Eskişehir'de ekmek fiyatları yeniden gündeme geldi. İç Anadolu Fırın İşletmecileri Sendikası Başkanı Musa Kazım Mülazımoğlu, artan maliyetler nedeniyle mevcut fiyat tarifesinin yetersiz kaldığını belirterek, kentte 200 gram ekmeğin 20 liradan satılması gerektiğini söyledi. Tarife fiyatının 17 lira 50 kuruş olduğunu hatırlatan Mülazımoğlu, piyasada 50 kuruş bulunmaması nedeniyle fırıncıların ekmeği 17 liradan satmak zorunda kaldığını ifade etti.
"Tarife uygulanamıyor, fırıncı zarar ediyor"
Eskişehir'de 200 gram ekmeğin resmi tarifeye göre 17 lira 50 kuruştan satılması gerektiğini dile getiren Mülazımoğlu, bozuk para sorununun esnafı doğrudan etkilediğini söyledi. Merkez Bankası'nın piyasaya yeterli miktarda 50 kuruş sürmediğini belirten Mülazımoğlu, bu nedenle birçok fırının ekmeği 17 liradan satmak zorunda kaldığını kaydetti.
Kentte ekmeğin kilogram fiyatının 100 liraya, 200 gram ekmeğin ise 20 liraya yükselmesi gerektiğini savunan Mülazımoğlu, son fiyat düzenlemesinin nisan ayında yapıldığını, aradan geçen sürede ise üretim maliyetlerinin ciddi şekilde arttığını ifade etti.
Mülazımoğlu, "Tarifeye göre Eskişehir'de 200 gram olarak üretilen ekmeklerin 17 lira 50 kuruştan satılması lazım. Ancak fırıncılar ekmeği 17 liradan vermek zorunda kalıyor. Çünkü piyasada 50 kuruş yok. Merkez Bankası vermiyor. Fırıncının kârı daha da azalmış oluyor. Demir para gerçekten hiçbir yerde yok. Eskişehir'de ekmek fiyatı 20 lira olmalı. Kilosu 100 lira olarak güncellenmeli." dedi.
"Her kaleme zam geldi"
Un başta olmak üzere üretimde kullanılan birçok girdinin son aylarda önemli ölçüde arttığını belirten Mülazımoğlu, akaryakıt, elektrik, kira ve personel giderlerindeki yükselişin de sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Zam talebinin onay sürecinin de uzun sürdüğünü dile getiren Mülazımoğlu, hem vatandaşı hem de esnafı düşünmek zorunda olduklarını ifade etti.
"En son nisan ayında zam gelmişti. Aradan 4-5 ay geçti. Un fiyatları son zam kararından sonra da çok arttı. 800-900 liralardan 1.200 liralara geldi. Akaryakıt arttıkça bizim de masrafımız artıyor. Ham maddelerimiz, girdilerimiz, faturalarımız, kiralarımız, personel giderlerimiz, kısacası her şeyimize zam geldi." diyen Mülazımoğlu, mevcut şartlarda ayakta kalmaya çalıştıklarını söyledi.
Fırıncıların uzun süredir gelir-gider dengesini korumakta zorlandığını belirten Mülazımoğlu, "Şu anda gerçekten idare ediyoruz. Zaten zam almak da eskisi kadar kolay değil. Zam talebinin onaylanması için aylarca bekliyoruz. Esnafı da vatandaşı da düşünmek zorundayız. Sektördeki herkes dertli. Allah sonumuzu hayır etsin. Memlekette her şeye zam geliyor, bir tek ekmeğe zam gelmiyor. Serbest ekonomi altında giderlerimiz sürekli artıyor. Ama gelirimiz hep aynı. Fırıncılar zor durumda." ifadelerini kullandı.
Fırınlar farklı ürünlerle ayakta kalmaya çalışıyor
Eskişehir'de yeni fırın açılmasının da oldukça zorlaştığını söyleyen Mülazımoğlu, mevcut işletmelerin faaliyetlerini sürdürmek için büyük çaba gösterdiğini belirtti. Bir fırının kapanmasının da ciddi maliyetler doğurduğunu ifade eden Mülazımoğlu, işçilerin kıdem tazminatları gibi yükümlülükler nedeniyle işletmelerin kapanmak yerine direnmeye çalıştığını söyledi.
Mülazımoğlu, "Eskişehir'de yeni ekmek fırını açılmıyor. Açılan bir fırını kapatmak da öyle kolay bir iş değil. Fırıncı, bir şekilde ayakta kalmaya ve piyasaya direnmeye çalışıyor. Zaten yapacak başka bir şeyi de yok. Fırınını kapatan esnaf, işçilerini çıkarmak zorunda kalır. İşçilerin kıdem tazminatları var. Büyük bir masrafla karşı karşıya kalıyor. Fırınlar, ekmek dışında tatlı ve unlu mamuller satarak zararı azaltmaya çalışıyor." dedi.





