TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, tarımsal desteklerin yasal hedef doğrultusunda artırılması çağrısında bulundu. 2026 yılı bütçesinde tarımsal destekleme programları için 168 milyar TL ayrıldığını belirten Selma Güder, bu tutarın üreticilerin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu savundu. Güder, tarımsal desteklerin 5488 sayılı Tarım Kanunu’nda belirtilen gayrisafi millî hasılanın (GSMH) en az yüzde 1’i düzeyine çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayan Selma Güder, üretimin gıda güvencesi, kırsal yaşam ve doğal kaynakların korunması açısından önemli olduğunu belirtti. Güder, üreticilerin desteklenmesinin tarımsal üretimin devamlılığı için temel bir gereklilik olduğunu kaydetti.
“Tarımsal destekler yasal hedefin gerisinde”
Selma Güder, 2006 yılında yürürlüğe giren 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde, tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın GSMH’nin yüzde 1’inden az olamayacağının belirtildiğini hatırlattı.
2026 yılı bütçesinde tarımsal destekleme programları için 168 milyar TL kaynak ayrıldığını ifade eden Selma Güder, tarımsal desteklerin gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının 2016 yılında yaklaşık yüzde 0,44 iken 2024 yılında yüzde 0,21’e gerilediğini aktardı. Güder, 2026 yılı bütçe ödeneği üzerinden yapılan hesaplamada oranın binde 2,2 düzeyinde kaldığını belirtti.
2026 yılı için yaklaşık 77 trilyon TL olarak öngörülen GSYH üzerinden yapılan hesaplamada, yüzde 1’lik oranın 770 milyar TL’ye karşılık geldiğini kaydeden Selma Güder, bütçede tarımsal desteklere ayrılan kaynağın bu tutarın oldukça altında kaldığını söyledi. GSMH ile GSYH’nin farklı ekonomik göstergeler olduğunu belirten Güder, buna rağmen mevcut tablonun tarımsal desteklerin yasal hedefin gerisinde kaldığını gösterdiğini savundu.
Artan maliyetler üreticiyi zorluyor
Tarımsal üretimde karşılaşılan sorunlara da değinen Selma Güder, üreticilerin mazot, gübre, tohum, yem, enerji, sulama ve işçilik maliyetleriyle mücadele ettiğini ifade etti. İklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık, don ve aşırı yağış gibi olayların da üretim risklerini artırdığını belirten Güder, üreticilerin hem maliyetler hem de ürünlerini hangi fiyattan satabileceklerini öngörememeleri nedeniyle zorlandığını dile getirdi.
Üreticilerin giderek daha fazla borçlandığını ve bazı çiftçilerin üretimden çekilme noktasına geldiğini söyleyen Selma Güder, yetersiz desteklerle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanamayacağını savundu.
Güder, üreticinin üretimden uzaklaşmasının yalnızca çiftçinin gelirini etkilemeyeceğini, kırsal nüfusun azalması, tarımsal istihdamın daralması ve tüketicilerin daha pahalı gıdaya erişmesi gibi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Tarımsal destekler için altı maddelik talep
Tarımsal desteklerin bir lütuf değil, üretimin devamlılığı için gerekli bir kamu politikası aracı olduğunu ifade eden Selma Güder, desteklerin miktarının yanı sıra zamanında ödenmesi ve üreticilerin gerçek ihtiyaçlarına göre düzenlenmesinin de önem taşıdığını söyledi.
Selma Güder, tarımsal destek politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini belirterek taleplerini şöyle sıraladı:
-
5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesi uygulanmalı ve tarımsal desteklere ayrılan kaynak yasal hedef doğrultusunda artırılmalı.
-
Destekler, üreticilerin artan girdi maliyetleri ve enflasyon karşısındaki kayıpları dikkate alınarak düzenlenmeli.
-
Destekleme ödemeleri üretim takvimine uygun, zamanında ve öngörülebilir biçimde yapılmalı.
-
Küçük ve orta ölçekli üreticiler ile genç çiftçiler ve kırsalda üretimi sürdürmeye çalışan kesimler özel olarak desteklenmeli.
-
İklim krizine uyum, su ve toprak kaynaklarının korunması, sürdürülebilir üretim ve tarımsal araştırma faaliyetleri destekleme politikalarının temel unsurları arasında yer almalı.
-
Üretim planlaması ve tarımsal desteklerin uygulanmasında bilimsel veriler ile meslek odalarının, üretici örgütlerinin ve kooperatiflerin görüşleri dikkate alınmalı.
“Genç çiftçi oranı yalnızca yüzde 5”
Tarım sektöründeki yaş dağılımına da dikkat çeken Selma Güder, çiftçilerin yaş ortalamasının erkeklerde 58, kadınlarda ise 61 olduğunu belirtti. Güder, üreticilerin yüzde 35’inin 50-64 yaş aralığında bulunduğunu, 18-32 yaş arasındaki genç çiftçilerin oranının ise yalnızca yüzde 5 olduğunu ifade etti.
Bu tablonun tarımın geleceği açısından endişe verici olduğunu belirten Selma Güder, kırsaldan kente göçün önlenmesi gerektiğini söyledi. Güder, kırsal bölgelerde istihdam, barınma, eğitim ve altyapı imkânlarının geliştirilmesi gerektiğini, bu çalışmaların tarımsal desteklerle birlikte yürütülmesinin önem taşıdığını kaydetti.
“Üreticiyi desteklemek, üretimi desteklemektir”
Tarımsal üretimde yaşanan sorunların yalnızca çiftçileri etkilemediğini vurgulayan Selma Güder, üretimin gerilemesinin gıda fiyatlarından toplumun beslenme koşullarına kadar geniş bir alanda sonuç doğurabileceğini belirtti. Güder, tarımsal desteklere ayrılan kaynağın yalnızca bir harcama kalemi olarak değil, toplumun bugünü ve geleceği için stratejik bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yetkililere çağrıda bulunan Selma Güder, tarımsal desteklerin yasal hedefe uygun düzeye çıkarılmasını ve üreticilerin borç ile maliyet baskısı altında yalnız bırakılmamasını istedi. Güder, ülkenin tarımsal potansiyelinin korunması, üreticilerin emeklerinin karşılığını alması ve gelecek kuşakların gıdaya erişiminin güvence altına alınması için yasal hedefin yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.





