Konu ile ilgili bilgi veren Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın şu ifadeleri kullandı;
"Geçtiğimiz 2 yıl içerisinde toplam 27 okulun yapımını tamamladık. Bu okulların bir kısmının açılışını, iklim koşulları elverdiği ölçüde gerçekleştirdik ve sizleri de bu açılışlara davet ettik. Ancak bazı okullarımızın açılışını henüz yapamadık. Bahar ve güz aylarında, hava şartları uygun oldukça, bu okullarımızın da açılışlarını hep birlikte gerçekleştirecek ve o heyecana birlikte şahitlik edeceğiz.
Hemen hemen her yıl 10–11 yeni binamız yatırım programına dahil oluyor ve hâlihazırda ortalama 20 inşaatımız eş zamanlı olarak devam ediyor. Yaklaşık 1 milyon nüfusa sahip bir ilde, sürekli 20 inşaatın sürüyor olması gerçekten son derece sevindirici bir durum. Bu vesileyle, sürece katkı sunan tüm devlet büyüklerimize şükranlarımı ifade etmek isterim.
Elbette bazı okullarımızda belediyelerle yaşadığımız problemler oldu. Bunların bir kısmı hukuki süreçlerdi; karşılıklı diyaloglarla bu sorunları aştık. Şu anda Osmangazi Ortaokulumuzda da benzer bir durum söz konusu. Okul bahçesindeki halı sahayı işleten müstecirden kaynaklanan hukuki bir engelle karşı karşıyayız. Ancak bunu da kısa süre içerisinde aşacağımızı öngörüyoruz.
Bazen bu tür durumlarla karşılaşabiliyoruz. Yıkılması ya da güçlendirilmesi gereken okulları biz doğrudan tespit edemiyoruz; bu süreçler deprem tahkiki sonucunda netleşiyor. Tahkik sonrasında bir okul için yıkım ya da güçlendirme kararı çıktığında, o binayı mutlaka boşaltmak zorunda kalıyoruz. Bu aşamada ise, çoğu zaman geçmişten gelen arsa problemleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu sorunları çözmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz; ancak bu sebeplerle geciken okullarımız da bulunuyor.
Yatırım programına giren toplam 10 binamız vardı. Bunların 7’sinin ihalesi yapıldı ve şu anda yer teslimi aşamasındayız. Mualla Zeyrek Okulu’nun ihalesi yarın yapılacak. Çifteler Anaokulu için ise belediyeye ait istimlak edilmesi gereken bir alan vardı; istimlak işlemi tamamlandı ve ödemesi de bugün ya da yarın yapılacak. Çifteler Anaokulu’nun ihale dosyasını da bugün ya da yarın YİKOB’a göndermiş olacağız. Böylece bu süreçte toplam 9 bina tamamlanmış olacak.
Geriye yalnızca Atatürk Meslek Lisemizin bünyesinde yapılacak yeni model atölye binası kalıyor. Bununla ilgili kurul kararı çıkmak üzere; onu da en kısa sürede YİKOB’a göndereceğiz. Özetle, yatırım programına giren okullarımızın 7’sinin ihalesi tamamlanmış, kalan 3’ünün ihalesi de çok kısa sürede yapılacak ve ardından yer teslimleri gerçekleştirilerek inşaatlara başlanacaktır.
Temel eğitim yatırım programı beklediğimiz şekilde geldi. Şu anda ortaöğretim yatırım programını bekliyoruz. Buradan da en az 10 binanın daha dahil olmasını öngörüyoruz. Ancak “sıfırdan bina” ifadesini düzeltmek isterim: Bakanlığımız, Maraş merkezli depremler sonrasında yeni yatırımları sınırlamış durumda. Bundan sonra öncelik; mevcut bina stokunun güçlendirilmesi ya da gerekiyorsa yıkılıp yeniden yapılması yönündedir. Artık Milli Eğitim Bakanlığı, yalnızca belirli bölgeleri değil, tüm Türkiye’yi deprem bölgesi kabul eden bir yaklaşımla hareket etmektedir.
Bakanlığımızın yaklaşık 70 binin üzerinde bina stoku bulunuyor. Bu binaların yarısı 2000 yılından sonra, yürürlükteki deprem yönetmeliklerine uygun olarak yapılmıştır. Ancak diğer yarısı 2000 yılından önce inşa edilmiştir ve bu binalar mevcut deprem şartnamelerine uygun değildir. Bu nedenle, 2000 yılı öncesinde yapılan binaların neredeyse tamamı deprem analizine tabi tutulacak; analiz sonuçlarına göre yıkılıp yeniden yapılması veya güçlendirilmesi gerekenler gerekli işlemlerden geçirilecektir. Çok elzem olmadıkça sıfırdan yatırım yapılmayacaktır. Bizim yatırım programımıza girecek okulların da yaklaşık üçte ikisi yık-yap ya da güçlendirme, üçte biri ise yeni yatırım şeklinde olacaktır.
407 okulumuzun 32’sinde ikili eğitim yapılmaktadır. Ancak bu 32 okulun 10’u geçici nedenlerle ikili eğitime devam etmektedir. Yani binaları yıkılmış, yeniden yapım süreci devam eden okullardır. İnşaatlar tamamlandığında bu okullar normal eğitime geçecek. Dolayısıyla fiilen ikili eğitim yapan okul sayımız 22’dir.
İyi bir planlamayla yapılacak 9–10 yeni okul sayesinde Eskişehir’de ikili eğitimi tamamen sona erdirebiliriz. Ancak burada bazı özel durumlar söz konusudur. Örneğin Ahmet Sezer Ortaokulu ve Melahat Ünügür Ortaokulu çevresinde hızlı bir şehirleşme yaşanmış ve bu okullara yönelik yoğun bir talep oluşmuştur. Bu okulların bahçesine üçüncü bir bina yapılsa dahi ikili eğitimi tamamen bitirmek mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla bu okullarla ilgili algıyı da değiştirmemiz gerekmektedir.
Bazı bölgelerde ise arsa sorunumuz bulunmaktadır. Zamanla arsa üretimi yapılacak; kentsel dönüşüm olan yerlerde bu süreç kentsel dönüşüm üzerinden yürütülecektir. Kentsel dönüşümün olmadığı alanlarda ise, gerekiyorsa istimlak yoluna gidilecek, bedeller ödenecek ve bu okullar da normal eğitime geçirilecektir.
Son olarak şunu da belirtmek isterim: İkili eğitim yapan bu 32 okulun tamamında ders süreleri 40 dakika değil, 30 dakika olarak uygulanmaktadır. Bu uygulama, bakanlığımızın verdiği yetki ve valiliğimizin onayıyla hayata geçirilmiştir. Amaç, öğrencilerin çok erken girip çok geç çıkmalarını önlemektir.
Ders başarısında bir gerileme olup olmadığına baktığımızda ise, elde edilen veriler böyle bir olumsuzluğa işaret etmemektedir. Esas olan ders süresinin etkin kullanılmasıdır. Ders iyi planlandığında, 40 dakikada verilecek kazanımlar 30 dakikada da verilebilir. Nitekim Türkiye genelinde bu konu pilot uygulamalarla test edilmektedir. Dünya genelinde de ders sürelerinin kısalması yönünde bir eğilim vardır. Günümüz çocuklarının ve gençlerinin dikkat süresi geçmişe kıyasla daha kısadır; bu nedenle bu yaklaşımı doğru değerlendirmekte fayda var."





