Eskişehir Tuhafiyeciler ve İşportacılar Odası Başkanı Ali Safa Şen şu ifadeleri kullandı;
“Dünya ve ülkemiz ekonomik açıdan çok ciddi sıkıntılar çekiyor ve ciddi bir ekonomik darboğazın içinden geçiyor. Bildiğiniz gibi ülkemizin etrafında ciddi bir savaş hüküm sürmekte. Dolayısıyla bütün dünyayı etkilediği gibi bu savaş da ülkemizi direkt veya dolaylı olarak etkiliyor. Halkımız da etkileniyor, ekonomimiz de etkileniyor.
Bunun en büyük nedenlerinden biri zaten savaşın kendisi. Savaş başlı başına ülkelerin ekonomilerine direkt ya da dolaylı ekonomik bir yük getiriyor. Bunun yanında Türkiye’nin ve dünyanın petrol açısından can damarı olan Hürmüz Boğazı’nın, İran tarafından kapatılmasından sonra bütün dünyada petrol fiyatları inanılmaz derecede yükseldi. Bu da beklenen bir şeydi. Tabii ki bu petrol fiyatlarının yükselmesi, başta gıda ürünleri olmak üzere insanların günlük ihtiyaçlarını ekonomik açıdan çok ciddi manada etkiledi.
Tekstil sektörü de bu durumun içinde yer alıyor. Tekstilin ana maddelerinden biri hem üretimde hem de nakliye ve sair giderlerde maliyeti çok ciddi manada etkiliyor. Dolayısıyla tekstil fiyatları da bundan nasibini alacak ve almaya devam ediyor. Fiyatlarda ister istemez inanılmaz bir yükseliş gözlenecek. Bunun neticesinde halkımızın geliri zaten mahdut ve sabit.
Ülkemizde 16.000.000 emekli var. 16.000.000 emeklinin aldığı aylık sabit, asgari ücret sabit; memurun ve işçinin aylık aldığı ücretler de sabit. Ancak günlük ihtiyaç ürünleri, biraz önce de bahsettiğim gibi fiyatların yükselmesinden dolayı ciddi manada artıyor. Bu da halkın alım gücünü aşağıya çekiyor. Dolayısıyla esnafımızın işi de direkt etkileniyor.
İşin en kötü ve sıkıntılı tarafını sizin aracılığınızla hep söyleyegeldik, altını çizerek tekrar söylüyorum: İmalat çok ciddi manada sıkıntıya girecek. Halkımız veya esnafımız istediği ürünü rahatlıkla bulup temin edemeyecek. Hem maliyet açısından hem nakliye açısından hem de genel giderler açısından ürün imalatı ciddi zorluğa girecek. Gıdada inşallah bu durum yaşanmaz ama gıdada da ciddi manada üretim azlığı var. Ülkemiz dünyanın sayılı gıda üreticisi olmasına rağmen üretim gitgide geriye gidiyor. Bunun yanında tekstil üretiminin de ciddi manada geriye gitmesi çok normal.
Ülkemizdeki tekstil imalatı biliyorsunuz yurt dışına kaymıştı, yurt dışında da imalat zorlaşacak. Ülkemizde zaten zordu. Nihai tüketiciye esnafımızın ürünü tedarik edip sunmasında çok ciddi sıkıntılar yaşanacak. Bu savaş bitmezse, ekonomik kriz bitmezse halkımızı her açıdan ciddi sıkıntılar bekliyor. Ama inşallah hükümetimiz dirayetli bir duruş gösterirse bunu en az hasarla, hani hep diyorlar ya teğet geçti diye, o şekilde halledebilirler diye umuyorum. Ama gidişat çok da teğet geçecek gibi gözükmüyor.
İğne iplik bazında tekstili düşünmeyeceksiniz. Mesela ipliğin imalatında bir miktar sentetik kullanılıyor, kumaşın imalatında bir miktar sentetik kullanılıyor ki bu oran ürüne göre değişiyor. Bunun da ham maddesi petrol. Pamuk ve sentetik oranını zaten ayırıyorlar, polyester oranını ayırıyorlar. Kumaşların veya satın aldığınız ürünlerin üzerindeki şahadetnamede, yani kullanılan ürün listesinde yüzde kaç polyester, yüzde kaç pamuk, yüzde kaç yün olduğu yazılmak zorundadır. Dolayısıyla dolaylı da olsa giydiğimiz her ürünü petrol direkt etkiler. Gıdayı nakliyede etkilediği gibi iğneyi de nakliyede etkiler ama tekstilin ana ham maddesinin içinde bulunan petrol, tekstili direkt etkiler. Boyayı da etkiler; kesinlikle boyanın da ham maddesi tekstil kimyasallarıdır. Boyanın ham maddesinde kullanılan petroldeki kanserojenin minimize edilmesi, dolayısıyla insan vücuduna değdiği için sağlıklı bir şekilde imal edilmesi yönünde sizin aracılığınızla halkımıza devamlı önerilerde bulunuyoruz."