İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı:
"Maalesef baktığımızda 2002'den bu zamana gelen bu iktidar, nereden geldiği belli olmayan kaynaklarla vatandaşın 2002 yılından 2017 yılına kadar gözünü boyaya boyaya buralara kadar geldi.
2017 yılından sonra da duyduğumuz her şey 2018, 2017'den daha iyi olacak; 2019, 2018'den daha iyi olacak diyerek diyerek en son aylara kadar getirdiler. Ve geldik 2025 Aralık ayına. Vatandaşın tenceresi kaynamazken o kadar her şeyin zamlı fiyatları varken ve Aralık ayı memurumuzun, işçimizin zam ayıyken %0,89 bir enflasyon oranı açıkladılar. Akabinde de Ocak ayında nasıl bir sapma, şaşma olduysa arada 20 gün geçmeden %4,84'lük bir enflasyon oranı açıkladılar. Bu zaten bugüne kadar gelen mevcut iktidarın, hükümetin göstermiş olduğu sahtekarlık karnesinin bir göstergesidir.
Bununla beraber kalmayarak gene Mart ayında enflasyonu %1,94 açıklayarak milletimize 1 Nisan şakası yapar gibi 1 Nisan'dan sonrasında elektriğe, doğal gaza %25 zam, Ocak ayından beri zaten akaryakıta savaşı bahane eder gibi gelen %50'nin üzerinde zamlar. Ve döndüğümüzde de diğer tarafta mevcut iktidar yetkilileri, bakanlıkların yaptığı yok Gabar'da petrol çıkartıyoruz, burada doğal gaz çıkıyor ve kendi yandaşlarına dönüp açın kapıları pencereleri doğal gaz bedava diyorlar. Ama maalesef vatandaş artık pazarda tezgahtan ürün alamıyor. Vatandaşın birçoğu pazar bittikten sonra ucuz tezgah ürünü alıyor.
Ama mevcut iktidar yetkilileri bunu görmemiş gibi hatta mevcut Eskişehir İYİ Parti, AK Partili Mevki Daşım da milletin aklıyla dalga geçer gibi bir programda diyor ki: 98-99 yıllarında vatandaş işte yağ kuyruğundaydı, su kuyruğundaydı diyor. Biz öyle bir şey hatırlamıyoruz. Şimdi altın kuyruğuna girdiler diyor. Evet, bu iktidar yandaşları altın kuyruğuna giriyorlar çünkü paradan para kazanmaya alıştılar. Ekonomiyi bu şekilde bitirdiler, bütün dengelerle bozdular. Hep benim olsun, sadece benim olsun anlayışındalar. Millete gerek trafik cezalarıyla gerek özel tüketim vergileriyle, her şeyden artık nefesten, sudan alınan vergiyle bütün şatafatlı hayatlarını millete yaşatıyorlar, zulmünü millete yaşatıyorlar. Şatafatlı hayatı kendileri görüyorlar. Bir de aymaz utanmaz gibi yok efendim o gün yağ su kuyruğu vardı, bugün millet altın kuyruğuna girdi diyorlar.
Biz bunu İYİ Parti olarak kabul etmiyoruz. Milletimizin belki sesi kısıldı, belki benim evime zarar gelir, tutuklanırım, cezaevine girerim, gerçekleri söylersem sıkılırım, bunaltırlar beni, zorlarlar beni diyorlar çünkü hiçbir denetleyicilikleri kalmadığı gibi adalet düzeninde de bu iktidarın artık ehliyeti ve liyakati kalmamıştır. Ama biz İYİ Parti olarak diyoruz ki sessizlerin sesi, kimsesizlerin kimsesi ve yarınların aydınlık güneşi olacağız. Kimse umutsuz kalmasın, kimse umudunu yitirmesin. Herkesin zulmü varsa bizlerin de Yunus'u var ve biz son nefesimize kadar da hak için, hakikat için, adalet için mücadele edeceğiz ve ben buradan bütün vatandaşlara diyorum: Sizler de sessiz kalmayın. Demokrasi gereği sandık günü geldiğinde gerekeni de sandıkta yapın diyorum. Bugün buraya katılan bütün haziruna da bize destek verenlere de teşekkür ediyorum. Biz durmadan, yılmadan, yıkılmadan da son nefesimize kadar mücadele edeceğiz ve ben şunu söylüyorum: Bakın buradaki cesurlar hareketinin neferlerinin herkes fotoğraflarını iyi çeksin. Bizim derdimiz şatafatlı koltuklar, çıkar menfaat ilişkileri ya da güce tapmak, güçten para kazanmak değil. Biz güçlünün yanında değil her zaman mağrurun, mağdurun, ezilenin ve haklının yanında olmaya devam edeceğiz. Var olsun iyilerin, cesurların hareketi. İnşallah yarınlar daha aydınlık olacak diyorum."





