Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl deprem konusu ve Eskişehir’deki riskli yapılarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de deprem konusunda yeni bir kurumsal yapıya ihtiyaç olduğunu söyleyen Fesih Bingöl, bu konuda uzun süredir aynı çağrıyı yaptıklarını ifade etti.
Türkiye’de depremle ilgili çalışmaların daha güçlü bir yapı altında yürütülmesi gerektiğini belirten Fesih Bingöl, “Maalesef Türkiye’de öteden beri ifade ettiğimiz önemli bir gerçek var. Türkiye’de mutlaka Doğal Afetler ve Deprem Bakanlığı kurulmalıdır. Ayrıca bir Deprem Konseyi oluşturulmalıdır” dedi.
Deprem konusunda bilim insanlarının farklı açıklamalar yapmasının toplumda karışıklık oluşturduğunu dile getiren Fesih Bingöl, bu durumun ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Fesih Bingöl, “Maalesef şu anda Türkiye’deki profesörler bu konuda farklı görüşler dile getiriyor. Bu da Türk toplumunun hem moralini bozuyor hem de geleceğe yönelik panik yaratıyor. Bu durum ortadan kaldırılmalıdır. Profesörler bir araya gelip Türkiye’nin deprem riskini ve olabilecek deprem şiddetini tespit etmeli, buna yönelik bir fikir birliği sağlamalıdır” ifadelerini kullandı.
Deprem konusunda toplumda bir bilinç oluşturulmasının önemli olduğunu vurgulayan Fesih Bingöl, bu çalışmaların devlet düzeyinde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Fesih Bingöl, “Türkiye’de bir deprem kültürü oluşturulması için bakanlık düzeyinde bir çalışmanın başlatılması daha yerinde olurdu. Bu daha önemlidir” dedi.
Eskişehir’de yaşanabilecek deprem büyüklüğü konusunda da değerlendirme yapan Fesih Bingöl, şehirde yapılan bazı çalışmalara dikkat çekti. Daha önce İnşaat Mühendisleri Odası ile birlikte incelemeler yaptıklarını belirten Fesih Bingöl, “Biz daha önce de ifade ettik. Eskişehir’de 6 - 6 buçuktan daha büyüklükte depremler olmaz. Çok net söylüyorum. Buna yönelik daha önce İnşaat Mühendisleri Odası ile birlikte çalışmalar yaptık. Biz de bu konuda katkı sunduk” dedi.
Şehirde bazı yapıların ciddi risk taşıdığını ifade eden Fesih Bingöl, risk altındaki konut sayısını da açıkladı. Fesih Bingöl, “Şu anda Eskişehir’de bizim tespit ettiğimiz kadarıyla yaklaşık 5 bin konut ciddi risk altında. Bu da yaklaşık 15 bin kişiyi etkileyebilecek bir tabloyu ortaya koyuyor” diye konuştu.
Kentsel dönüşüm konusuna da değinen Fesih Bingöl, geçmiş yıllarda alınan bazı kararları hatırlattı. 2013 yılında Eskişehir’de bazı mahallelerin riskli alan ilan edildiğini belirten Fesih Bingöl, şu ifadeleri kullandı. “Bundan daha da önemlisi başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. 26 yıldır Eskişehir’de kentsel dönüşüm yapılmıyor gibi ifadeler kullanılıyor. Ancak 2013 yılında Eskişehir’in Gündoğdu Mahallesi ve Sanayi Çarşısı da dahil olmak üzere 8 mahallesi riskli alan ilan edildi. O dönem AK Parti’nin Odunpazarı Belediye Başkanı görevdeydi. Peki neden bu dönüşüm gerçekleştirilmedi. Bunu da sormak gerekir.”
Deprem hazırlığının sadece kurumların değil toplumun tamamını ilgilendirdiğini söyleyen Fesih Bingöl, deprem öncesi ve sonrası için yapılması gereken çalışmaların önemine değindi. Fesih Bingöl, “Artık bu konu sadece belediyeleri ya da hükümeti değil toplumu ilgilendiren bir meseledir. Toplumsal bilinç oluşmalıdır. Deprem öncesi anı ve sonrası için alınması gereken önlemler vardır. Ancak şu an Türkiye’nin depreme hazır olmadığını İstanbul’un da hazırlıksız olduğunu hepimiz biliyoruz” dedi.
Eskişehir’de riskli bölgelerin bilindiğini ifade eden Fesih Bingöl, ilgili kurumların harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Fesih Bingöl, “Eskişehir özelinde konuşacaksak riskli bölgelerin nereler olduğu net şekilde bilinmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu konuda harekete geçmelidir” ifadelerini kullandı.
Şehirde yapılabilecek dönüşüm çalışmaları hakkında da konuşan Fesih Bingöl, ada bazında yapılacak çalışmaların önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Fesih Bingöl, “Eskişehir’de ada bazında emsal ve kat artışıyla birlikte hem konut ihtiyacı karşılanabilir hem de depreme dayanıklı binalar üretilebilir. Bu mümkündür” dedi.
Kat artışı konusundaki tartışmalara da değinen Fesih Bingöl, altyapının güçlendirilmesi halinde bunun mümkün olabileceğini söyledi. Fesih Bingöl, “Şehir plancılarının bazı çekinceleri var. Nüfus yoğunluğu artar endişesiyle kat artışına sıcak bakmıyorlar. Ben bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Altyapıyı güçlendirebilirsiniz. Bu bir süreçtir ve başlatılmalıdır” diye konuştu.
Binaların zeminle ilişkisine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Fesih Bingöl, denetimin ve kaliteli malzemenin önemine vurgu yaptı. Fesih Bingöl, “Beklenen İstanbul depremi midir değil midir tartışılır. Ancak bina zemin ilişkisi doğru kurulmalıdır. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği uygulanmalıdır. İyi bir denetim yapılmalıdır. Kaliteli malzeme kullanılmalıdır” dedi.
Şehirlerde kat sayısının sadece zemine bakılarak belirlenemeyeceğini söyleyen Fesih Bingöl, bazı bölgelerde farklı sonuçların ortaya çıkabileceğini belirtti. Fesih Bingöl, “Çok net söylüyorum. Cadde kenarlarında 7 8 katlı binalar var hemen arkasında 3 4 katlı yapılar oluyor. Bu sadece zeminle açıklanamaz. Rezonans dediğimiz bir olay var. Bazı yerlerde 8 kat yaparsanız bina yıkılmaz ama bazen aynı yerde 4 kat yapmanız gerekir” ifadelerini kullandı.
Bilim insanlarının depremle ilgili farklı değerlendirmelerine de değinen Fesih Bingöl, bu konuda iki farklı görüşün bulunduğunu belirtti. Fesih Bingöl, “Mesela bir profesör Şener Üşümezsoy bu beklenen İstanbul depremidir diyor. Diğer taraftan Naci Görür hayır değil diyor. Benim gönlüm Şener Üşümezsoy’un söylediğine yakın olsa da Naci Görür’ün uyarılarını da görmezden gelemeyiz. Çünkü yüzde 1’lik bir ihtimal bile çok büyük sonuçlar doğurabilir” dedi.
İstanbul’da yaşanan bir olay üzerinden iletişim altyapısına da değinen Fesih Bingöl, yakınlarına ulaşamadığını söyledi. Fesih Bingöl, “İstanbul’da bulunan kızım ve akrabalarıma telefonla ulaşamadım. Tüm altyapı çökmüştü. Bu kabul edilemez. Operatörlerin mutlaka bu konuda altyapı çalışmalarını güçlendirmesi gerekiyor. İnsanların yakınlarına ulaşabilmesi sağlanmalıdır. Hükümetin bu konuyu gündemine alması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.