2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih döneminin başlamasıyla birlikte milyonlarca aday, eğitim hayatını şekillendirecek kararını vermek için tercih listelerini oluşturmaya başladı. Bu yıl tercih sürecinde yalnızca puanlar ve başarı sıralamaları değil, artan yaşam maliyetleri ve mezuniyet sonrası iş imkanları da adayların kararlarında belirleyici oluyor.
Üniversite adayları, tercih yapacakları bölümleri belirlerken eğitim kalitesinin yanı sıra öğrenim görecekleri şehirdeki yaşam koşullarını da ayrıntılı şekilde değerlendiriyor. Barınma, ulaşım, beslenme ve günlük yaşam giderleri, özellikle şehir dışında eğitim almayı planlayan öğrenciler için tercih sürecinin önemli kriterleri arasında yer alıyor.
Vakıf üniversitelerini tercih etmeyi düşünen adaylar ise öğrenim ücretlerini ve eğitim süresince oluşabilecek toplam maliyeti hesaplayarak bütçelerine uygun seçeneklere yöneliyor. Aileler de tercih döneminde çocuklarıyla birlikte ekonomik planlama yaparak eğitim masraflarını göz önünde bulunduruyor.
Bölümlerin mezuniyet sonrasında sunduğu istihdam olanakları, kariyer fırsatları ve gelir beklentileri de tercih listesinin şekillenmesinde önemli rol oynuyor. Bu nedenle adaylar, ilgi duydukları alanların yanı sıra iş bulma potansiyelini de dikkate alarak karar vermeye çalışıyor.
Tercih döneminde vakıf üniversitelerinin öğrenim ücretleri de gündemdeki yerini koruyor. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu, vakıf üniversitelerine gönderdiği yazıyla ücret artışlarında öğrencilerin mağdur edilmemesi gerektiğini vurguladı.
YÖK Başkanı yaptığı değerlendirmede, "Ücret artışlarının yüzde 25'i aşmamasını ve öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması için gerekli işlemlerin ivedilikle yerine getirilmesini istedik." ifadelerini kullandı.
Tercih sürecinin devam ettiği bu dönemde adaylar, puan ve başarı sıralamalarının yanı sıra eğitim ücretleri, yaşam maliyetleri, barınma imkanları ve mezuniyet sonrası iş olanaklarını birlikte değerlendirerek geleceklerini şekillendirecek tercih listesini oluşturmaya çalışıyor.





