İsrail merkezli insan hakları kuruluşu B’Tselem’in “yaşanmaz hayat” olarak tanımladığı bu durum, bilinçli politikaların sonucudur. Amaç, bir toplumun yaşam koşullarını sistematik biçimde ortadan kaldırmaktır.</p>

<p>Batı Şeria’da ise İsrail yerleşimleri sürekli genişlemektedir. Kontrol noktaları ve askerî baskınlar günlük hayatı felç etmektedir. Yerleşimci şiddeti artmakta ve cezasız kalmaktadır. Bu durum, Filistinlilerin kendi topraklarında güvensiz ve korunmasız hâle gelmesine yol açmaktadır.</p>

<p>Doğu Kudüs’te Filistinlilerin şehirdeki varlığını sistematik olarak azaltmaya yönelik politikalar aralıksız sürmektedir. Ev yıkımları ve zorla tahliyeler yaygın biçimde uygulanmaktadır.</p>

<p>Filistin toplumunun ekonomik sürdürülebilirliğine son vermek için Filistinlilerin tarım arazilerine erişimi kısıtlanmakta ve zeytin ağaçları tahrip edilmektedir. Su kaynakları gasp edilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözaltı ve hapishane sistemi de sistematik bir baskı aracıdır. Binlerce Filistinli idari gözaltı altında tutulmaktadır. İdari gözaltı, bir suçlama olmaksızın süresiz şekilde özgürlükten mahrum bırakılmaktır. Ayrıca sayısı 10 bini bulan hüküm giymiş tutsak bulunmaktadır. İşkence, aç bırakma ve toplu tecavüz dâhil kötü muamele şiddetli boyutlara varmıştır.</p>

<p>Bütüncül olarak bakıldığında karşımıza tam tekmil bir baskı, şiddet ve tahakküm rejimi çıkmaktadır. Yeni idam yasası ise bu rejimin en açık ve en sert araçlarından biridir. Bu yasa aslında geleceği hedef almaktadır. Amaç, Filistin toplumunun direncini kırmaktır.</p>

<p>Öte yandan İsrail’in saldırgan politikaları bölge geneline yayılmaktadır. İsrail, Güney Lübnan’ı işgal etmekte ve aynen Gazze’de olduğu gibi yakıp yıkmakta, insanları katletmektedir. İran bir aydan uzun süredir emperyalist ABD-İsrail saldırısına maruz kalmış durumdadır.</p>

<p>Bu hukuksuz müdahaleler bölgeyi bir ateş çukuruna sürüklemektedir. Savaş politikalarının dinî ve ideolojik referanslarla meşrulaştırılması ise tehlikeyi daha da derinleştirmektedir.</p>

<p>İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen Filistinlilere yönelik idam yasası da bu bölgesel savaş politikalarının bir parçasıdır.</p>

<p>Bugün açıkça ifade ediyoruz: Bu yasa insanlık suçudur. Bu şiddet politikasına sessiz kalmıyor, tüm halkları Filistinli tutsaklara ses olmaya çağırıyoruz.</p>

<p>AKP iktidarına çağrımızdır. Türkiye’nin bu tablo karşısında kınamakla yetinmesi yetersizdir. İsrail ile sürdürülen diplomatik ve ekonomik ilişkiler, yaşanan ağır ihlaller karşısında fiilî bir normalleşme anlamına gelmektedir.</p>

<p>Bu nedenle:</p>

<p>● İsrail ile diplomatik ilişkiler derhâl kesilmelidir.<br />
● Yeni idam yasasına karşı somut ve bağlayıcı adımlar atılmalıdır.<br />
● İsrail ile tüm ekonomik ve ticari ilişkiler sonlandırılmalıdır.<br />
● Türkiye limanları İsrail’e sevkiyat yapan gemilere kapatılmalıdır.<br />
● İsrail’e dolaylı destek sağlayan enerji ve lojistik hatları kesilmelidir.<br />
● Kürecik ve İncirlik askerî üsleri kapatılmalıdır.</p>

<p>AKP iktidarını, soykırımcı Siyonist İsrail devleti ve halkların katili emperyalist ABD ile her türlü iş birliğini derhâl sonlandırmaya çağırıyoruz.</p>

<p>Sözümüz nettir. Emperyalist Siyonist saldırganlığa karşı yaşasın halkların direnişi.<br />
İdamlara hayır, Filistinli tutsaklara özgürlük.</p>

<p>Nehirden denize özgür Filistin."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/eskisehir-emek-ve-demokrasi-platformundan-filistine-destek-yuruyusu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 22:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/eskisehir-emek-ve-demokrasi-platformundan-filistine-destek-yuruyusu.jpg" type="image/jpeg" length="92606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Talat Yalaz Eskişehir'de özgürlükçü devlet anlayışını vurguladı]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/talat-yalaz-eskisehirde-ozgurlukcu-devlet-anlayisini-vurguladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/talat-yalaz-eskisehirde-ozgurlukcu-devlet-anlayisini-vurguladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Talat Yalaz, güvenliği adalet ve demokrasiyle bağdaştırdı. "Güvenlik bir çocuğun tok yatmasıdır" diyen Yalaz, CHP'nin insancıl ve özgürlükçü güvenlik vizyonunu paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>“Bugün burada yalnızca bir güvenlik politikası tartışması yapmak için değil; aynı zamanda nasıl bir Türkiye’de yaşamak istediğimizi, nasıl bir devlet anlayışını savunduğumuzu konuşmak için bir aradayız. Çünkü biz biliyoruz ki güvenlik meselesi yalnızca sınırları korumak değildir. Güvenlik; bir çocuğun tok yatmasıdır, bir kadının korkmadan sokakta yürüyebilmesidir, bir gencin geleceğe umutla bakabilmesidir. Güvenlik, yurttaşın devlete güven duyabilmesidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisinin güvenlik vizyonu tam da bu noktada ayrışır. Biz güvenliği özgürlükten koparamayız; adaletten ayırmayız, demokrasinin dışına itmeyiz. Güvenliği baskının değil özgürlüğün, korkunun değil huzurun teminatı olarak görürüz. Çünkü biliyoruz ki adalet yoksa güvenlik yoktur; demokrasi yoksa huzur da yoktur. Hukukun olmadığı yerde güvenlik değil, yalnızca keyfiyet vardır.</p>

<p>Bugün dünyanın içinden geçtiği süreç, güvenlik kavramını kökten değiştirmiştir. Artık tehditler yalnızca sınırlarımızda değil; ekonomik kırılganlıklarda, toplumsal kutuplaşmada, dezenformasyonda, siber saldırılarda ve düzensiz göçte karşımıza çıkıyor. Gelir adaletsizliği, işsizlik, umutsuzluk ve kurumsal erozyon da birer güvenlik meselesi hâline gelmiştir.</p>

<p>Bu nedenle partimizin güvenlik politikası; insan onuruna yakışır yaşamı, sosyal adaleti, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal barışı ulusal güvenliğin ayrılmaz parçaları olarak görür. Çünkü toplumsal barışın olmadığı yerde kalıcı güvenlikten söz edilemez. Elbette ulusal savunma da bu bütünün vazgeçilmez bir parçasıdır. Aynı şekilde iç güvenlik anlayışımız da yalnızca suçla mücadele değil, suçu doğuran koşullarla mücadeleyi de içerir. Yoksullukla mücadele, eğitimde eşitlik, fırsat adaleti ve sosyal devletin güçlendirilmesi kalıcı güvenliğin temel taşlarıdır. Çünkü biliyoruz ki adaletsizliğin olduğu yerde suç büyür, eşitsizliğin olduğu yerde huzur zayıflar.</p>

<p>Bugün ayrıca çok kritik bir başlık daha var: Siber güvenlik ve dijital egemenlik. Artık devletlerin sınırları sadece toprakta değil, veri dünyasında da korunmaktadır. Bilginin güvenliği en az sınır güvenliği kadar hayati hâle gelmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi bu alanda da hem ulusal kapasiteyi artırmayı hem de yurttaşların mahremiyetini güvence altına almayı esas alır. Dijitalleşmenin getirdiği risklere karşı güçlü, bilinçli ve hazırlıklı bir devlet yapısını hedefler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhuriyet Halk Partisinin yaklaşımı çok nettir. Güvenlik; korku üreten değil, güven veren bir devlet anlayışıyla sağlanır. Baskıyla değil, hukukla sağlanır. Kutuplaşmayla değil, toplumsal barışla sağlanır. Güvenlik ancak demokratik, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla kalıcı hâle gelir. Bizim hedefimiz yurttaşın devletten korkmadığı, aksine devletin güvencesi altında hissettiği bir Türkiye’dir.</p>

<p>Şimdi bu çerçevede hem ulusal savunma hem de vatandaş güvenliği başlıklarını daha derinlemesine ele almak üzere çok değerli Genel Başkan Yardımcımız Yankı Bağcıoğlu’nu dinleyeceğiz. Kendisinin değerlendirmelerinin, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu güvenlik meselelerine ışık tutacağına ve hepimize yeni bir perspektif kazandıracağına inanıyorum. Bugünkü buluşmanın; ortak aklı büyüten, çözüm üreten ve Türkiye’nin daha özgür, daha güvenli ve daha adil bir geleceğine katkı sunan verimli bir tartışma zemini oluşturmasını diliyorum.</p>

<p>Genel Başkan Yardımcımız Sayın Yankı Bağcıoğlu’na bir kez daha teşrifleri için yürekten teşekkür ediyorum. Bir teşekkürü de bu salonu hıncahınç dolduran, Türkiye’nin milli güvenlik meselesine kayıtsız kalmayan, burada bu sunuma ilgi gösteren siz değerli konuklarımıza yapıyorum.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/talat-yalaz-eskisehirde-ozgurlukcu-devlet-anlayisini-vurguladi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/talat-yalaz-eskisehirde-ozgurlukcu-devlet-anlayisini-vurguladi.jpg" type="image/jpeg" length="95725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir OSB’den teknoloji farkı; Yüksek teknoloji payı Türkiye’yi katladı]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/eskisehir-osbden-teknoloji-farki-yuksek-teknoloji-payi-turkiyeyi-katladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/eskisehir-osbden-teknoloji-farki-yuksek-teknoloji-payi-turkiyeyi-katladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EOSB Başkanı Nadir Küpeli, 2026'da yatırımların durduğunu ve arsa tahsislerinin eksiye düştüğünü söyledi. Küpeli, yüksek faiz yükü altındaki sanayiciye destek istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Organize sanayi bölgesi Türkiye'deki planlı sanayileşmenin lokomotifi. 1969 yılında kurulmuş Eskişehir OSB. Çok geri... Oradan da mı? Tamam. 1961'de ilk defa Bursa'da kurulmuş, sonra bizde kurulmuş ve aslında Türkiye'nin çok da başarılı uygulamalarından bir tanesi. Bugün üretim kültürü açısından Türkiye'deki kritik havzanın başında Eskişehir sanayisi yer alıyor. Şehrimizin yaklaşık %42'si sanayide ekmeğini yemeye başladı. %42'si, %42'si Eskişehir sanayisinde yani toplam 900 küsur bin nüfusumuz olduğu zaman bunun organize sanayi bölgesinin içindeki, dışındaki üreticilerle, KOBİ'lerle hesapladığınız zaman yaklaşık %42'si sanayiden geçiniyor. Onun dışındakiler tabii hizmet sektörü ve diğer sektörler var. Bu çok önemli bir rakam.</p>

<p>Yaklaşık 5 milyar dolara yaklaşan bir ihracatımız var ve bu ihracatın içerisindeki yüksek teknoloji ürünü payı da %30'ların ciddi miktarda üzerine çıkmış. Türkiye'dekinin %3.8 olduğu düşünülürse Eskişehir'in ve Eskişehir sanayisinin nerede olduğunu daha iyi anlarız. Bugün Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde sadece OSB'nin içerisindeki katılımcı sayısı 916'ya çıkmış. 53.300 tane çalışanımız var.</p>

<p>Celalettin Başkan konuşurken o 1970 yılındaki Sanayi Odasının tespitleriyle bugünler arasında maalesef aslında çok da bir fark olmadığını birkaç örnekle ben de desteklemek istiyorum, diğer konularımıza devam edelim. Bir tarihte yaklaşık 25-30 yıl öncedir herhalde, çöpten bir gazete bulduk. Tercüman gazetesi. Benim yaşımda olanlar bilir ama yenilerde o gazete yok. Orada bir haber vardı. Nazım Hikmet'in duruşmasıyla alakalı bir haber yapmışlar. Hakim diyor ki: "Ya sen niye aykırı konuşuyorsun? Şunları şunları yapıyorsun falan." diyor. Özetle anlatıyorum. Diyor ki: "Ben bir şey yapmıyorum. Ben vatanımı seviyorum. Sadece gerçekleri tespit ettim ve bunları haykırdım." diyor düzeltilsin diye. Neymiş o? Rakamları asaletle anlatıyorum orada rakam böyle olmayabilir ama aklımda kalanlar; mesela diyor ki bugün için, 1943 yılından bahsediyorum: "Bir işçinin aldığı maaş 100 lira ama geçinebilmesi için 200 lira lazım." diyor. 100 lira ama 200 lira lazım. Eee, Türkiye uçurumun kenarında düştü düşecek diyor. 1943'ten bugüne kadar geldik, 80 küsur yıl geçmiş. Neredeyiz? Aynı yerdeyiz. İşte bunlardan ders çıkartarak bizim artık bu politikaları değiştirmemiz ve yaptığımız hatalardan ders çıkartarak ileriye gitmemiz gerekiyor.</p>

<p>1970 yılında bir sanayici gözüyle bakıyorum Türkiye'nin dünya ekonomisinden aldığı pay ne kadardı? %1'in altı; 0.71, 0.72. Hakan Bey daha iyi biliyor. Doğru mu? Peki bugün hala 1'e geldik mi? Gelemedik. Çok yaklaştık. Peki Çin ne kadarmış? %3.5. Peki Çin ne oldu? 17 mi? Yaklaşık. Bakın aradaki farka bak yani biz neredeyiz, onlar nerede? Dolayısıyla bunlar son derece kritik işler yani bunlara bakmamız lazım. Evet, son yıllarda sanayide çok büyük atılımlar yapıldı. Organize sanayi bölgesi çok hızlı büyümeye başladı. Bizim bölgemizdeki sanayicilerin %99'u KOBİ'den oluşuyor ancak hepsinde çok ciddi bir şevk var, istek var, işlerini büyütmek istiyorlar. Bundan dolayı da ciddi yatırımlar oldu ama maalesef son yıllardaki değişik nedenlerle tam işlerimiz düzeliyor bir tane olay çıkıyor, tam işlerimiz düzeliyor başka bir olay çıkıyor falan derken biz hep ayağımızda prangayla hareket etmek durumunda kaldık. Bunlardan dolayı da ciddi sıkıntı yaşıyoruz.</p>

<p>Yani 2023 yılına kadar organize sanayi bölgesinde ciddi miktarda arsa tahsisi yapıyorduk. Özellikle 2022 yılında falan sadece KOBİ bölgesinde KOBİ'ler için ayırdığımız 542.000 metrekarelik alanda 142 parsel tahsisi yaptık. 142 bakın bu astronomik bir rakam. Ama bugün -3'teyiz. 2026 yılından bahsediyorum. Geçen sene aşağı yukarı sıfır çektik, bu sene -3'teyiz. Yani 6 tane arsa tahsisi ya da 3 tane arsa tahsisi ettiysek 6 tane geri almışız. Dolayısıyla -3'teyiz. Bunlardan etkileniyor muyuz? Tabii ki etkileniyoruz. Yani yatırımcı gelmiyor. Eksi diyorum yani iade ediyor. İade ediyor, hayır şey hani özellikle kimsenin yatırım falan filan derdi yok. Herkes can derdinde.</p>

<p>Yani şu anda sanayici çalışıyor ama parayı başkaları kazanıyor. Celalettin Başkan'ın söylediğine %100 katılıyorum. Sanayici üzerine düşeni çok fazlasıyla yaptı, enflasyonla ilgili hedeflerin üzerine çıktı, ulaştı bugün bendeki rakamlar da 17'ydi, Celalettin Başkan 17.5 dedi. Yani Türkiye'deki enflasyonun neredeyse biz yarısındayız. Demek ki kemiğin de üzerinde geçmişiz artık yapacak hiçbir şeyimiz kalmamış. Bundan sonra sanayiciden beklemek doğru değil yani herhangi bir fedakarlık. Bu arada Erdal Bahçıvan da aynı rakamı verdi. Görevlerimizi fazlasıyla yaptık ama tekrar ediyorum sanayici çalıştı, maalesef başkaları para kazandı. Biliyorsunuz işte rantiyeciler şunlar bunlar. Ve buradaki ekonomik konulara girmek istemiyorum hepsinin ciddi ciddi problemleri var. Üretemezsek, yükümlülüklerimizi yerine getiremezsek bu ülke nereye gelir bunu biliyoruz. Geçmiş yıllarda komşumuzdan bir tanesi, ismini söylemeyeyim, ne kadar sıkıntı yaşadı ama onların Avrupa Birliği'nden dolayı şansları vardı, bizim böyle bir şansımız yok. Dolayısıyla biz üretimi, üreticileri göz ardı etmemeli, onları üvey evlat statüsünde bırakarak dışlamamalıyız. Yani bizde çok oluyor.</p>

<p>Bir gün Merkez Bankası başkanı buradaydı, ona bir laf ettim. Dedim ki: "Sayın Başkan, siz şunu şunu şunu yapıyorsunuz ama" dedim "yani bu parasal sıkılaşmayla yani silahların gölgesindeki barışla nereye kadar varabiliriz?" Örnek vereyim, Metin Bey X ürününü üretiyor 100 tane ama salonumuzda 110 tane talep var. Birisi çıktı bize baskı yaptı, parayı kesti, şu oldu, bu oldu, talep 110'dan 90'a düştü. Tamam Metin Bey bir miktar burada fedakarlık yapabilir ama nereye kadar? Maliyetlerine kadar ya da o günü kurtaracak kadar. Ama bunun çözümü bu değil. Çözüm neydi? Çözüm bu ürünün 100 değil 130, 140, 150 tane üretilmesiyle salondaki bütün talebin karşılanması idi.</p>

<p>Hedefimiz var, ulaşabilir miyiz? Ulaşırız ama bu şartlarda, bu teknolojiyle ve bu finansman metotlarıyla bu mümkün değil. Çünkü bugünlerde kapasite kullanım oranları biraz düştü ama zaten Türkiye'deki kapasite kullanım oranlarının %80'in üzerine çıkması beklenmemeli. Çünkü bizim ekipmanlarımız, diyelim ki bir makinemiz günde 100 tane cycle yapıyorsa ve teorik kapasitesi buysa, biz bunu %80-85'in üzerinde çalıştıramayız. Çünkü bunun bakımı, arızası, tatili, izni gibi başka nedenleri var. %80 kapasite zaten bizim tam kapasiteye çıktığımız anlamına gelir. Peki, bu şartlarda yatırım yapmadan bu kapasitelerle ihracat hedefimize ulaşabilir miyiz? Hayır. Peki, bu ekonomik ortamda ve bu faiz oranlarıyla yatırım yapılabilir mi? Yapılamaz, hiç kimse yapamaz. Herkes sadece günü kurtarıyor. İşte biraz evvel başkanlar da bahsetti, özellikle KOBİ'ler için %60 faiz oranları konuşuluyor. Peki, bu parayı kim alıyor? Başta devlet.</p>

<p>Bir gün sizin gazetenizde, herhalde sizin yazınızdı, şunu okudum: Türkiye'nin ocak ve şubat ayındaki faiz artanına para ödemesi 30 milyar dolarmış. Ana para artı faiz demiyorum, faiz artanına para ödemesi 30 milyar dolar. Şimdi bunu kim körüklüyor? Biz bu şartlarda hangi yatırımı, hangi teknolojiyi millete sunmamız gerekiyor? İşte önümüzde Çin var, Hindistan tehlikesi var ve iş çok iyi gözükmüyor. Bugün Amerika'nın rakibi Rusya falan hiç değil, artık o iş değişti. Bu şartlarla hiç kimse yatırım yapmaz. Biz bunları dile getirmediğimiz zaman da sanki her şey tıkırındaymış gibi bir anlam çıkabiliyor. Bunu özellikle bölgemizi ziyaret eden bütün yöneticilere, Merkez Bankası yöneticilerine ve Maliye Bakanlığı yöneticilerine söylüyoruz. Parasal sıkılaştırmayı anlıyorum, doğrudur; metodun doğruluğunu anlamakla beraber, siz üreticinin finansmanını kestiğiniz zaman nereye kadar gidebilirsiniz?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Celalettin Başkan yatırım yapacak ya da mevcut fabrikası çalışıyor ama finansman şartları uygun olmadığı için yatırımlardan vazgeçti diyelim. İnsana ham madde lazım ama sermayesi yok ya da parası gelmedi. Elektrik faturası ödeyecek, adamın elektriğini kestiğim zaman iki gün sonra üretim durur. Ham madde alamadığı zaman üretim durur. Bunu niye durduruyorsunuz? Buna benzer çok fazla problemimiz var ve bunların görülmesi lazım. Bana göre özellikle sanayiciye pozitif bir ayrımcılık yapılması gerekiyor. Adam işine geliyorsa, faizleri ödeyebiliyorsa parasını kullansın, o beni ilgilendirmiyor ama 'yok' demek başka bir şeydir. Hükümet politikasına göre bu ay 100 TL'lik bir kredi kullandırmışsanız, banka bir dahaki ay en fazla %0,5 büyüyebilir; yani bu 100,5 TL demektir. Bundan daha fazla kullandıramazsın, kullandırırsan ceza yersin. Peki parayı kim alıyor? Devlet. Bankaya soruyorum: 'Bu kadar para topluyorsun, ne yapıyorsun?' diye. Şu anda %30-40'larla para toplanıyor ve devlet alıyor. Devlet ana alıcı olmadığı zaman zaten bizim işimiz daha kolay olacaktır.</p>

<p>Bu konu çok uzun bir konu, eğitimle ilgili konuya gelelim. Eskişehir sanayisinin yılda yaklaşık 2.000 civarında yeni iş gücüne ihtiyacı var. Bu artık doğal yollarla karşılanmıyor. Hiç kimse sanayide ya da üretimde çalışmak istemiyor; herkes kolay yoldan zengin olmak ve para kazanmak istiyor. Biz de burada kendi göbeğimizi kendimiz kesmek adına elimizi taşın altına koyduk. Hatta devletin yapacağı bazı işleri bizler yapmaya başladık. Bunlardan bir tanesi Türkiye'ye örnek olan meslek lisemizdir. Burada her yıl mezun olan 390 öğrencimiz var ve bunların yaklaşık 300 tanesini sanayiye kazandırmaya çalışıyoruz. Bunun dışında 2018 yılında kurduğumuz MEGEM adlı bir kurumumuz var. Gençlerimizi orada eğitelim, onlara meslek öğretelim ve sonra sanayiye kazandıralım diye çok zorlandık. Kimse gelmedi; muhtarlara, bilboardlara her yere yazılar yazdık ve şimdi çok şükür başardık. Yıllık 130 mezun veriyorken şu anda bu sayıyı 750'ye çıkardık. Bu 750 kişinin %98'ine yakını, 2-3 ay öncesine kadar iş buluyordu. Ancak son dönemde özellikle tekstille başlayan emek yoğun sektörlerdeki iş kaybı ve ekonomik sıkıntılardan dolayı bölgede işsizlik oranlarının bir miktar arttığını söyleyebilirim."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/eskisehir-osbden-teknoloji-farki-yuksek-teknoloji-payi-turkiyeyi-katladi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/eskisehir-osbden-teknoloji-farki-yuksek-teknoloji-payi-turkiyeyi-katladi.jpg" type="image/jpeg" length="87031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş'tan lojistik uyarısı: "Liman bağlantısı en büyük sorun"]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/eso-baskani-celalettin-kesikbastan-lojistik-uyarisi-liman-baglantisi-en-buyuk-sorun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/eso-baskani-celalettin-kesikbastan-lojistik-uyarisi-liman-baglantisi-en-buyuk-sorun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir’in sanayi mirasını ve gelecek vizyonunu değerlendirdi. Kesikbaş lojistik sorunlar, tarım enflasyonu ve nitelikli iş gücü konularına dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Yılmaz Büyükerşen hocamıza gerçekten her zaman saygı duyuyoruz, elinden de öpüyoruz. Eskişehir Sanayi Odasının 1600 üyesi var gerçekten. Hepsi de birbirinden kıymetli değerli sanayicilerimiz. Bütün o 1600 sanayicimiz adına Celalettin Kesikbaş demek istemiştir, orada bir sürçmüş olabilir. Bütün sanayicilerimiz son derece kıymetli, değerli; hepsi gerçekten alın teriyle, akıl teriyle işlerine sahip çıkıyorlar. Hem Eskişehir için hem Türkiye için çalışıyorlar. Ben hocamızın bu teveccühünü 1600 sanayicimiz adına kabul ediyorum. Yani bu son derece bence kıymetli.</p>

<p>Hazır Yılmaz Büyükerşen hocadan da laf açılmışken bir kompliman da ben yapayım ona. Bu görmüş olduğunuz bizim topluma dönük sanayici bildirgesi 1970 yılı aralık ayında yayınlanmış. Dönemin gerçekten de hani ortanın soluna referans olacak şekilde aslında toplumsal bir bildiriyi bütün gözler önüne çıkartmış; en azından bu işin ekonomik modeliyle ilgili bir altyapı da oluşturmuş. Ve şöyle ikinci sayfayı da açarsanız yazanların içerisinde, bu raporu hazırlayanların içerisinde Sayın Yılmaz Büyükerşen var. Yani daha o zamanlardan karışıyormuş bu işlere. Hocam o yüzden hani derginin hazırlanmasında da katkı sunulmuş. Yılmaz hocadan da biz bu hikayeleri zamanında çok dinlemiştik.</p>

<p>Eskişehir aslında biraz tarihsel sürecine de baktığımız zaman 1894 yılı itibarıyla cer atölyeleriyle başlayan ve gerçekten Kurtuluş Mücadelesi'nde lojistikte öne çıkan ve Kurtuluş Mücadelesi'nin kazanılmasında özellikle lojistik altyapısıyla buradaki üretim tesisleriyle destek sağlamış kentlerden, önemli kentlerden bir tanesi. Ve arkasından da Cumhuriyet'in o süreci içerisinde Ankara'nın sanayide bekası olarak da kurgulandırılmış bir kent baktığınız zaman. Sanayi kuruluşlarının Cumhuriyet dönemi sanayi kuruluşlarının çok önemli bir kısmı aslında bu bölge, Eskişehir ekseninde kurulmuş. Burada şeker fabrikasından tutun da basma fabrikasına, hava ikmaline vesaireye kadar birçok tesis Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilmiş. Aslında baktığınız zaman bir sanayi kenti ve gelinen süreçte tabii ki Eskişehir'in o beşerî sermayesi; özellikle Balkanlar'dan göç edenler, Kafkaslar'dan göç edenler aslında gelirken teknolojiyi de getirmişler buraya. Birçok teknoloji o Balkanlar'da ya da Avrupa'nın önemli bölgelerinde ya da işte Kafkaslar'dan, Kırım'dan şuradan buradan gelirken tarım makineleri, tarım aletleri baktığınız zaman bayağı bir teknoloji transferini de gerçekleştirmişler. Hani işin göç kısmı ama beynin tersine bir beyin göçü de yaşanmış. Doğal olarak Eskişehir aslında o dönemler daha pozitif ayrışmış. Hani bizim çocukluğumuzda Eskişehir gerçekten 6'ncı, 7'nci sıralarda sanayileşmiş kentlerden bir tanesi.</p>

<p>Böyle bir döneme denk gelen bu topluma dönük sanayici bildirgesi aslında az önce Metin Başkanımın da dediği gibi "sosyal hayat üretimle birlikte güçlenir ve ekonomik özgürlük her zaman demokrasiyi de güçlendirir" gibi alt ilkelerden yola çıkarak aslında kentte bir çalışan barışı, beyaz yaka barışı, mavi yaka barışı ve patron barışı da oluşmuş. Biz çünkü Eskişehir'de uzun yıllardır çalışanlarımızla ki hâlâ böyle bu gelenek aynı mekanlara gidiyoruz, aynı yerlerde eğleniyoruz. Yani burası böylesine sosyal demokrasinin güçlü olduğu ve yaşatıldığı kentlerden bir tanesi. Hani burada kimse patronculuk oynamıyor, öyle bir durum yok Eskişehir'de.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğal olarak 1970 yılında problemleri de tespit etmişler aslında. Biz bunun mukayesesini de geçen sene hazırladığımız raporda verdik, "ne değişmiş hayatımızda" gibi. Şimdi o dönemde temel problemlere baktığınız zaman gene tarımı eksen almış ve tarımı enflasyona bağlıyor. Aslında biraz yapısal dönüşümden bahsetmek gerekiyor. Şimdi biraz mukayeseli müsaade ederseniz gidelim. Bugün tarımın enflasyonu %30 seviyelerinde, sanayicinin enflasyonu ana malzemede %17 - 17,5 bandında. Yani son 3 yıldır sanayiciler üretimde yapabileceklerini maksimum seviyede yapmış durumdalar ve bundan sonra yapabilecekleri çok bir şey yok. Çünkü kendi enflasyonları %17 - 18 bandında ama tarım %30, hizmetler sektöründe 45 - 50'leri buluyor. Bu işte özel okullar, şunlar bunlar, servisler falan dediğiniz zaman yani paçalda aslında 30'un üzerinde bir enflasyon ama sanayici 17.</p>

<p>Şimdi 1970'li yıllara geliyorsunuz; diyor ki ilk başlangıçtaki "Biz sanayi odasıyız, aslında tarıma karışamayız ama bu tarım enflasyonu altında paçalda akıllı ilaç kullanmadığımız için, herkese aspirin verdiğimiz için aslında problem şurada sanayicinin üstüne daha çok yükleniliyor. Aslında çözülmesi gereken tarım." Hani ben buradan Ayşe Başkanıma da özellikle seslenmek istiyorum; gerçekten kent tarımı çok son derece kıymetli ve önemli. Benim bildiğim kadarıyla ki okumuştum böyle bir makale; Paris'in %10'u kendi tarımını yaparak kentini idare edebilecek bir altyapıya sahip, hidroponik tarımlar. Millet evlerinin balkonlarında, bodrumlarında, çatılarında vesairelerinde falan hani bunu esmeklerde belki geliştirmek hani kent içi kentin içerisinde bir tarımı oluşturmak en azından kentin enflasyonuna değer katar diye düşünüyorum. Bir mikro ölçekte öneri olabilir bu ama gelecek açısından Türkiye'nin bence en önemli çözmesi gereken sorunlardan biri tarım. Burayı çözmediğimiz sürece çünkü enflasyon dediğimiz olgu kümülatif incelendiğinde gerçekten bizim sanayi girdilerimizi de etkiliyor.</p>

<p>Doların ve diğer ekonomik göstergelerin durumundan bahsediyoruz ancak burada devalüasyon yapıp başka geçici çözümler üretmek yerine daha yapısal çözümlere bakmak gerekiyor. Bu nedenle planlı tarım, kent tarımı, hidroponik tarım, endüstriyel tarım ve su havzaları gibi konuların üzerinde durulmalıdır. Türkiye’nin en önemli problemlerinden bir tanesi olan suyun iyi yönetilmesi ve iyi planlanması şarttır. Bu meselenin bir an önce çözüme kavuşturulması icap etmektedir.</p>

<p>1970 yılı bildirgesinde tarım konusu için 3 sayfa ayrılmıştır. Orada tarım meselesini çözmeyenlerin artık değer yaratamayacağı belirtilmiştir. Türkiye’nin sermaye birikimi oluşturabilmesi için mutlaka doğal kaynaklarına ve tarıma yönelmesi, buralardan artı değer üretmesi gerekmektedir. Sermaye oluşumu sağlandıktan sonra bunun endüstriye ve sanayiye aktarılması hedeflenmelidir. Ancak aradan geçen 56 yıla rağmen tarım konusu maalesef tam anlamıyla çözülememiştir. Biz bu temel meseleyi halletmediğimiz sürece istediğimiz kadar üretim yapmaya çalışalım, kalıcı bir başarı elde edemeyiz.</p>

<p>Mevcut sermayenin israfının önlenmesi ve o dönemdeki yatırımların çeşitlendirilmesi gibi konular da büyük önem taşımaktadır. İthal ikamesiyle ilgili birçok yatırım yapılmış olsa da plansız hareket edilmiştir. 'Ahmet bu işi iyi yaptı, biz de yapalım' mantığıyla hareket edildiği için kaynaklar verimli kullanılamamıştır. Bildirgede değirmen örneği verilerek, bir kişinin değirmen kurup para kazanması üzerine herkesin benzer fabrikalar açmasından şikayet edilmiştir. Yatırımın israfı ile ilgili bu örnekler günümüzde de güncelliğini korumaktadır.</p>

<p>Bu durum Eskişehir’de ve diğer illerde hala devam etmekte. Yakın zamanda Adana’da yaşanan bir örnekte, çiftçi kökenli bir ailenin sanayileşme isteği anlatılmaktadır. Aile üyeleri sanayiye atılmak isterken, her zaman bacası tüten bir nişasta fabrikasını örnek alarak plansız bir şekilde benzer bir işe girişmişlerdir. Bu tür plansız yatırımlar, sermayenin doğru yönetilememesine neden olmaktadır.</p>

<p>Düşük vergi indirim politikaları azami verimi hedef almalıdır. Şimdi bu konu gerçekten çok derinlemesine, burada çok vakit almayacağım. Teknik konular devam ediyor mu? Ediyor. Çözebilmiş miyiz? Çözememişiz. Bu Eskişehir’de de devam ediyor bu arada. Bunun haricinde bankacılık sistemi ile ilgili işin finansmana erişimi vesaire, şusu busu yatırım bankacılığıyla ilgili olan kısımlar çözülmüş mü? Vallahi çözülmemiş yani. Yani en azından bugünden baktığımda çözülmemiş.</p>

<p>Yine enflasyonla ilgili olan kısım, o dönemlerde en büyük sıkıntı Türkiye'nin en büyük düşmanı olarak gösterilmiş. Çözülmüş mü? Çözülmemiş. Gene aynı durumdayız. Yabancı sermaye dış kredilerden faydalanım yükünü arttırır vesaire gibi güzel yorumlar yapılmış, gene aynı problemleri yaşıyoruz. Teknolojik bilgimizi hızla arttırmalıyız.</p>

<p>Yabancı sermayede özellikle Gümrük Birliği süreci ve arkasından Avrupa Birliği ile müzakere başlatıldığında ciddi bir artış oldu. Hakkını teslim etmek lazım ama sonrasında durdu. Yani şimdi biz tabii burada şundan bahsetmişiz; teknoloji transfer ederken aslında kopyala yapıştır yapmışız. Kendi teknolojimizi geliştirmemişiz, aslında üstüne... Çin yapmış mesela bunu. Yani Çin belli bir teknolojiyi almış, Cisco’dan teknolojiyi çalmış, gitmiş Huawei olarak dünyanın içinden geçiyor adam şu anda. Yani Cisco'nun çok çok daha üstünde bir dünya şirketi yaratmış durumda. Biz bunu başaramadık mesela.</p>

<p>Mesela nükleer enerji ile ilgili biz Berat Bey Enerji Bakanı iken gittik, teknolojiyi olduğu gibi götürmüş oraya, onlardan teknoloji almış. Şimdi 60 tane nükleer santral yapıyor kendi adam. Yine teknolojik bilgimizin hızlandırılması, tek tek geçeceğim, teknik eğitimin daha fazla ve ağırlık verilmesi ile ilgili o dönem konuşulmuş. Çok güzel. Metin Başkan, Nadir Başkan bir araya geldiğimiz zaman konuştuğumuz bütün konuları 1970'lerde de konuşmuşlar. Aynı hikaye teknik eğitim; işte teknik eğitimin geliştirilmesi, bu yönde çabalar harcanmış. Yapılmış mı? Hani evet ama "yetmez ama" dediler ya bir ara, öyle bir durum yani.</p>

<p>Teknoloji transferlerinin titizliği, burada önemli maddelerden bir tanesi üniversitelerimizin artık silkinmesi lazım demişler. Yani teknoloji üretsin bu üniversiteler, destek versin sanayiciye, sanayi iş birliği, üniversite iş birliği gelişsin demişler. Üniversitelerden çok dertliler 1970 yılında, biz de dertliyiz. Şimdi bize diyorlar ki inovasyon yapın, 1 dolara satmayın kilogramını, 10 dolara satın, 5 dolara satın, Ar-Ge yapın. Ya hangi adamla yapacaksın? Kiminle yapacaksın? Hani ben yaptım. Şimdi ekip kuruyoruz, arkadaşları kuruyoruz, aldığımız çocuklar donanımlı gelmiyor. Bunların eğitimi için tekrar uğraşıyoruz. Bir daha uğraşıyoruz. Şimdi burada gerçekten Ar-Ge ve inovasyonla büyüyeceksek eğer o entelektüel sermayeye işte Hakan Bey'in dediği entelektüel sermayeye çok fazla yatırım yapmak gerekiyor. Bunlar çözülmemiş. Biz bu konuda bu arada Eskişehir olarak daha şanslıyız tabii onu da söylemeliyim yani.</p>

<p>Devletin sanayi politikası daha tutarlı olmalıdır demişler 1970 yılında. Buraları pas geçeyim. Sanayi planlaması yeniden ele alınmalı ki bunlar gerçekten güncel olarak bugün... Ki o dönem planlı dönem yani tabii. Planlı döneme yeni geçilmiş bu arada, ilk birkaç yılından bir tanesi. Devlet, işçi, sermaye ilişkilerinin yeni baştan düzenlenmesi; kamu iktisadi teşekküllerinden oradaki yüksek maaşların ya da kamudaki yüksek maaşların özel sektöre yansımaları, oradaki talepler, bu arada işçi hakları vesaire falan gibi olan kısımda tamamen siyasal olarak görülen süreçlerde kamu iktisadi teşekküllerinin hani işçi maaşları üstünden gitmiş ve özel sektörün bu işçi maaşları üzerinde şu anda ezildiği, kimsenin de mutlu olmadığı ile ilgili ki şu anda da böyle bir çalışan barışı problemi var. Baktığınız zaman yine de iktisadi devlet teşekkülleri vesaire.</p>

<p>Burada esasen ortak pazara girmekle ilgili olan kısımlar tabii ki Türkiye'nin kazanımlarından bence de Avrupa Birliği olan süreçleri falan ama onlar o dönem bunu kapitülasyonlardan olan risklerinden ya da kapitülasyonların bize 500 yıl boyunca yaşattığı refleksten dolayı Avrupa Birliği’ni çok anlayamamışlar. Belki o dönem için konjonktürel olarak doğruydu ama evet o dönemde... Şimdi baktığımız zaman sanayinin, sanayicimizin Eskişehir'de sıkıntıları var ama ben bu sıkıntıları siz de çok yazıyorsunuz çiziyorsunuz, çok teşekkür ederiz ağzınıza sağlık. Ama kent olarak da bir sanayi açısından bakmak gerekiyor. Eskişehir bu anlamda gerçekten diğer kentlerden ayrışıyor. Bizim sektörel çeşitliliğimiz Eskişehir'de çok fazla var. Bir yatırımcı geldiği zaman aslında kentin yapısına da fazlasıyla bakıyor. Ben bu arada bütün Eskişehirlilere de teşekkür etmek istiyorum; Sayın Başkanımız başta, başkanlarımız başta olmak üzere. Hani Eskişehir Türkiye'nin hatta dünyanın 10 güvenli kentinden bir tanesi. Hani geldiğimiz iyi noktalar da var kent olarak.</p>

<p>Yine de şikayet etsek de 3 tane üniversitemiz var, insan kaynakları ile ilgili o erişim ve ulaşım sağlayabiliyoruz bu anlamda. Yine yatırım yapmak açısından birazdan başkanım anlatacaktır; pırıl pırıl bir organize sanayi bölgemiz var ama kentin çeperlerinde dediğimiz gibi 1600 üyemiz var bizim. Kentin birçok yerinde aslında sanayiye erişim ve ulaşımla ilgili, yatırımla ilgili pek bir sıkıntımız yok. Arsa maliyetlerinden şikayet ediyoruz tabii ki ama bu normal bugünkü durumla alakalı, bu bir devlet politikası. Yeni organize sanayi bölgelerin ya da yeni ucuz alanların oluşturulması ile ilgili hani finansman olarak sanayicinin cebinden daha az para çıksın anlamında söylüyorum, önemli. Bu anlamda Eskişehir gerçekten potansiyeli yüksek.</p>

<p>Ama şunu da söylemeden edemeyeceğim; hani Eskişehir'in en büyük problemlerinden bir tanesi ki bu konuyla ilgili hepimiz çalışıyoruz, limanlara bağlantı, Gemlik Limanı’na bağlantı bence son derece önemli. Eskişehir'in ihracatının çok önemli bir kısmı kara yolu ile yapılıyor ki biz hani bir raylı sistemler veya tren yolu kenti olarak ya da ne bileyim lokomotif kenti, vagon kenti, demiryolları kenti olarak bu kent ihracatının neredeyse tamamının kara yoluyla çıkması hem yeşil enerji hem yeşil dönüşüm hem yeşil mutabakat açısından son derece önemli olduğunu düşünüyoruz ama limanlara açılmakla ilgili de önümüzdeki zannediyorum 3-4 yıl içerisinde çözülecek olan bir durum. Şu anda bir 22 kilometrelik yol var Gemlik ile Yenişehir arasında. Organize sanayi bölgesi bağlantımız gerçekleşiyor, başkan birazdan daha detaylı aktarır onları. Lojistik problemlerimiz var, bu kentin bence sanayisi ile ilgili en büyük sıkıntılarından bir tanesidir. Hani ben bunu sadece OSB açısından söylemiyorum; Çukurhisar'daki üyelerimiz, diğer ilçelerimizdeki üyelerimiz, şehir merkezindeki üyelerimiz açısından da.</p>

<p>Finansmana erişim vesaire falan ama Eskişehir'e ortak bir gelecek kurabilmek için de benim en büyük hayalim Eskişehir'in gençlerini Eskişehir'de tutabilecek yatırımlara fazlasıyla ihtiyaç var. Artık teknoloji ve bilgi çağındayız. Evet Hakan Bey çok güzel söyledi, üretime dönüyor olmamız gerekiyor, mutlaka o süreçleri gerçekleştirmemiz gerekiyor ama o klasik yöntem 1980'ler, 90'lardaki klasik yöntemlerle de olmuyor. İşte burada o ikiz dönüşüm dediğimiz dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, bununla birlikte verimlilik, hatta toplum 5.0 dediğimiz toplumsal dönüşüm, zihniyet dönüşümü, zihniyet açısından farklı bir bakış açısıyla yeni üretim teknikleri geliştirmek, bizim şehrimizin çocuklarına gerçekten iş bulabiliyor olmak, hatta üniversiteye eğitime gelmiş çocuklarımızı şehrimizde tutabiliyor olmak için hem yaratıcı endüstriler kısmında hem üretim kısmında hem teknolojik fabrikalar kısmında hem yazılım kısmında gerçekten yeni alanlar planlı, yeni çalışmalar, yeni vizyon projeleri ortaya koymamız gerekiyor. Çünkü entelektüel sermaye bu kente geliyor ve gidiyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/eso-baskani-celalettin-kesikbastan-lojistik-uyarisi-liman-baglantisi-en-buyuk-sorun</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/eso-baskani-celalettin-kesikbastan-lojistik-uyarisi-22liman-baglantisi-en-buyuk-sorun22.jpg" type="image/jpeg" length="26731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Metin Güler’den acı tablo: "İş dünyası olarak duvara tosladık"]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/metin-gulerden-aci-tablo-is-dunyasi-olarak-duvara-tosladik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/metin-gulerden-aci-tablo-is-dunyasi-olarak-duvara-tosladik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ETO Başkanı Metin Güler, 2026’da enflasyon ve finans yükünün yönetilemez hale geldiğini belirterek, iş dünyasının rekabet gücünü kaybettiği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Aslında üç tane konu var burada. Zaten birinden bahsettiniz, enflasyon dediniz. İkincisi finans maliyetleri ve işte çalışma barışı diye adlandırabiliriz bunu. Bunlar üçü de çok hassas iş insanları adına. Ortalama son 3 yıldan beri de bu orta gelir tuzağında takıldık, maalesef çıkamıyoruz, derinleşerek de gidiyor. Tabii öncelikle burada enflasyonun ilk 3 aylık %10.7 civarında bir enflasyonla yüzleştik 2026 yılında. Ha, bu şunu gösteriyor ki planlamalar artık %30, %31 vesaire biraz hayali gibi gözüküyor. Bunun üzerinde bir enflasyonla yüzleşeceğimizi gösteriyor. Tabii bu bizler için büyük bir tehlike aslında.</p>

<p>Onun dışında kısa kısa geçmek istiyorum. Finans maliyetlerinin son, bilhassa savaş sonrasında maliyet noktasında işletmelere bütünüyle yansıması kamu bankaları bile şu anda spot kredilerde %48, %49’ları telaffuz eder hale geldi. Bu ne demek? Aylık %4’ün üzerinde bir faiz gideriyle yüzleşiyorsunuz bu anlamda. Tabii onun dışında bu bütünü aslında toparlamak lazım. Çalışma barışı bizler için çok kıymetli, çok değerli. Bir yandan sanayici arkadaşlarımız var, ben de sanayiciyim aynı zamanda. İhracat ayağımızda veya iç piyasa ayağında rakipleriniz var. Bu anlamda yanınızda elemanlar çalıştırıyorsunuz bu ürünleri üretebilmek adına da. İş barışı noktasında maaş skalasını maalesef artık ayarlayamaz hale geldik hem işletme sahipleri olarak hem çalışanlar olarak. Çok pahalı bir ülke olduk şu an itibarıyla, en baştan en sona kadar söylüyorum bunu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışma barışının olmadığı bir yerde de verim alma şansınız maalesef oluşmuyor. Bir yandan bizler birim başına maliyetlerimizi hesapladığımız zaman maalesef o çalışanımızın mutlu olduğu rakamlara ulaşamıyoruz. Bir yandan da çalışanlarımızın aldığı maaşlarla mutlu olma şansı maalesef şu an itibarıyla oluşmuyor. Bu şu demek, aslında mutsuz bir tablo çıktı ortaya. Mutsuz insandan ne kadar verim alabilirsiniz psikolojik olarak? Asıl hikaye burada bu. Şimdi ben zaman zaman düşünüyorum, acaba çalışanlarımız adına asgari ücrette tekrar bir revize olabilir mi şu an itibarıyla diye düşünüyorum. Ama artık bunu şu anda iş insanlarının üzerine yükleyerek de bunu yönetme şansınız kalmadı çünkü bizler de şu anda duvara toslatmış durumdayız. Bu anlamda maliyet açısından söylüyorum, rekabet gücümüzü kaybettik bakıldığı zaman da.</p>

<p>Şimdi üç tane parametreden bahsettim giriş konuşmamda. Bunların aslında hepsinin temelinde yatan unsur, işte rekabet edemez hale geliyorsunuz. Tabii son gelişmelerde Hakan Hocam da bahsetti, bu dünyadaki değerli madenlerin artışı gerçekten öngöremediğimiz işlerin başında geliyor. İşte dolar yani şu anda petroldeki %10’luk bir artışın enflasyona katkısı %1, cari açığa katkısı 2.6 milyar dolar. Ha, düşünün ki 20-30 dolara çıktığı takdirde de bu farklar yönetilemeyecek noktaya gelecek. Yani bütüne baktığınız zaman zor bir yılın içerisindeyiz. 2026 yani bugün yani savaşı sırf burada örneklemek yani örnek vermek istemiyorum ama yarın savaşın durması bile 2026 yılında bize her şeyi bir anda toparlayacak anlamına gelmiyor.</p>

<p>Değerli madenlerdeki artışlar maliyet noktasındaki öngöremediğimiz işlere neden oldu şu anda. Biraz sanayici olarak kusura bakmayın kusurunuza giriyorum ama biz ikinci, üçüncü çeyrek bağlantılarımızı yapmışız, mallarımızı satmışız. Fakat öyle bir şeyle karşılaşıyoruz ki maliyet noktasında, kârlılık noktasında şu anda işletmelerimiz zarar ediyor. 2025 yılı bilançolarına bakın Türkiye ilk 500 firmaya veya borsada işlem gören borsalara bakın, şu anda %60’ı zaten zarar açıklamış durumda. Artık küçük işletmelerden bahsetmek istemiyorum burada. Ha, tabii günü kurtarmak kolay ama orta vadede, uzun vadede bunu planlamak biraz zor gibi gözüküyor açıkçası kendi fikrimi söylüyorum. O yüzden kurguyu biraz değiştirmek lazım burada, şekli değiştirmek lazım burada. Tabii bu temelden bir dokunuşla hallolacak işler değil, belki zaman lazım bununla alakalı da. Eğer bu zaman planlamasını doğru yapıp stratejiyi doğru ortaya koyabilirsek de bu anlamda ufak tefek dokunuşlarla ancak şu an tampon vazifesi yapacak işlerle yönetebiliriz diye düşünüyorum. O yüzden bir kere finansı yönetemiyoruz, enflasyonu yönetemiyoruz, çalışma barışını yönetemiyoruz. Bunları bütün ortaya koyduğunuz zaman bir işletmenin ne kadar pozitif iş yapma kabiliyetinin ortaya çıktığı maalesef gözüküyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/metin-gulerden-aci-tablo-is-dunyasi-olarak-duvara-tosladik</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/metin-gulerden-aci-tablo-22is-dunyasi-olarak-duvara-tosladik22.jpg" type="image/jpeg" length="57888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayşe Ünlüce: "2026 Eskişehir Yılı şehir ekonomisine güç katacak"]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/ayse-unluce-2026-eskisehir-yili-sehir-ekonomisine-guc-katacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/ayse-unluce-2026-eskisehir-yili-sehir-ekonomisine-guc-katacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayşe Ünlüce, 2026 Eskişehir Yılı’nda kenti ekonomik olarak da güçlendirmeyi hedefliyor. Ekonomi zirvesinde "26 İndirim Günleri" projesinin detayları paylaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Çok önemli konuklarımız var. Ben öncelikle teşekkür ediyorum. Özellikle 2026 Eskişehir yılını ilan ettiğimiz andan itibaren şehrimizin gösterdiği teveccüh çok yüksek ama biz bunu sadece kültür ve sanat anlamında, projeler anlamında, yatırımlar anlamında olsun istemedik. Eskişehir ekonomisine de güçlü bir katkı sağlasın diye istedik ve bu konuda da Ticaret Odamız başta olmak üzere bütün odalarımızla iş birliği halinde 26 indirim günlerini düzenleyerek şehir ekonomisine katkı sunmaya çalıştık.</p>

<p>Bugün de değerli Ekonomi Gazetesi'nin Eskişehir temsilcisi sevgili Ali Baş'la birkaç ay önce konuştuğumuz bir hayali gerçekleştirdik. Bu kadar kıymetli konuklarla 26'ya yakışır şekilde hep bir arada hem Eskişehir'in hem ülkemizin hem de biraz önce söylediğim gibi dünyadaki ekonomiyi konuşmak için bir araya geldik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ben sözü çok uzatmayacağım çünkü çok önemli konuklarımız var. Ben de bir an önce onları dinlemek için heyecanlanıyorum. Tekrar Ekonomi Gazetesi'nin hem Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ'a hem Eskişehir temsilcimiz sevgili Ali Baş'a hem de Vahap Munyar hocamıza çok teşekkür ediyorum. Eskişehir için özel bir gün, hepinize keyifli dinlemeler diliyorum."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/ayse-unluce-2026-eskisehir-yili-sehir-ekonomisine-guc-katacak</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/ayse-unluce-222026-eskisehir-yili-sehir-ekonomisine-guc-katacak22.jpg" type="image/jpeg" length="82196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kazım Kurt 2026 yatırımlarını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/kazim-kurt-2026-yatirimlarini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/kazim-kurt-2026-yatirimlarini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Odunpazarı 2026’da yatırıma doyacak. Belediye binası, Alzheimer merkezi ve öğrenci çamaşırhanesi gibi dev projelerle kentin gelecek 50 yılına imza atılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yenikent 100. Yıl Kültür Merkezi'nde 'Hesap Veriyoruz' programında konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Umarım ve dilerim 2026 yılında bu hizmetler tamamlanacak. En yakın zamanda tamamlanacağını düşündüğümüz Doktor Nurten ve Lütfü Yüksel Alzheimer Merkezi kaba inşaatı bitti gördüğünüz gibi. İçinin dizaynı ve burada da yine ısrarla vurguluyoruz, doktor atamasını bekliyoruz.</p>

<p>Osmangazi Mahallesi'ndeki cazibe merkezimiz bitti kaba işi. İç dizayn ayarlanma işlerinde, çevre düzenlemesinde sanıyorum 2 ay gibi bir süre içerisinde tamamlanması bekleniyor.</p>

<p>Yeni belediye hizmet binamız biliyorsunuz zaman zaman bazı tartışmalara neden oldu. Ak Parti'li arkadaşlarımız her iyi şeye olduğu gibi buna da karşı çıktılar. Ancak biz planlamasını ve proje faslını bitirmek üzereyiz. Bu bittiği zaman ihaleye çıkacağız. Bu yıl içerisinde inşaatın başlamasını umuyoruz. Ona göre de yeni hizmet binamızı tamamlayıp Odunpazarı'nın gelecek 50 yılını kurtarırız diye düşünüyoruz.</p>

<p>Toplama ayırma tesisi ve tehlikesiz geri kazanım tesisi, biliyorsunuz en önemli sorunlardan biri geri dönüşüm. Bu konuda sıfır atık projesi nedeniyle çok ciddi bir karmaşa var. Bu karmaşayı ortadan kaldıracak bir çalışmayı başladık, inşallah bu sene bitiririz diye umuyoruz.</p>

<p>Otomobil yarışları pisti, burada da bazı bürokratik işlerin tamamlanması, izinlerin alınması için uğraşıyoruz. Bittiği zaman olumlu sonuç alacağımızı düşünüyoruz.</p>

<p>Temizlik işleri şantiyemiz Alp yolu üzerinde 15 kilometre uzaklıkta bir alanda kiralık bir yerde çalışıyoruz. O çalışma bizi oldukça zorluyor. Şimdi yeni almış olduğumuz bir tarla üzerinde Büyükşehir Belediyemizin bize tahsis ettiği 3.000 metrekarelik bir alanda bir şantiye binası ve hizmet binasını yapmak suretiyle 1.500 metrekare kapalı alanlı, 23.000 metrekare bir park alanlı şantiyeyi kuruyoruz. O da sanıyorum 1 aya kadar ihaleye çıkar ve yıl içinde tamamlanır diye umuyoruz.</p>

<p>Yine başlayıp da tamamlayamadığımız işlerden birisi çamaşırhane ve mola evi. Yıldıztepe'deki Erdal İnönü Halk Merkezi'nde üniversite öğrencilerimizin çamaşırlarını yıkayıp ütüleyip temizleyip alabileceği ve bu süre içerisinde de rahatlıkla ders çalışabileceği bir alanı bitirmek üzereyiz. O da bu sene başlayacak.</p>

<p>Güneş enerjisi santrali 2. etap yapım işi ihalesi gerçekleştirildi. İş yeri teslimi yaptık mı sanıyorum o da 2-3 aya kadar biter. Dünya Bankası kredisiyle İller Bankası aracılığıyla gerçekleştirilecek bir yatırım.</p>

<p>Yeni kreşler devam ediyor. Bu yıl Murat Barış isimli bir hemşehrimizin, saygıdeğer dostumuzun bize Gündoğdu Mahallesi'nde yapmayı taahhüt ettiği bir kreş inşaatına başlıyoruz. Meclisten kararımızı çıkardık, kendisiyle protokolümüzü imzaladık ve kısa süre içerisinde bitireceğimizi düşünüyoruz.</p>

<p>2026'da yine festivallerimiz devam edecek. 3D Gençlik Festivali, Ahşap Heykel Festivali, Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı, Uluslararası Cam Festivali ve Lületaşı Festivali olmak üzere bu yıl içinde tamamlayacağız.</p>

<p>Yeni parklar yapımına devam ediyoruz. Sümer Mahallesi Kızılyer mevkiinde yeni bir alanda farklı bir peyzaj çalışması gerçekleştireceğiz. Bunu şu görselde görüyorsunuz, yeni yapılan bir mahalle ve yeni yapılan bir planlamaya uygun bir düzenleme yapacağız.</p>

<p>Barış Manço ve İki Eylül Kültür Ve Spor Parkı'nın çok ciddi bir restorasyonunu yapıp yeniliyoruz. Orada da örnek bir çalışma olacak.</p>

<p>Örnek Köy projemiz yıllardır uğraştığımız, izin almaya çalıştığımız ve sonunda gerçekleştirme noktasına geldiğimiz bir çalışma olacak. Çağlayan mahallemizde çocuklarımızın, gençlerimizin köy yaşamını öğrenebileceği ve görebileceği bir alan olarak bu yıl bitirmeyi planlıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mısır kurutma ve biyogaz tesisi Kalkanlı mahallemizde yapacağımız bu tesis için hâlâ izin alamadık. 2 yıldır uğraşıyoruz. Alanın tarım dışı kullanılması için Tarım Bakanlığının izin vermesi gerekiyor. Bu noktada maalesef işler çok yavaş yürüyor. Bu gerçekleşirse günlük 1000 ton kurutma ve 10.000 ton depolama kapasitesine sahip bir tesis ortaya çıkacak.</p>

<p>Hayvan bakımevi ve doğal yaşam alanı gerçekleştirme çalışmalarımız devam ediyor. Bunu genişleterek büyüterek götüreceğiz. Umarım, dilerim herhangi bir engel çıkmaz ve bunu da böyle sağlamış oluruz."</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/kazim-kurt-2026-yatirimlarini-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/kazim-kurt-2026-yatirimlarini-acikladi.jpg" type="image/jpeg" length="48703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kazım Kurt Odunpazarı halkına hesap verdi: "Bütçe bizim değil, halkındır"]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/kazim-kurt-odunpazari-halkina-hesap-verdi-butce-bizim-degil-halkindir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/kazim-kurt-odunpazari-halkina-hesap-verdi-butce-bizim-degil-halkindir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, "Hesap Veriyoruz" programının 11’incisinde 2025 yılı faaliyet raporunu kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yenikent 100. Yıl Kültür Merkezi'nde 'Hesap Veriyoruz' programında konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"Her yıl nisan ayının ilk haftası 'Hesap Veriyoruz' toplantıları yapıyor ve bir yıllık uygulamamızın hesabını halkımıza veriyoruz. Bugün sanırım 11.sini yapıyoruz. Ancak hala çok klasik eleştirilerle karşı karşıya olduğumuzu hem meclis üyelerince, hem siyasilerce, hem de halkımızca zaman zaman ezbere eleştirildiğimizi vurgulamak isterim. Şu elimdeki örnek 3.3.2026 tarihinde Eskişehirli bir vatandaşımızın CİMER’e yazdığı bir yazı. Diyor ki: 'Halka gelir ve gider beyanını açıklamadığı gibi hiçbir iş yapmıyor. Belediye şeffaf değil asla. Halka gelir giderini ve nereye harcadığını beyan etmiyor. Belediyeden açık şeffaf beyanda bulunmasını ve belediye meclisinde tüm halkı etkileyecek konularda referanduma gitmesini istiyorum.' diyor CİMER’e bir Eskişehirli vatandaş.</p>

<p>Şimdi bu o kadar klasikleşmiş bir eleştiri ki hiçbir kuruma sorulmayan hesap, Esnaf Odasına sorulmaz, Ticaret Odasına sorulmaz, Odalar Birliğine sorulmaz, Sanayi Odasına sorulmaz, devlete sorulmaz ama belediyeler oldu mu herkes, hele hele CHP'li belediyeler oldu mu herkes hesap sormak gibi bir hastalığa malul oluyor. Niçin? Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nden hesap sorulabilir. Demokrasi vardır. Cumhuriyet Halk Partililerin yönettiği yerde halk kendisinde hesap sorma hakkını görür.</p>

<p>Ama Adalet ve Kalkınma Partili bir milletvekili saat 2'de başlayacak toplantı dendiği zaman 2.30'a kadar o milletvekili beklenir. Niye? İktidar. İktidara hesap sorulmaz. Türkiye'de böyle bir alışkanlık var. Bunu yıkmak istiyoruz. 12 yıldır yapmış olduğumuz uygulamalarda da yapmış olduğumuz işin hesabını bir yılın sonunda tek tek veriyoruz ve bugün de 2025 yılının faaliyet raporunu dün meclisimizde açıkladık. Hem basına hem kamuoyuna hem de meclis üyelerine dağıttık. Ne yazık ki AKP'li meclis üyeleri eleştirilerini yaptılar ama bizi dinlemeden meclis terk edip gittiler. Bu da onların demokrasiyle ne kadar ilintili olduğunun bir göstergesidir.</p>

<p>Eğer bizi dinlemiş olsalardı bunların çoğunu onlara da anlatacaktık. Şimdi hem Eskişehir’imize, hem Odunpazarı’mıza, hem siz değerli basın emekçilerine hesap vereceğiz. 2025 yılında ne yaptık? Neyi yapamadık? Niçin yapamadık? Bunların hesabını vereceğiz ve ne kadar harcadık, nasıl harcadık, bunu da hepinizin bilmesinde yarar olduğu düşüncesindeyim.</p>

<p>Belediye olarak bütçemizi bir şirket mantığıyla değil, bir kamu sorumluluğuyla yönettik. İsrafa geçit vermedik. Kaynaklarımızı doğru planladık. Her kalemi denetledik. Çünkü biliyoruz ki bütçe bizim değil, bu bütçe Odunpazarı halkınındır.</p>

<p>Tasarrufu bir zorunluluk değil, bir tercih olarak gördük. Ama bu tercih hizmetten kısmak anlamına gelmedi. Aksine, akılcı yönetimle daha az kaynakla daha fazla iş üretmenin mümkün olduğunu gösterdik. Elde ettiğimiz her tasarrufu yine bu kente, bu kentin insanına hizmet olarak geri kazandırdık. Bugün geldiğimiz noktada şunu çok net söylüyoruz. Doğru planlama, şeffaf yönetim ve halktan yana duruşla zor şartlarda bile güçlü bir belediyecilik mümkündür.</p>

<p>Şimdi sizlerle bu anlayışla hayata geçirdiğimiz çalışmaları, tasarrufla nasıl üretim yaptığımızı ve Odunpazarı için neleri başardığımızı paylaşacağız. Bu başarılar sıradan bir ekonomik ortamda elde edilmedi. Aksine; her gün artan maliyetlerin, dalgalanan kurun ve ağırlaşan şartların içinde üretildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tablo şöyledir: 2025 yılı başında dolar 35 lira iken yıl sonunda 42 lira 95 kuruş oldu. Bugün ise 44 lira 60 kuruştur. Euro yıl başında 36,5 lira, yıl sonunda 50 lira, Nisan 2026'da ise 51 lira 50 kuruştur. Mazot litresi yıl başında 39 lira iken yıl sonunda 45 lira oldu, şu anda ise 70 lirayı geçti. Kaç lira olduğunu bugün kimse bilmiyor; çünkü arkadaşlar 72 yazmışlar ama 80 olduğunu düşünüyorum. Çimento yıl başında 2.700 lira, yıl sonunda 3.200 lira ve bugün Nisan ayında 4.300 liradır. Demir 24.000 liradan 30.000 liraya çıkmış, şu anda ise 34.000 liradır. Asfalt 1.300 liradan 2.200 liraya, elektrik kilovatsaati ise 2,2 liradan 3 liraya çıkmıştır. Yani ekonomide astronomik anlamda bir artış ve yükselişle 2025 yılında işe başlamışız ve hesabımızı şaşmadan yıl sonunu getirebilmişiz.</p>

<p>Tasarruf dedik, kaynakları etkin kullandık. Net bütçe gelirimiz 3.131.041.161 TL 61 kuruştur. 2025 yılı harcamamız 2.836.229.106 lira 5 kuruştur. Böylelikle 294.812.055 lira 56 kuruş bütçe fazlası vermişiz. Bu şu anlama geliyor: Bu kadar net tasarruf yapmışız ve bu tasarrufla da borçlarımızı ödeyen, borcu olmayan bir noktaya doğru gelmişiz.</p>

<p>Belediyemize ait 19 adet yeni araç: 10 tane yeni çöp kamyonu, 4 adet elektrikli araç, 4 adet iş makinesi, 1 adet minibüs ve böylelikle Odunpazarı Belediyesi ile Odunpazarı A.Ş.'nin toplamda 255 aracı olmuş oldu. Eğer bu araçları kiralamış olsaydık 2024 yılı fiyatlarıyla 431.503.200 TL para ödeyecektik. Biz ulaşım hizmetlerinde, tüm araçların yakıtı dahil 189.498.977 lira harcayarak Odunpazarı Belediyesini 242.004.223 lira 87 kuruş tasarrufa yöneltmiş olduk. Çok net ve bütçedeki o fazlalık da işte buradan çıkmış oluyor.</p>

<p>Her ay maksimum 128.149, minimum 95.000 litre arası yakıt harcıyoruz. Yani çok çalışıldığı zaman 140 küsur bin litre mazot harcıyoruz ve mazotun fiyatı her gün değişiyor, her ay değişiyor; yıl sonunda da geldiği nokta ortada. Yılda toplamda 1.429.300,95 litre mazot tüketmişiz, bunun karşılaştırmasını halkımız yapacaktır diye düşünüyorum. Kesintisiz ve verimli bir enerji sağlayabilmek için 21 hizmet binası birimimize elektrik kompanzasyonları panosu kurduk. 10 birimimizde ise kombi kazanlarına zamanlayıcı sistemler entegre ettik ve bu uygulamalarla enerji kayıplarını azalttık. Genel tasarruf oranımız yaklaşık %32, yıllık tasarruf potansiyelimiz 3.200.000 TL civarında oldu.</p>

<p>Fen işlerinde 1 yılda yol iyileştirme çalışmaları olarak; Sümer Mahallesi’nde 87.889 metrekare, 71 Evler’de 11.070 metrekare, Emek Mahallesi’nde 6.000 metrekare, Çankaya Mahallesi’nde 900 metrekare mekanik malzeme dökmek suretiyle 42.028 ton mekanik malzeme ve yol iyileştirmesi gerçekleştirdik. Sonuçta 105.859 metrekare alanda yol çalışması gerçekleştirdik. Kilit beton taş ve parke taş üretiminde genel anlamda 45.789 metrekare taşı ürettik. Yeni yol olarak 21.830 metrekare ve tamirat olarak da 10.679 metrekare taş üretmiş olduk. Alpu Belediyesine de protokol gereği, çünkü onlarla birlikte işletiyoruz bu makineyi, 5.554 metrekare kilit taş verdik.</p>

<p>Aşınma asfaltı ile yol ve tretuvar kaplama yapımı işlerinde de yine ciddi anlamda çalışan Fen İşleri Müdürlüğümüz elemanlarını tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum. 37 adet sokakta çalışma yapılmış; toplam asfalt serimi 80.390,44 metrekare olmuş. Yol yapımında kullanılan asfalt 17.251 ton, tretuvar yapımında kullanılan asfalt 4.839 ton ve tretuvar boyama yapımı işi, bisiklet yolu boyama işi ve bordür işi olmak üzere de 30.703,72 metrekare gerçekleştirilmiştir.</p>

<p>Gemini şunu dedi:<br />
Asfalt çalışmalarında 104.004 m² alanda yama yapıldı. Tretuvar ve parke döşeme işlerinde gerçekleştirilen miktarlar toplamda 10.679 m² oldu.</p>

<p>Diğer önemli faaliyetlerimizi fen işleri ile ilgili sayarsak; karla mücadelede 300 ton tuz kullanıldı, su baskını müdahale çalışmaları yapıldı. Metruk ve riskli yapı toplamda 68 adet, kazı ruhsatı 1.773 adet, inşaat, bakım ve onarım hizmet binaları ve muhtarlık, parklar, kreşler gibi pek çok konuda çalışmalar yapıldı.</p>

<p>Bu yıl, 2025 yılında başarılı hizmetlerimizden birisi olan tekstil atölyemizi Tekstil Üretim ve Tasarım Merkezi olarak yeniledik. Hem kendi ihtiyaçlarımızı karşıladık hem de şu listede gördüğünüz belediyelerin tekstil ihtiyaçlarını karşılamak suretiyle gelir de elde ettik. Yine tekstil atölyemizde Türkiye Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen organizasyonda örnek kaynak yaratma modeli olarak Türkiye genelinde en iyi 7 projeden birisi olarak ilan edildik. Arkadaşlarımız Ankara’da gerekli sunumları yaptı ve bu da Odunpazarı’na ayrıca bir güven sağladı.</p>

<p>Halk merkezlerimiz her yıl yapmış olduğumuz çalışmalarla devam ediyor. 17 mahallede 18 halk merkezimiz var ve Seramik Park Merkezi’nde de bir kurs merkezimiz var. 220 branşta 615 grup atölye çalışması yapıldı. Halk merkezlerimizden aktif olarak 9.794 kişi eğitim almış. Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’nde ise 9 grupta 4 branşta 109 kursiyer eğitim almış.</p>

<p>Kadınların arkadaşları ve çocuklarıyla birlikte vakit geçirdikleri, tüm özel günleri kutlayabildikleri hanım evlerinde 5.000 adet etkinlik yapıldı. Bu hanım evleri, bildiğiniz imece usulünün bir benzerini İMECE evlerimizde gerçekleştirmiş.</p>

<p>Halk Market ve Aşevi; paranın ve kredi kartının geçmediği Halk Marketimizde her ay 1.133 farklı aile alışveriş yapmış. Yeni anne baba olan hemşehrilerimize destek olmak için 461 aileye Hoş Geldin Bebek paketi, 850 aileye yazlık ve kışlık kıyafet, 800 öğrenciye okul çantası ve kırtasiye yardımı yapılmış. 200 ailenin ilkokula giden öğrencilerine beslenme paketi yardımında bulunuyoruz. Bunu şunun için yapıyoruz; pek çok öğrencimizin okula maalesef yiyecek götüremediğini, orada alışveriş yapacak gücü bulamadığını bildiğimiz için bunu ailelerine teslim etmek suretiyle evden çantasına koymak ve çocuğu mahcup etmemek üzere kurgulanan bir sistemle gerçekleştiriyoruz.</p>

<p>Odunpazarı Belediyesinin en önemli işlerinden birisi kreştir. 18 kreşimiz var; bunun 9'u tam zamanlı, 1'i yarı zamanlı ve 8'i de oyuncak kütüphanesi olmak üzere bir yıl boyunca 1.868 çocuğumuza hizmet vermişiz. Bu arada Eskişehir’de kreş ihtiyacı olan çocuk sayısı en az 45.000. Devletin ve özel sektörün tüm kreşlerinin toplamında kreş eğitimi alan çocuk sayısı da 4.000 civarında, bunun bilinmesinde yarar var.</p>

<p>Danışmanlık hizmetleri ve diğer eğitimlerimiz aynen devam ediyor. Kadın, ergen ve çocuk eğitimi, psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanılmış. Psikologlarımız tarafından 1.680 erkeğe kadına karşı şiddet erkek eğitimi, 1.470 kadına farkındalık ve güçlendirme eğitimi verilmiş. Acıbadem Hastanesi ile iş birliği halinde birtakım etkinlikler ve 6 adet de Kulağınıza Küpe Olsun Atölye çalışmaları düzenlemişiz.</p>

<p>OKEP Odunpazarı Belediyesi Kadın El Sanatları Pazarı’nda yine kadınlarımız çalışmaya devam ediyor. 497 kadın satış yapıyor; 2025 yılında OKEP mağazalarında yapılan satışın toplam cirosu 1.234.190 TL.</p>

<p>Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezimizde bir yılda 488 özel gereksinimli çocuğumuz hizmet almış. Eskişehir Sinema Derneği ve Eskişehir Barosu iş birliğiyle Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezimizde Kamera Benimle Kısa Film Atölyesi düzenledik. Eskişehir Film Ofisi tarafından çekilen Görevimiz Sandık filmiyle Hasan Polatkan Kültür Merkezinde düzenlenen gala gecesiyle izleyiciyle buluştuk.</p>

<p>Odunpazarı'nda yalnız değilsiniz çünkü Sağlık Odunpazarı Belediyesi ile evinizde projemiz kapsamında 294 vatandaşımızın ev temizliği yapıldı. Evde banyo ve kişisel bakım hizmetinden engelli, yaşlı ve hasta 902 vatandaşımız hizmet aldı. Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi Vadişehir Mahallemizde 55 yaş ve üzeri kıdemli vatandaşlarımızın yaşadığı Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezimize özellikle ağır bakım gereksinimi olan yaşlılar için yapılan müracaatların fazla olması nedeniyle kapasite artışına gidilmiş, bu kapsamda toplamda kapasite 135'ten 156 yatak kapasitesine çıkarılmıştır. Şu anda 101 yaşlının bakımı sağlanmakta olup bunlardan 41'i geriatri biriminde ağır bakım yaşlısı olarak hizmet almaktadır ama ne yazık ki üç yıldır doktor alamadık.</p>

<p>Her yaşta spor, her yerde Odunpazarı şiarıyla başladığımız spor çalışmalarında Ceren Özdemir Gençlik Merkezinde 19 branşta 775 kişi, Emek Gençlik Merkezinde 57 branşta 1294 kişi yararlandı. Yaz spor okullarında basketbol, futbol, voleybol, tenis, temel jimnastik, yüzme, tekvando dallarında 902 sporcu eğitim aldı. Kış okullarında da basketbol, futbol, voleybol, temel jimnastik ve atletizm dallarında 154 sporcumuz düzenli olarak eğitim alıyor.</p>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Tepebaşı Belediyesi iş birliğiyle düzenlediğimiz Plaj Voleybolu Şenliği'nde 32 takım 160 sporcu yer aldı. Her yaşta spor Odunpazarı Belediyesi ev sahipliğinde ve Eskişehir Otomobil Sporları Kulübü ESOK iş birliğiyle devam ediyor. Odunpazarı ESOK Ralli 2025 Eskişehir'in farklı alanlardaki etaplarının ardından tamamlandı. 2025 FIA Avrupa Ralli Kupası 9. ve Türkiye Ralli Şampiyonası 5. ayağı olan organizasyon ödül törenine son buldu.</p>

<p>2025 yılında ikincisini düzenlediğimiz Odunpazarı Belediyesi Şükrü Saban Yol Koşusu'na her yaştan 500 sporcu katıldı. 25-26 Nisan'da üçüncüsünü gerçekleştireceğiz. Odunpazarı Meydanı'nda gerçekleştirdiğimiz Odunpazarı Oryantiring Yarışı'na 28 farklı kategoride yaklaşık 400 sporcu katıldı. Hasan Doğan Spor Kompleksinde eski futbolculara ve teknik direktör Süreyya Özkefe anısına düzenlediğimiz bir turnuvada 300 sporcu katıldı.</p>

<p>5-19 Mayıs 2025 tarihlerinde Kent Ormanı'nda kortlarda Atatürk Kupası Tenis Turnuvası'nda 70 sporcu; kadınlar için Gökmeydan Spor ve Dans Merkezi, Emek Spor ve Dans Merkezi, Yılmaz Büyükerşen Spor ve Dans Merkezi, Büyükdere Spor ve Dans Merkezi, Erdal İnönü Spor ve Dans Merkezi, Selami Vardar Spor ve Dans Merkezi ile Kadir Akkaş Spor ve Dans Merkezlerinde pilates, step aerobik, dans, yoga ve birçok çalışma düzenledik. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, 19 Mayıs Spor Şenliği düzenlenerek ciddi anlamda bir katılım sağladık.</p>

<p>Bu kapsamda her yıl düzenlediğimiz 3D Gençlik Festivali tekrarlandı ve Kanlıkavak Parkı'nda sabah sporu, City Spor Kompleksinde hentbol, Mehmet Terzi Kompleksinde voleybol turnuvası düzenlendi. 16 takımın katılımıyla Kanlıkavak'ta 3'e 3 basketbol turnuvası düzenlendi.</p>

<h2>Gemini şunu dedi:</h2>

<p>Tepebaşı Belediyesi iş birliğiyle çocuk ile ebeveynlerin çeşitli oyunlar eşliğinde eğlenerek iletişim kurup birlikte takım olmayı deneyimlemeleri ve kaliteli zaman geçirmeleri için 3. Ebeveyn Çocuk Etkinliği düzenlendi. Etkinliğe katılanlarla ciddi anlamda bir büyük sayıya ulaşmış olduk. Kültürle ilgili Odunpazarı'nda da tekrar eski işlerimize devamla 5 uluslararası festivalimiz her yıl kesintisiz devam ediyor. Ahşap Heykel Festivali, Cam, Seramik, Lületaşı ve 3D Gençlik Festivali olmak üzere bu festivaller devam edecek.</p>

<p>Stüdyo Odunpazarı, söyleyecek sözü olan, anlatacak hikayesi olan herkese açık. Konuşan bir Türkiye, demokratik bir Türkiye yaratabilmenin koşullarını zorlamaya çalışıyoruz. İmkanı olmayan bütün hemşerilerimizin kendini ifade edebileceği bir ortamı yarattık, bazı arkadaşlarımız bunu kullandı, biliyoruz. Sanatı herkesin uğraşabileceği bir noktaya taşıdık. Yılda 51 konser, 18 sergi, 3 söyleşi, 3 anma töreni, 5 açılış, 66 çeşitli etkinlikler gerçekleştirdik. 59 tiyatro oyunu ile sahneyi açtık ve izleyicilerimizle karşılaştık. Tiyatro Akademisi’nde 1430 gencimize drama eğitimi verdik.</p>

<p>Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde yürütülen eğitimlerde katılım sağlayan 100’den fazla öğrencimiz konservatuvar ve güzel sanatlar lisesine girmeye hak kazandı. Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezimizde açılan 17 farklı atölyeye 1109 kişi katıldı ve Gültepe’deki 75. Yıl Gelecek Atölyesi’nde 9 farklı atölye çalışması gerçekleştirdik. Yeni Yıl Pazarı her yıl olduğu gibi 2026’nın başında da kuruldu ve 7 gün boyunca yaklaşık 500.000 kişinin katılımıyla çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p>Hayvanlarımız sahipsiz değil. Veteriner İşleri Müdürlüğümüz 2025 yılında 2231 sokak hayvanını kısırlaştırdı. 2065 sokak hayvanına kuduz aşısı, 450 minik dostumuzu yeni yuvalarına kavuşturmak suretiyle sahiplendirme gerçekleştirildi; 4498 sokak hayvanının muayenesi ve tedavisi gerçekleştirildi. Arıköy’de hayat var dedik ve Arıköy’de 95 kursiyerimize 3 grup halinde toplamda 90 saatlik teorik eğitim, toplam 20 saat süre pratik eğitimle bal hasadını elde ettik ve 65 adet 500 gram kavanoz ürünlerini Halk Market’te halkımıza dağıttık. İlaçlama ve dezenfeksiyon işleri her yıl olduğu gibi 2025’te de devam etti. Toplamda 1608 ilaçlama ve dezenfeksiyon çalışması gerçekleştirildi. Burada 220 mahalle ve muhtarlıkta, köy konaklarında ayrı ayrı ilaçlamalar gerçekleşti.</p>

<p>Solucan Gübresi Üretim Tesisimiz biliyorsunuz uzun süredir devam ediyor. Bu yıl bütün hukuki prosedürler tamamlandı ve her türlü tescil ve izin haklarıyla beraber bu yıl 8 ton solucan gübresi ürettik; bunları paketleyip satış yapacak hale getirdik. Yeşil bir gelecek için yine Park Bahçelerimiz ciddi çalışmalar gerçekleştiriyor. 2025 yılında toplam 75.000 metrekare yeni park, yeşil alan ile ağaçlandırma alanı oluşturduk. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne özel Eskişehir’in Güçlü Kadınları Ormanı ve 8. Uluslararası Ahşap Heykel Festivali kapsamında da Umut Ormanı'nı oluşturduk.</p>

<p>300.000’den fazla mevsimlik çiçek, 32.000 adet süs bitkisi yetiştirdik. 191 sokakta ağaçlarla gelişmelere göre form verdik.</p>

<p>Üreten bir Odunpazarı Park ve Bahçeler Müdürlüğü çalışmalarına burada da devam etti ve bu süre içerisinde 358 bank, 34 piknik masası, 69 kamelya, 128 çöp kutusu, 75 köpek kulübesi, 22 kedi kulübesi üretti.</p>

<p>İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Çalışmaları Müdürlüğümüz eğitim, seminer ve farkındalık çalışmaları düzenledi. Çevre şenlikleri, temizlik hareketleri gerçekleştirdi. Eskişehir’de ilk olarak Sağlığı Geliştiren Belediye Belgesi (SAGÜB) belgesini Odunpazarı Belediyesi aldı. İklim değişikliği mücadelesinde kendi kaynaklarımızla geliştirdiğimiz kişisel karbon ve su ayak izi hesaplayıcısı ile vatandaşlarımızın günlük yaşamlarının çevresel etkilerini ölçmelerini sağladık.</p>

<p>Mesire alanlarımız Kocakır mesire alanı 2025 yılı içinde toplam 13.050 araç girişi ve yılda ortalama 50.000 yurttaşımızın yararlandığı bir alan oldu.</p>

<p>Temiz bir Odunpazarı dedik; 158.151 ton çöp, 725,70 ton pazar atığı, 3.417 ton tadilat atığı topladık. 2025 yılı sonu itibarıyla mobil atık getirme merkezi sayısı 15 oldu. 7 ayrı atık kategorisinden oluşan mobil atık getirme merkezlerinde cam, kağıt, karton, plastik, metal, elektrik ve elektronik atık, atık yağ ve atık piller geri kazanımı kapsamında değerlendiriliyor. 1.566 ton geri dönüşüm, 3.598 kilogram atık pil ve batarya, 7.937 kilogram bitkisel atık yağ, 950 kilogram elektronik eşya toplandı. 531 adet konteyner tankın tamir ve bakımı yapıldı. 235.300 kilogram atık giysi, 2.933 kilogram atık ilaç ve 320 kilogram floresan lamba toplamak suretiyle bu işimizi sürdürdük.</p>

<p>Temiz Odunpazarı’na devam ediyoruz. 2025 yılı içinde 3.394 cadde, 21.845 sokak ve 1.011 adet, 280.145 metrekare boş arsa temizliği, 3 adet çöp ev temizliği gerçekleştirildi. Bugün geldiğimiz noktada atık plastiklerden ürettiğimiz banklar ve kitap şeklinde karton atık kafesleri üretmek suretiyle bir çevreci belediye görüntüsünü gerçekleştirdik.</p>

<p>Karapınar’da yeni bir dönemi başlattık ve Karapınar Mahallesi’nde 3 blok ve 39 daireden oluşan bir inşaatı tamamlamak suretiyle modern bir dönüşümün nasıl olacağını ve o bölgeye nasıl örnek olacağını gösterdik. Bu aynı zamanda Odunpazarı Belediyesi Anonim Şirketi’nin gerçekleştirmiş olduğu bir inşaat oldu.</p>

<p>İş gücünü doğru yönlendirdik. Bununla şunu anlatmaya çalışıyorum; istihdam en büyük sorun, işsizlik en büyük sorun. Hasan Polatkan Kültür Merkezi’mizde iş arayanlar ile işverenleri bir araya getirerek bir istihdam ofisi çalışması gerçekleştirdik. Bu fuarda toplam 1.500 kişi katılım sağladı, 350 kişinin istihdamı gerçekleştirildi. Ama 2025 yılı boyunca toplamda 620 kişiye yeni iş olanağı sağladık. Bugüne kadar 18.000 iş başvurusu aldık.</p>

<p>Dijital belediyecilik sistemini geliştirdik. Bu sistemle artık personel takibimizin en küçük ayrıntısına kadar uygulaması gerçekleşti. Sabah mesai başlamasından itibaren saat saat çalışmalar, izinler, hastalık, sağlık, icra durumu, borç durumu her türlü bilgi kişisel dosya artık dijital hale geldi. Bunu rahatlıkla anlatabiliriz. Bu sistem Meclis Dergisi tarafından da 2025 yılında teknoloji ve inovasyon kategorisinde ödül aldı.</p>

<p>En önemli konulardan bir tanesi personelimizin huzur içinde, barış içinde çalışabilmesinin en büyük koşulu bu işin gerçekleşmesi. Bu nedenle ciddi sayıda eğitimler yaptık ve bu işle ilgili yıl içinde her göreve başlayan personelimizin eğitimini de gerçekleştirmiş olduk. Toplamda 2.162 eğitim sağladık.</p>

<p>Açık oto pazarı hizmetimiz bu yıl da devam ediyor. Yaklaşık 500 araçlık bir kapasitesi var ve 2025 yılı içerisinde otomobil pazarında 13.160 araç girişi gerçekleşmiş.</p>

<p>Afetlere karşı organizeyiz dedik ve Odunpazarı Arama Kurtarma Ekibimiz OBAK, yıl içinde 41 eğitim düzenledi. Bu eğitimlerde toplam 6.444 kişiye ulaştı. Şu an 158 gönüllü ile büyüyen bu ağ sayesinde mahalle mahalle afetlere karşı organize bir durumda olduğumuzu söyleyebilirim.</p>

<p>Çözüm odaklı belediyecilik anlayışımızla halk masamıza hemşehrilerimizden 9.285 istek ve şikâyet geldi. Halk masası personeli tarafından ilgili birimlere yönlendirilen istek ve şikâyetlerin 8.990 tanesi birimlerimiz tarafından çözüldü ve hemşehrilerimize olumlu dönüş yapıldı."</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/kazim-kurt-odunpazari-halkina-hesap-verdi-butce-bizim-degil-halkindir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/kazim-kurt-odunpazari-halkina-hesap-verdi-22butce-bizim-degil-halkindir22.jpg" type="image/jpeg" length="21299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir’de okul çevrelerine sıkı denetim; 386 kişi sorgulandı]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/eskisehirde-okul-cevrelerine-siki-denetim-386-kisi-sorgulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/eskisehirde-okul-cevrelerine-siki-denetim-386-kisi-sorgulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de 30 Mart-6 Nisan tarihleri arasında okul servisleri ve çevrelerinde güvenlik taraması yapıldı. 76 servisin kontrol edildiği denetimlerde 386 şahıs sorgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Valiliği koordinasyonunda İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından, 30 Mart ile 6 Nisan 2026 tarihleri arasında il genelinde okul servisleri ve okul çevrelerine yönelik denetimler gerçekleştirildi.</p>

<p>Yapılan çalışmalarda okul servis araçları ve sürücülerine yönelik kontroller ön plana çıktı. Denetimler kapsamında toplam 76 servis aracı ve şoförü kontrol edildi. Yapılan incelemelerde 2 servis aracı ve şoförünün kusurlu olduğu belirlendi.</p>

<p>Denetimlerin bir diğer ayağını okul çevreleri oluşturdu. Bu kapsamda ekipler, öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu alanlarda kontroller yaptı. Kahvehanelerde 47, market ve tekel bayilerinde 60, park ve bahçelerde ise 88 denetim gerçekleştirildi.</p>

<p>Ayrıca okul çevrelerinde yapılan uygulamalarda toplam 386 kişiye yönelik sorgulama yapıldı. Denetimlerin, öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla farklı noktalarda sürdürüldüğü bildirildi.</p>

<p>İl genelinde yürütülen bu çalışmaların belirlenen tarihler arasında planlı şekilde devam ettiği ve farklı birimlerin koordinasyonuyla gerçekleştirildiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/eskisehirde-okul-cevrelerine-siki-denetim-386-kisi-sorgulandi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/eskisehirde-okul-cevrelerine-siki-denetim-386-kisi-sorgulandi.jpg" type="image/jpeg" length="92137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir’de minikler kitapların dünyasıyla buluştu]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/eskisehirde-minikler-kitaplarin-dunyasiyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/eskisehirde-minikler-kitaplarin-dunyasiyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Kütüphaneler Haftası’nı Kentpark Sosyal Kütüphane’de düzenlenen özel etkinliklerle kutladı. Minikler, atölye çalışmalarıyla kitapların dünyasını keşfetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Kütüphaneler Haftası’nı 2026 Eskişehir Yılı kapsamında çocuklara yönelik etkinliklerle kutladı. Kentpark Sosyal Kütüphane’de düzenlenen programlarda çocuklar kitaplarla iç içe bir hafta geçirdi.</p>

<p>Belediye tarafından yapılan paylaşımda, “Sosyal Kütüphane’de kitaplarla dolu bir hafta” ifadesine yer verildi. Açıklamada, “Kütüphaneler Haftası’nı, 2026 Eskişehir Yılı’na yakışır şekilde çocukların neşesi ve kitapların dünyasıyla kutladık” denildi.</p>

<p>Etkinlikler kapsamında Es Çocuk Evi ve Bizim Çocuk Evi’nden gelen çocuklar farklı çalışmalara katıldı. Atölye çalışmalarında çocuklar yeni şeyler öğrenirken, düzenlenen etkinliklerde birlikte vakit geçirdi. Açıklamada bu sürece ilişkin, “Es Çocuk Evi ve Bizim Çocuk Evi’nin minikleri; atölyeler, etkinlikler ve buluşmalarla hem öğrendi hem eğlendi” ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kentpark Sosyal Kütüphane’de gerçekleştirilen programlar, sadece kitap okuma ile sınırlı kalmadı. Çocuklar burada bir araya gelerek yeni arkadaşlıklar kurdu ve farklı deneyimler yaşadı. Belediye açıklamasında, “Kentpark Sosyal Kütüphane bu hafta boyunca yalnızca bir okuma alanı değil, çocukların hayal kurduğu ve keşfettiği bir buluşma noktası oldu” denildi.</p>

<p>Bir hafta süren etkinliklerde çocukların kütüphane ile daha yakın bağ kurduğu gözlendi. Program boyunca yapılan etkinlikler, çocukların hem öğrenmesini hem de birlikte zaman geçirmesini sağladı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/eskisehirde-minikler-kitaplarin-dunyasiyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/eskisehirde-minikler-kitaplarin-dunyasiyla-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="46099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir’de kampüs girişinde çorba desteği]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/eskisehirde-kampus-girisinde-corba-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/eskisehirde-kampus-girisinde-corba-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Eskişehir Gençlik Kolları, Anadolu Üniversitesi önünde öğrencilere sıcak çorba ikram etti. İl Başkanı Talat Yalaz’ın da katıldığı etkinliğe öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir'de Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü önünde sabah saatlerinde hareketlilik yaşandı. CHP Eskişehir Gençlik Kolları tarafından kampüs girişinde kurulan stantta, derslerine gitmek için yola çıkan üniversite öğrencilerine sıcak çorba dağıtımı yapıldı. Soğuk havada gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, ikram edilen çorbalara yoğun ilgi gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik kapsamında hazırlanan çorbalar, sabah erken saatlerden itibaren öğrencilere sunuldu. Kampüse giriş yapmaya hazırlanan çok sayıda öğrenci stant önünde durarak çorba aldı. Kısa sürede oluşan yoğunluk dikkat çekerken, dağıtımın düzenli şekilde sürdürüldüğü görüldü.</p>

<p>Çorba dağıtımına CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz da katıldı. Talat Yalaz, stantta gençlik kolları üyeleriyle birlikte öğrencilere çorba ikram etti. Etkinlik boyunca öğrencilerle sohbet eden Talat Yalaz, gençlerin taleplerini dinledi.</p>

<p>Sıcak çorba alan üniversite öğrencileri ise yapılan ikramdan memnun olduklarını belirtti. Öğrenciler, özellikle sabah saatlerinde yapılan bu tür desteklerin kendileri için önemli olduğunu ifade ederek teşekkür etti. Kampüs önünde bir süre devam eden çorba dağıtımı bir süre sonra sona erdi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/eskisehirde-kampus-girisinde-corba-destegi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/eskisehirde-kampus-girisinde-corba-destegi.jpg" type="image/jpeg" length="94354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir’de 232 noktada sıkı denetim; Aranan şahıslara geçit yok]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/eskisehirde-232-noktada-siki-denetim-aranan-sahislara-gecit-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/eskisehirde-232-noktada-siki-denetim-aranan-sahislara-gecit-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de 30 Mart-6 Nisan tarihleri arasında düzenlenen operasyonlarda, çeşitli suçlardan aranan 54 kişi dâhil toplam 110 şahıs yakalanarak adalete teslim edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Valiliği koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından aranan şahıslara yönelik yürütülen çalışmaların sonuçları açıklandı. 30 Mart ile 6 Nisan 2026 tarihleri arasında il genelinde gerçekleştirilen uygulamalarda çok sayıda kişi yakalandı.</p>

<p>Paylaşılan verilere göre, kent genelinde 232 farklı uygulama noktasında denetim yapıldı. Bu çalışmalarda toplam 995 görevli personel yer aldı. Yapılan denetimler kapsamında çeşitli suçlardan aranan 54 kişi tespit edildi.</p>

<p>Yakalanan kişiler arasında farklı sürelerde aranması bulunan şahıslar da yer aldı. Buna göre 5 yıla kadar aranan 51 kişi, 5 ila 10 yıl arasında aranan 3 kişi ve 10 yıl ve üzeri süredir aranan 2 kişi yakalandı. Toplamda ise 110 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Denetimlerin, il genelinde farklı noktalarda eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği ve çalışmaların belirlenen tarihler arasında yoğun şekilde sürdürüldüğü ifade edildi. Yapılan uygulamalarda görev alan ekiplerin koordineli şekilde hareket ettiği aktarıldı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/eskisehirde-232-noktada-siki-denetim-aranan-sahislara-gecit-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/eskisehirde-232-noktada-siki-denetim-aranan-sahislara-gecit-yok.jpg" type="image/jpeg" length="12122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anıl Yüksel: "Üniversiteler ticarethane, öğrenciler müşteri değildir"]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/anil-yuksel-universiteler-ticarethane-ogrenciler-musteri-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/anil-yuksel-universiteler-ticarethane-ogrenciler-musteri-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anıl Yüksel, Eskişehir’deki öğrenci yurtlarında yaşanan beslenme ve barınma sorunlarına tepki gösterdi. Yüksel, gençlerin insani olmayan koşullara mahkûm edilmesini eleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Daha 10 gün önce kamuoyuna açıkça ifade etmiştik. Anadolu Üniversitesi yemekhanesinde yemekten kurt çıktığını, Mükrime Hatun Öğrenci Yurdu’nda son tüketim tarihi geçmiş, küflenmiş gıdaların öğrencilere satıldığını, yurtlarda tahtakurularının ve farelerin cirit attığını, öğrencilerin soğuk odalarda ve kısıtlı sıcak suyla yaşamaya mahkûm edildiğini anlatmıştık.</p>

<p>Yetkilileri uyarmış, sorumluluk almaya davet etmiştik. Ama bugün görüyoruz ki bu uyarılar dikkate alınmamış, çağrımız yok sayılmıştır.</p>

<p>Bugün burada olmamızın sebebi, vize haftasında sınavlarına giren öğrenci arkadaşlarımızın aç kalmaması için bir tas çorba ikram etmekti.</p>

<p>Ancak dün aldığımız bilgilerle Gündüzalp Öğrenci Yurdu’nda da yemekten böcek çıktığını, öğrencilerin hâlâ soğuk odalarda kaldığını ve sıcak suya erişemediğini öğrenmiş bulunuyoruz.</p>

<p>Dün ortaya çıkan görüntüler açıkça göstermektedir ki bu yaşananlar ne münferittir ne de tesadüftür.</p>

<p>Bu tablo, sorumluluk almayanların, denetim yapmayanların, hesap sormayanların yarattığı bir tablodur.</p>

<p>Ne yazık ki bu ilk değildir. Ve bu anlayış devam ettiği sürece son da olmayacaktır.</p>

<p>2020 yılında üniversite öğrencisi arkadaşımız Sibel Ünli, içinde bulunduğu ağır ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle yaşamına son verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2023 yılında ihmaller zinciri sonucu yaşanan asansör kazalarında genç arkadaşlarımızı kaybettik.</p>

<p>Her yıl binlerce üniversite öğrencisi, ekonomik yetersizlikler nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalıyor.</p>

<p>Bugün üniversiteler ve yurtlar, gençlerin yuvası olmaktan çıkmış, adeta çileye dönüşmüş durumdadır.</p>

<p>Karşımızda basit ihmaller yoktur. Karşımızda yapısal ve kurumsal bir çöküş vardır.</p>

<p>Üniversite ve yurt yönetimleri bu sorunları çözmek yerine görmezden gelmekte, öğrencilerin en temel haklarını dahi sağlayamamaktadır.</p>

<p>Çünkü bu düzen öğrenciyi yurttaş olarak değil, müşteri olarak görmektedir. Çünkü bu anlayış, maliyetleri düşürmeyi insan onurunun önüne koymaktadır.</p>

<p>Buradan açıkça söylüyoruz. Üniversiteler ve yurtlar ticarethane, öğrenciler ise müşteri değildir.</p>

<p>Eğer ilk yaşanan olaylarda sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmış olsaydı, eğer denetimler gerçekten yapılmış olsaydı, eğer kamu sorumluluğu ciddiyetle yerine getirilmiş olsaydı, bugün burada aynı utanç verici olayları konuşuyor olmazdık.</p>

<p>Bu nedenle altını çizerek ifade ediyoruz. Bu tablo yalnızca bir idari zafiyet değildir. Bu tablo, siyasi ve ekonomik bir tercihin sonucudur ve biz bu tercihi reddediyoruz.</p>

<p>Buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Barınma ve beslenme bir ayrıcalık değil, en temel haktır.</p>

<p>Üniversite öğrencisi arkadaşlarıma sesleniyorum. Size reva görülen bu sefalete, bu çileye katlanmak zorunda değilsiniz.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Gençlik Örgütleri olarak, gençlerin sağlıksız koşullara mahkûm edilmesine, ihmallerle sağlıklarının riske atılmasına, sorunlarının görmezden gelinmesine asla sessiz kalmayacağız. Bu sorunların takipçisi olacağız.</p>

<p>Öğrenci arkadaşlarımız insani koşullarda yaşayana kadar geri adım atmayacağız.</p>

<p>Ve şunu herkes bilsin. Bu bozuk düzen, gençleri yoksulluğa, güvencesizliğe ve umutsuzluğa mahkûm eden bir düzendir. Ama biz bu düzeni kabul etmiyoruz.</p>

<p>İnsanın en temel hakkı onurlu, sağlıklı ve güvenli bir yaşam sürmektir.</p>

<p>Hiçbir öğrenci aç kalmak, sağlıksız beslenmek zorunda değildir. Hiçbir genç soğuk odalarda yaşamaya mecbur değildir.</p>

<p>Biz, insan onuruna yakışır bir yaşamı savunuyoruz. Eşit, adil ve insanca bir düzen kurulana kadar mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/anil-yuksel-universiteler-ticarethane-ogrenciler-musteri-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/anil-yuksel-22universiteler-ticarethane-ogrenciler-musteri-degildir22.jpg" type="image/jpeg" length="78737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1’inci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü 7 işçi alacak]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/1inci-hava-bakim-fabrika-mudurlugu-7-isci-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/1inci-hava-bakim-fabrika-mudurlugu-7-isci-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1’inci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü, Eskişehir’de 7 işçi istihdam edecek. TMY ve engelli statüsündeki alımlar için başvurular İŞKUR’dan. Kura ise 29 Nisan 2026’da.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1’inci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü tarafından yapılacak işçi alımına ilişkin detaylar paylaşıldı. Eskişehir’de gerçekleştirilecek alım kapsamında farklı statülerde toplam 7 kişinin istihdam edileceği bildirildi. Alım sürecine ilişkin şartlar ve başvuru kriterleri de açıklandı.</p>

<p>Açıklanan bilgilere göre, alım yapılacak kadrolar “Genel Alan Temizleme Görevlisi ve Meydancı” olarak belirlendi. Bu kapsamda 6 kişi, terörle mücadele sırasında yaralanan ancak malul sayılmayan kişiler arasından alınacak. 1 kişi ise engelli statüsünde istihdam edilecek.</p>

<p>Başvuru şartlarında eğitim düzeyi ilkokul mezunu olmak olarak açıklandı. Adayların 18 ile 35 yaş aralığında olması gerekiyor. Çalışma yeri Eskişehir olarak belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Terörle mücadele kapsamında başvuru yapacak adaylar için belirli yasal düzenlemelere atıf yapıldı. Buna göre, askerlik hizmeti sırasında ilgili kanunlar kapsamında yer alan ve terör olaylarının etkisiyle yaralanan, ancak malul sayılmayan kişilerin başvuru yapabileceği ifade edildi. Bu durumun sağlık raporu ve komutanlık yazısı ile belgelenmesi gerektiği bildirildi.</p>

<p>Engelli kadrosu için başvuracak adayların ise doğuştan ya da sonradan oluşan bedensel, zihinsel veya ruhsal durumları nedeniyle günlük yaşamda desteğe ihtiyaç duyan kişiler olması gerekiyor. Adayların en az yüzde 40 oranında engelli olduğunu sağlık kurulu raporu ile belgelemesi şartı aranıyor.</p>

<p>Başvuruların İŞKUR üzerinden yapılacağı bilgisi paylaşıldı. Adayların e-Devlet, esube.iskur.gov.tr adresi, Alo 170 hattı ve İŞKUR Mobil uygulaması üzerinden başvurularını gerçekleştirebileceği belirtildi.</p>

<p>Alım sürecinde kura yöntemi uygulanacak. Kura tarihinin 29 Nisan 2026 olduğu duyuruldu. Kura sonucuna göre belirlenen adayların işe alım sürecine dahil edileceği ifade edildi.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/1inci-hava-bakim-fabrika-mudurlugu-7-isci-alacak</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/1inci-hava-bakim-fabrika-mudurlugu-7-isci-alacak.jpg" type="image/jpeg" length="11166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Onur Güneş Çakır’dan play-off mesajı: "Bu takım herkesi yenerek üst lige çıkar"]]></title>
      <link>https://www.net26.com.tr/onur-gunes-cakirdan-play-off-mesaji-bu-takim-herkesi-yenerek-ust-lige-cikar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.net26.com.tr/onur-gunes-cakirdan-play-off-mesaji-bu-takim-herkesi-yenerek-ust-lige-cikar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Onur Güneş Çakır, 4-0'lık Kütahyaspor galibiyetini değerlendirdi. Takımın ligin en iyisi olduğunu vurgulayan Çakır, taktik disiplin ve play-off hedeflerine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>4-0 kazanılan Kütahyaspor maçı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Eskişehirspor Yardımcı Antrenörü Onur Güneş Çakır şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu ligde en iyi takım olduğumuzu her zaman söyledik. Bugün çocuklarımız bunu bir kez daha gösterdi. Harika bir atmosfer vardı ve bütün şehir bütünleşti. Biz de maça çok iyi hazırlanmıştık ve bunu sahaya yansıttık. Oyuncularımız büyük bir özveri ve fedakârlıkla oynadı, hepimize müthiş bir gün yaşattı. Hepsine teşekkür ediyoruz.</p>

<p>Daha gerçekçi bir tabloya bakarsak, önümüzde bir play-off süreci olacak gibi görünüyor. Sonuna kadar şampiyonluğu kovalayacağız ancak mevcut durum bu. Bu takımın play-off’tan da herkesi yenerek çıkabileceğini bugün bir kez daha tüm ülkeye, şehre ve camiaya gösterdik. İnşallah sezon sonunda bir üst lige çıkacağız ve şampiyon olacağız.</p>

<p>İyi bir analiz ekibimiz var. Kütahyaspor’un bütün maçlarını izledik. Zayıf yönlerini belirledik. Daha önce orada çalışmış arkadaşlarımızın da katkısıyla bu bilgileri oyuncularımıza aktardık. Onlar da hem taktik disipline hem de hocanın söylediklerine bağlılıklarını sahada gösterdi. Hocanın tribünde olması bizim için fark oluşturmaz; onun ruhu her zaman bizimle. Bugün de bunun oyuncular üzerinde olumsuz bir etkisini görmedik. Hoca her zaman bizimle ve oyuncular da bunu sahaya yansıttı.</p>

<p>Kütahyaspor iyi bir seri yakalamıştı, biz de aynı şekilde iyi bir seri yakaladık. Sürekli kazanarak rakibin kaybetmesini beklemek zor bir durum. Onların kaybetmemesi bizi biraz zorladı. Ancak bugün bir kez daha söylüyorum: Gerçek şampiyonun ve en iyi takımın kim olduğunu herkese gösterdik. Sezon sonunda bunu kupayla taçlandırmak istiyoruz.</p>

<p>Oyuncularımızın sahadaki yerleri zaman zaman değişebilir ancak oyun anlayışımız değişmez. Eskişehirspor her zaman kazanmak için oynar. Nerede ve kime karşı oynarsa oynasın, Eskişehirspor forması sahaya kazanmak için çıkar. Az önceki soruya da bu çerçevede cevap vereyim: Christopher Jakob Aydemir’in sağ kanatta başlaması, rakibin sol tarafındaki eksikliklerin analiz edilmesi sonucunda alınmış bir karardı. Attığı gollerle de bunun doğru bir tercih olduğunu gösterdi. Nitekim 25. dakikadan sonra rakip sol beklerini değiştirmek zorunda kaldı.</p>

<p>Batuhan Doğrukıran, Christopher Jakob Aydemir, Akın Akman, İsmail Kulet ve Bünyamin Dalkılıç gibi çok önemli hücum oyuncularına sahibiz. Bu oyuncuların hangisi nerede oynarsa oynasın takıma katkı sağlar ve maçı kazandırır. Bunu bir kez daha gösterdiler. Batuhan’ın geçen hafta sonradan oyuna girmesi de taktiksel bir tercihti. Bazı oyuncuları hamle oyuncusu olarak kullanıyoruz.</p>

<p>Mustafa İnan ise bir süre cezası nedeniyle aramızdan ayrı kalmıştı ancak son dönemde formunu yükseltti. Ozan İsmail Koç’un cezalı duruma düşmesinin ardından bugün forma şansı buldu ve bu fırsatı çok iyi değerlendirdi. Şu anda Ozan İsmail Koç, Mustafa İnan, Tayfun Tatlı, Kaan Baysal ve Hasan Şen gibi önemli oyuncular arasında bir tercih yapmak zorundayız. Bu da bizim için tatlı bir rekabet oluşturuyor.</p>

<p>Her zaman en doğru kadroyla sahaya çıkmaya ve doğru hamleleri yapmaya çalışacağız. Şu anda her şey iyi gidiyor. İnşallah sezon sonuna kadar bu istikrarı sürdürür ve kupayı bu şehre getiririz.”</p></p>]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR HABER</category>
      <guid>https://www.net26.com.tr/onur-gunes-cakirdan-play-off-mesaji-bu-takim-herkesi-yenerek-ust-lige-cikar</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://net26comtr.teimg.com/crop/1280x720/net26-com-tr/uploads/2026/04/onur-gunes-cakirdan-play-off-mesaji-22bu-takim-herkesi-yenerek-ust-lige-cikar22.jpg" type="image/jpeg" length="88244"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
