Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Eskişehir İl Başkanı Uğur Özatak, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın taşerondan kadroya geçen işçilerin ikramiye ve tediye ile 96 bin TL aldığı yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. Uğur Özatak, söz konusu açıklamanın sağlık işçilerinin gerçek gelir durumunu yansıtmadığını savunarak maaş hesaplamalarının kamuoyunu yanıltacak şekilde sunulduğunu ileri sürdü.

Ali Yalçın’ın Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısında yaptığı açıklamayı eleştiren Uğur Özatak, memur ve emeklilerin haklarının toplu sözleşme masalarında yeterince savunulmadığını iddia etti. Uğur Özatak, işçi maaşları üzerinden gündem oluşturulmasının çalışanları ayrıştırdığını ve hastanelerdeki çalışma barışına zarar verdiğini öne sürdü.

Sağlık işçilerinin gelirlerinin hesaplanma biçimine dikkat çeken Uğur Özatak, ikramiye ve tediyenin belirli dönemlerde ve parça parça ödendiğini belirtti. Bu ödemelerin brüt tutarlarının toplanarak her ay alınan maaş gibi gösterilmesini eleştiren Uğur Özatak, açıklamasında sağlık işçilerinin gerçek bordrolarının incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Vergi dilimlerinin de çalışanların eline geçen net ücreti etkilediğini belirten Uğur Özatak, sağlık işçilerinin artan kira ve fatura giderlerini karşılamakta zorlandığını savundu. Hastanelerde, acil servislerde ve ameliyathanelerde gece gündüz görev yapan çalışanların emeklerinin tartışmalı maaş hesaplamaları üzerinden hedef gösterilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Uğur Özatak, sağlık işçilerinin ikramiye, tediye ve toplu sözleşme haklarının mücadele sonucunda elde edildiğini söyledi. Bu hakların Türkiye Sağlık-İş ve TÜRK-İŞ öncülüğündeki çalışmalarla kazanıldığını belirten Uğur Özatak, çalışanların haklarının herhangi bir kesimin lütfu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Memur toplu sözleşmelerindeki sorunların işçi maaşları üzerinden tartışılmasını doğru bulmadıklarını belirten Uğur Özatak, çalışma barışını zedeleyen açıklamalardan vazgeçilmesi gerektiğini savundu. Uğur Özatak, önceliklerinin sağlık işçilerinin emeğini, haklarını ve geçim koşullarını korumak olduğunu kaydetti.