Selim Talha Çağlar, Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde kaçak faaliyet gösterdiği belirtilen bir parfüm dolum atölyesinde çıkan yangında yaşamını yitiren 7 işçinin ailelerine destek amacıyla açıklama yaptı. Çağlar, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların yargılanması gerektiğini savundu.

Selim Talha Çağlar, 8 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen yangının, Türkiye'de yaşanan iş cinayetleri ve benzer olaylarla aynı ihmal zincirinin sonucu olduğunu öne sürdü. Çorlu Tren Kazası, Kahramanmaraş merkezli depremler ve Kartalkaya'daki otel yangını gibi olayları da hatırlatan Çağlar, bu tür olayların "kader" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Dilovası'ndaki yangının kaçak olarak işletildiği belirtilen bir tesiste meydana geldiğini dile getiren Selim Talha Çağlar, olayın arkasında denetim eksiklikleri ve cezasızlık anlayışının bulunduğunu savundu. Kamu görevlilerinin gerekli denetimleri yapmadığını öne süren Çağlar, etkin yaptırımların uygulanmamasının benzer olayların tekrar yaşanmasına zemin hazırladığını iddia etti.

Hayatını kaybeden işçilerin ailelerinin başlattığı adalet nöbetlerinin önemine dikkat çeken Selim Talha Çağlar, bu sürecin yalnızca Dilovası'nda yaşamını yitiren işçiler için değil, ihmal sonucu hayatını kaybeden tüm vatandaşlar adına yürütülen bir adalet mücadelesi olduğunu ifade etti. Çağlar, ailelerin çağrısıyla farklı kentlerde de adalet nöbetleri düzenlendiğini belirtti.

Açıklamasında, "Kaza değil, ihmal değil, bu bir katliamdır." ifadelerini kullanan Selim Talha Çağlar, olayda sorumluluğu bulunan herkesin yargı önüne çıkarılması ve gerçek adaletin sağlanması gerektiğini savundu. Cezasızlığın devam etmesi halinde benzer olayların yaşanmaya devam edeceğini ileri sürdü.

Dilovası Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturmaya da değinen Selim Talha Çağlar, soruşturma kapsamında bazı kamu görevlilerinin gözaltına alındığını ve tutuklandığını hatırlattı. Ancak daha sonra dosyada herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen bazı şüphelilerin tahliye edildiğini belirten Çağlar, bu durumu eleştirdi.

Selim Talha Çağlar, kamu görevlileri hakkındaki soruşturmanın taksir kapsamında yürütülmesini de eleştirerek, sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlilerinin ve sivil sorumluların eksiksiz şekilde soruşturulup yargılanması gerektiğini savundu. Ayrıca davanın halkın daha kolay takip edebileceği bir adliyede görülmesinin adaletin şeffaflığı açısından önemli olduğunu öne sürdü.

Açıklamasının sonunda Selim Talha Çağlar, Dilovası davasında adaletin sağlanmasının Türkiye'de benzer olaylarda yürütülen hukuk mücadelesi açısından önemli bir adım olacağını ifade ederek, adalet sağlanıncaya kadar ailelerin yanında olmaya ve adalet nöbetlerini desteklemeye devam edeceklerini söyledi.