Eskişehir Diş Hekimleri Odası Başkan Adayı Sinem Aydınmakina şu ifadeleri kullandı;
“Süreci tatlı bir yarış olarak görüyorum. İlk başlarken de açıkçası mesleğimizdeki zarafeti sürdürebilir bir şekilde seçim çalışması yapmak istedim ve hep de buna uydum. Yani sonuçta demokratik bir ülkede yaşıyoruz ve herkesin sonuçta fikirlerini beyan etme özgürlüğüne dayanarak ben de yıllardır bu mesleğe gönül vermiş biri olarak ve babamdan ve büyük dayımdan gelen bir miras, bir meslek sevgisi içerisinde 25 yılımı bu sektörde geçiren biri olarak hem geçmiş dönemdeki eski babam, dayım ve tüm hekimlerin sorunlarını bilen, bugün kendim bu sektörde birebir bazı sorunlarla karşılaşan ve genç arkadaşlarımı da yanımda çalıştırdığım için onların da birebir endişe ve kaygılarını bilen biri olarak dedim ki işte şimdi tam zamanı.
Bu manevi gönüllülük işi; açıkçası gençlere dokunmak istiyorum. Odayı sadece idari bir makam olarak olmaktan çıkarıp tamamen meslektaşların ortak bir yönetimi, onların ortak fikirleri, ortak vizyonu ve teknolojiye uygun bir şekilde yeni bir vizyoner kısımda teknoloji ile birlikte yönetmek istiyorum. Bu noktada da gençlerimize bu anlamda kendimi sosyal bir sorumluluk projesi olarak görüyorum odanın yönetimini. Onlara bırakacağım bir miras olarak görüyorum. Seçimler güzel gidiyor, hareketli gibi ama dediğimiz gibi biz hiçbir zaman kendi zarafetimizi bozmadan açıkçası kendi fikirlerimizi beyan edecek şekilde bir seçim çalışması yürüttük.
En çok duyulan şikayetler; açıkçası meslek odalarının aslında gerçek görevinin meslektaşlarını korumak, onların yanında olduğunu hissettirmek duygusunun hissetmediklerini, kendilerini çok yalnız hissettiklerini, herhangi bir idari, mali veya mesleki bir sıkıntı yaşadıklarında bu durumu çözmek için genelde odanın yanında olmadığını ve mesleğin maalesef çok fazla kontenjanların açılması sebebiyle çok fazla diş hekiminin mezun olması sebebiyle oluşan işsizlik durumuyla karşı karşıya kaldıklarını ve bu noktada da meslek örgütünün kendilerini bu anlamda manevi olarak desteklemediklerini söylediler.
Reklam konusunda açıkçası biz sonuçta aynı işi yapan, bu mesleğin onurunu taşıyan çok büyük bir aileyiz ve Eskişehir'de herkes birbirini tanıyor. Ben meslek odalarının bu kadar cezai yaptırımlarla değil de meslektaşının daha yanında olur tarzda, gerekirse en başta uyarılarla beraber, en başta uyarılarla başlayan, direkt cezai yaptırımla karşı karşıya kalınmayacak bir oda yaratmak istiyorum. Üzerimizde kurulan baskı ve korku politikasıyla birlikte mesleğimizdeki bazı gelişmeleri ya da yeni hekimlerin kendilerini tanıtma süresindeki korkularını gördüğüm için bu meslektaşlarıma bu anlamda da destek olmak istiyorum.
Çünkü artık dijital ortamdaki teknolojinin sonsuz ilerlemesi, nitelikli olarak ilerlemesi bizim zaten bu meslek odalarının da bununla paralel olarak gelişmesini gerektiriyor. Biz aynı kalırsak, aynı zihniyette kalırsak o zaman zaten şu an gelişen dünyaya ayak uyduramayız ve genç meslektaşlarımız açısından da gerekli tanıtım ve reklamları yapamadıkları için mesleğe olan sevgilerini ve tutkularını yitirip bir kaygı ve endişeyle hayatlarında 1-0 yenik başlamış olacaklar. Ben bunun önüne geçmek için onlara bir nebze dokunmak, ellerinden tutmak istiyorum; önce minik uyarılarla açıkçası meslektaşımın yanında olmak istiyorum.”





