Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, siyasi partiler arasındaki transfer tartışmaları, Meclis’in çalışma gündemi ve yeni anayasa tartışmaları üzerinden iktidara yönelik eleştirilerde bulundu. Yavuz Ağıralioğlu, siyasetin ülkenin temel sorunlarına odaklanması gerektiğini belirterek millet iradesinin önemine dikkat çekti.
Siyasi transferlerin siyaset kurumuna olan güveni zedelediğini savunan Yavuz Ağıralioğlu, daha önce başka bir partiye geçmeyeceğini söyleyen siyasetçilerin sonrasında parti değiştirmesini eleştirdi. Yavuz Ağıralioğlu, siyasetin insanları kendi iradeleri dışında siyasi hesapların parçası haline getirmemesi gerektiğini söyledi.
Yavuz Ağıralioğlu, siyasi partilerin belediye başkanı ve milletvekili transferleriyle ilgilenirken ülkedeki beyin göçü ve ekonomik sorunların göz ardı edildiğini savundu. Yavuz Ağıralioğlu, “Siz milletvekili, belediye başkanı transfer ediyorsunuz; bizim alın terimiz yurt dışına transfer oluyor, utanmıyor musunuz? Siz milletvekili, belediye başkanı transfer ediyorsunuz; memlekette sanayiciler yurt dışına transfer oluyor, görmüyor musunuz, anlamıyor musunuz?” dedi.
Siyasetin temel görevinin ülkenin sorunlarını çözmek olduğunu ifade eden Yavuz Ağıralioğlu, siyasi partilerin kendi avantajlarını artırmaya yönelik adımlar yerine vatandaşların sorunlarına odaklanması gerektiğini söyledi. Yavuz Ağıralioğlu, siyasi transferlerin ekonomik sorunları çözmeyeceğini belirterek enflasyon, faiz, işsizlik, yoksulluk ve adalet gibi konulara dikkat çekti.
Yavuz Ağıralioğlu, “Bütün memleketin yakasına AK Parti rozeti taksanız, bütün belediye başkanları AK Parti rozeti taksa, bütün milletvekilleri sizin partinize geçse, her milletvekilinin yakasında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin rozeti olsa ne geçecek elinize? Enflasyon mu düşecek? Faiz mi düşecek?” ifadelerini kullandı.
Meclis’in çalışma gündemine de değinen Yavuz Ağıralioğlu, bazı konular için yoğun şekilde çalışan Meclis’in ülkenin ekonomik kayıplarıyla ilgili yeterince çalışmadığını savundu. Yavuz Ağıralioğlu, Meclis’in milletin hakkını ve hukukunu koruması gerektiğini belirterek siyasi gündemin vatandaşların sorunlarından uzaklaşmaması gerektiğini söyledi.
Yavuz Ağıralioğlu, Meclis’in belirli siyasi başlıklar nedeniyle çalıştırıldığını, buna karşın ülkenin ekonomik kayıplarıyla ilgili süreçlerde Meclis’in yeterince aktif olmadığını savundu. Yavuz Ağıralioğlu, Meclis’in boş bırakılmasının millet iradesine saygısızlık olduğunu ileri sürdü.
Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Yavuz Ağıralioğlu, mevcut Meclis’in yeni anayasa yapma konusunda gerekli meşruiyete sahip olmadığını savundu. Yavuz Ağıralioğlu, iktidarın seçim döneminde vatandaşlara verdiği sözlerle bugün yürüttüğü politikalar arasında fark bulunduğunu öne sürdü.
Yavuz Ağıralioğlu, “Bu meclis anayasa yapamaz. Niye yapamaz? Çünkü geçen seçim anayasayı yapabilme meşruiyeti için milletle yaptığınız mukavelede millete dediğinizin tersini yapıyorsunuz” dedi.
Siyasi gündemin önümüzdeki dönemde üç başlık üzerinden şekilleneceğini ifade eden Yavuz Ağıralioğlu, fon, siyasi transferler ve anayasa konularına dikkat çekti. Anahtar Parti’nin siyasi anlayışını ise “ilkeli siyaset”, “öngörülebilir siyaset”, “hesap verebilir, şeffaf yönetim” ve “öngörülebilir bir memleket” ifadeleriyle tanımladı.
Yavuz Ağıralioğlu, siyasi gelişmelerin seçmenin sandığa olan güvenini zedelememesi gerektiğini de söyledi. Seçmenin kendi iradesinin siyasi süreçlerde karşılık bulmadığını düşünmesinin sandığa olan ilgiyi azaltabileceğini savunan Yavuz Ağıralioğlu, millet iradesinin belirleyici olması gerektiğini belirtti.
Kamu yönetimine ilişkin eleştirilerini de sürdüren Yavuz Ağıralioğlu, devlet imkanlarının belirli aileler ve yakın çevreler lehine kullanılmasına karşı olduklarını söyledi. Yavuz Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin iktidara gelmesi halinde kamuda “babalar ve oğullar” dönemine son vereceklerini savundu.
Yavuz Ağıralioğlu, kamu yönetiminde akrabalık ilişkileri üzerinden ayrıcalık sağlandığını öne sürerek, “Bu kamuda ‘babalar ve oğullar’ dönemine son vereceğiz. Yemin olsun” dedi.
Yavuz Ağıralioğlu, kamu yönetimindeki uygulamaları Osmanlı tarihindeki Lale Devri benzetmesi üzerinden de eleştirdi. Yavuz Ağıralioğlu, mevcut yönetim anlayışını “Sülale Devri” olarak nitelendirerek kamu kaynaklarının aileler ve yakın çevreler lehine kullanılmasına son vereceklerini söyledi.
Yavuz Ağıralioğlu, “Bu Lale Devri’ne hükümetimiz bir de ‘Sülale Devri’ ekledi. Yani kamuda lale, yönetimde sülale dönemine son vereceğiz” ifadelerini kullandı.
Yavuz Ağıralioğlu, siyasi iktidarın millet tarafından kendisine verilen yetkiyi vatandaşın emanet ettiği bir görev olarak görmesi gerektiğini belirterek, siyasetin temelinde milletin iradesi ve kamu yararının bulunması gerektiğini söyledi.





