Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Sinan Kuluöztürk, gerçekleştirilen kongrede yaptığı konuşmada sendikal mücadelenin önemine değinerek, kongrelerin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını söyledi. Kongrelerin yeni dönemde görev alacak isimlerin sorumluluk üstlendiği, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sorunlarıyla ilgilenmek üzere yola çıktığı önemli organizasyonlar olduğunu belirten Sinan Kuluöztürk, sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunları yakından takip edecek kadroların göreve talip olduğunu ifade etti.
Eskişehir Şubesi'nin çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirten Sinan Kuluöztürk, şubenin son yıllarda üye sayısındaki artışla önemli başarılar elde ettiğini söyledi. Eskişehir Şubesi'nin kendi ilinde yüksek sayıda yeni üye kaydı gerçekleştirdiğini belirten Sinan Kuluöztürk, bu başarının genel merkez tarafından da takdir edildiğini dile getirdi.
Hasan Hüseyin Köksal'ın yürüttüğü çalışmalara da değinen Sinan Kuluöztürk, "Eskişehir Şubemizin başarılarını genel merkez olarak takdir ediyoruz. Yapmış olduğu çok güzel çalışmalar var. Hani derler ya birileri vardır kendilerini anlatmaya gerek duymazlar. Onları dostları anlatır, onları arkadaşları anlatır, onları eserleri anlatır" dedi.
Salondaki yoğun katılımın dikkat çekici olduğunu ifade eden Sinan Kuluöztürk, Hasan Hüseyin Köksal'ın sağlık çalışanlarının sorunlarını gündeme taşıdığını belirterek, "Muhalefet ve iktidarı bir arada toplayıp sağlık çalışanlarının sorunlarını dillendirip büyük bir cesaretle o dili, o kelimeleri kullanan değerli başkanımızı Hasan Hüseyin Köksal’ı ve Eskişehir Şubesini ben burada kutluyorum" diye konuştu.
Sağlık-Sen'in yıllardır ülkenin önemli süreçlerinde yer aldığını söyleyen Sinan Kuluöztürk, sendikanın toplumsal olaylar karşısında tavrını ortaya koyduğunu ifade etti. Sağlık-Sen'in bu ülkenin sevincini de derdini de kendi meselesi olarak gördüğünü belirten Sinan Kuluöztürk, sendikanın geçmişten bugüne birçok dönemde duruşunu koruduğunu söyledi.
Konuşmasında sendikal yapıya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sinan Kuluöztürk, sağlık ve sosyal hizmet alanında faaliyet gösteren çok sayıda sendika bulunduğunu hatırlatarak, Sağlık-Sen'in üye sayısı ve etkisi bakımından önemli bir noktada yer aldığını ifade etti. Bazı sendikaların yürüttüğü çalışmaların sağlık çalışanlarının sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını savunan Sinan Kuluöztürk, sağlık çalışanlarının da bu tabloyu gördüğünü dile getirdi.
Göreve geldikleri günden itibaren sosyal sendikacılık ve akademik sendikacılık olmak üzere iki farklı alanda çalışma yürüttüklerini anlatan Sinan Kuluöztürk, üyelerin ihtiyaçlarına yönelik birçok hizmet geliştirdiklerini söyledi. Ankara ve İstanbul'da toplam üç otelin hizmete açıldığını belirten Sinan Kuluöztürk, sağlık çalışanlarının bu tesislerde rahat bir şekilde konaklayabildiğini ifade etti.
Eğitim alanında da çalışmalar yaptıklarını anlatan Sinan Kuluöztürk, öğrenciler için AYT, TYT ve LGS kursları düzenlediklerini söyledi. Türkiye'nin farklı bölgelerindeki öğrencilerin bu imkanlardan yararlanabildiğini belirten Sinan Kuluöztürk, eğitim konusunda katkı sunmaya devam ettiklerini ifade etti.
Ankara'ya tedavi amacıyla gelen sağlık çalışanları ve yakınları için Sağlık-Sen Taksi hizmetini hayata geçirdiklerini açıklayan Sinan Kuluöztürk, şehir dışından gelen kişilerin terminalden alınarak hastanelere ulaştırıldığını, işlemlerinin ardından tekrar dönüşlerinin sağlandığını anlattı. Bu uygulamanın sosyal sendikacılık çalışmalarının bir parçası olduğunu söyledi.
Akademik sendikacılık alanında da çalışmalar yürüttüklerini belirten Sinan Kuluöztürk, hekim dışı sağlık çalışanlarının 39 farklı branşta görev yaptığını hatırlattı. Her branş için ayrı ayrı çalışmalar yapıldığını söyleyen Sinan Kuluöztürk, sahada görev yapan çalışanların sorunlarının dinlendiğini ve hazırlanan raporların ilgili kurumlara iletildiğini ifade etti.
Sağlık çalışanlarının en önemli sorunlarından birinin memur ve işçi ayrımı olduğunu dile getiren Sinan Kuluöztürk, bu konuyu gündemde tutmaya devam edeceklerini söyledi. Sendikal hakların geçmişten bugüne nasıl geliştiğini anlatan Sinan Kuluöztürk, memur sendikacılığının uzun yıllar sınırlı imkanlarla faaliyet yürüttüğünü, toplu sözleşme hakkının ise 2010 yılında elde edildiğini belirtti.
İşçi sendikacılığı ile memur sendikacılığı arasında tarihsel farklılıklar bulunduğunu ifade eden Sinan Kuluöztürk, sağlık çalışanlarının yıllarca eğitim gördüğünü, sınavlara hazırlandığını ve ardından kamu görevine başladığını söyledi.
Sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılığını alması gerektiğini vurgulayan Sinan Kuluöztürk, "Sağlık çalışanlarının yıllarca dirsek çürütüp KPSS sınavlarına çalışıp daha sonra görevlerine başlaması büyük bir emeğin sonucudur. Biz sağlık çalışanlarının arasındaki farkın korunmasını istiyoruz. Bu konuda mücadelemiz genel merkez olarak devam edecektir" ifadelerini kullandı.