Anadolu Üniversitesi’nde 2026-2027 akademik yılının başlaması dolayısıyla açılış töreni düzenlendi. “Nasrettin Hoca Eğitim Öğretim Yılı” adı verilen yeni akademik yılın açılış programına Eskişehir protokolü, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. YKS’de dereceye girerek Anadolu Üniversitesi’ni tercih eden öğrencilere ödüllerinin verildiği programın ilk dersini Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlığıyla gerçekleştirdi.

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, açılış konuşmasında yeni akademik yılın üniversite için taşıdığı anlamı değerlendirdi. Geçtiğimiz akademik yılın Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı olarak yürütüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 2026-2027 akademik yılında ise Nasrettin Hoca’nın üniversitenin eğitim ve kültür çalışmalarının merkezinde olacağını söyledi.

Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nin kültürel mirasa sahip çıkmasının önemli olduğunu belirterek Nasrettin Hoca’nın yalnızca fıkralarıyla hatırlanan bir isim olmaması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Nasrettin Hoca’nın Eskişehir ve Türkiye açısından önemli bir kültürel değer olduğunu belirterek, onun düşünce dünyasının ve toplumsal yönünün de gençlere anlatılacağını söyledi.

Anadolu Üniversitesi’nin yeni eğitim öğretim yılına her yıl olduğu gibi büyük bir heyecanla başladığını belirten Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, akademisyenlere ve üniversite yöneticilerine eğitim sürecine katkıları nedeniyle teşekkür etti. Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, öğrencilerin meslek hayatlarının yanı sıra topluma ve dünyaya katkı sağlayabilecek bireyler olarak yetiştirilmesinin üniversitenin temel hedeflerinden biri olduğunu dile getirdi.

Anadolu Üniversitesi’nde yeni bölümler ve dijital dönüşüm

Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nde son dönemde yaşanan değişimin yalnızca fiziki yapılarla sınırlı olmadığını belirtti. Eğitim içeriklerinin de çağın ihtiyaçlarına göre yenilendiğini ifade eden Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, özellikle bilişim teknolojileri ve yapay zeka alanlarına yönelik yatırımlara dikkat çekti.

Anadolu Üniversitesi bünyesinde Bilişim Teknolojileri Yüksekokulu ile Bilişim Bilimleri Fakültesinin kurulduğunu belirten Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, bu birimlerde yapay zeka, bilişim, oyun tasarımı ve animasyon gibi alanlarda sektörün ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, geçtiğimiz yıldan bu yana Anadolu Üniversitesi’nde 21 yeni bölüm açıldığını, bunların yaklaşık 15’inin yeni nesil bölümler olduğunu belirtti. Bu bölümlerin 16’sında 2026-2027 akademik yılında eğitim öğretime başlandığını ifade eden Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, yeni bölümlerde yaklaşık 700 öğrencinin eğitim almaya başladığını söyledi.

Anadolu Üniversitesi’nin 2026 Shanghai Küresel Akademik Branşlar Sıralaması’nda Eğitim alanında dünya genelinde 301-400 bandında yer aldığı bildirildi. Sıralamada 2021-2025 dönemine ait Web of Science ve InCites verileri kullanılırken, Anadolu Üniversitesi Eğitim alanında yüksek kaliteli araştırma göstergesinde 30,7 puan aldı.

Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar olmadığını, araştırma ve geliştirme çalışmalarının da üniversitelerin temel görevleri arasında bulunduğunu söyledi. Anadolu Üniversitesi’nin araştırma ve geliştirmeye yönelik çalışmalarını artırmaya devam edeceğini belirten Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, üniversitenin toplumsal katkı çalışmalarına da dikkat çekti.

“120’den fazla mikro yeterliği hayata geçirdik”

Anadolu Üniversitesi’nin öncülük ettiği çalışmalardan biri olarak mikro yeterlik uygulamasını gösteren Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, şu ana kadar 120’den fazla mikro yeterliğin hayata geçirildiğini söyledi.

Mikro yeterliklerin öğrencilerin yalnızca kendi bölümlerindeki derslerle sınırlı kalmadan farklı sosyal, sportif ve kültürel alanlarda da eğitim almasına imkan sağladığını belirten Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla üniversite arasındaki iş birliklerinin de bu sistem üzerinden güçlendirilebileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, öğrencilerin üniversite tarafından akredite edilen kurum ve kuruluşların sertifika programlarından aldıkları eğitimlerin de eğitim süreçlerine dahil edilebileceğini söyledi.

Af düzenlemesi için iletişim kampanyası

Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, konuşmasında üniversite öğrencilerinin eğitim hayatlarına yeniden dönmelerine yönelik düzenlemeye de değindi. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinden bugüne kadar yaklaşık 5 milyon kişinin mezun olduğunu belirten Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, eğitimini tamamlamadan sistemden ayrılan yaklaşık 4 milyon kişinin bulunduğunu söyledi.

Düzenlemenin özellikle örgün eğitime devam etme imkanı bulunmayan kişilere açıköğretim üzerinden eğitimlerini sürdürme fırsatı sunduğunu belirten Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, bu konuda üniversite tarafından iletişim çalışmaları yürütüldüğünü ifade etti.

Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, yaklaşık 250 bin kişinin düzenlemeden yararlanmak amacıyla Anadolu Üniversitesi’ne başvurduğunu, ikinci üniversite kapsamında da 100 bin yeni öğrencinin Anadolu Üniversitesi ailesine katıldığını söyledi.

Vali Erdinç Yılmaz’dan öğrencilere Eskişehir mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz da açılış töreninde yaptığı konuşmada yeni akademik yılın öğrenciler, akademik ve idari kadro, Eskişehir ve Türkiye için hayırlı olmasını diledi.

Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi’ni tercih eden öğrencilere seslenerek Eskişehir’in yalnızca kampüsten ibaret olmadığını söyledi. Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir’in bilim, kültür, sanat ve gençlik hayatının bir arada bulunduğu bir şehir olduğunu belirterek öğrencilerin kent yaşamına da dahil olmalarını istedi.

Dr. Erdinç Yılmaz, üniversitelerin kamu kurumları, sanayi kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu iş birliklerinin Eskişehir’in üretim ve eğitim kapasitesine katkı sağladığını ifade etti.

Anadolu Üniversitesi’nin uluslararası akademik performansına da değinen Dr. Erdinç Yılmaz, Shanghai Ranking’in 2026 Küresel Akademik Branşlar Sıralaması’nda üniversitenin Eğitim alanında 301-400 bandında yer aldığını belirtti.

Dr. Erdinç Yılmaz, yapay zeka, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, yeşil dönüşüm ve yeni nesil üretim teknolojilerinin dünyadaki dönüşümü hızlandırdığını söyledi. Üniversitelerin bilgi üretme, araştırma yapma ve yetişmiş insan kaynağı oluşturma açısından stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Dr. Erdinç Yılmaz, kamu yönetimi olarak bilimsel ve teknolojik kapasiteyi artıracak çalışmaların yanında olacaklarını ifade etti.

İlk ders “Dünya Düzeni ve Türkiye”

Açılış programının ilk dersini Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın verdi. “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı derste Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, uluslararası sistemde yaşanan dönüşüm, Türkiye’nin bu dönüşüm içerisindeki konumu ve bilgi teknolojilerinin dünya siyasetine etkisi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, geçmişteki uluslararası sistem ile günümüzdeki sistem arasındaki farklılıkları ele aldı. Soğuk Savaş döneminde dünya siyasetinin daha belirgin bloklar üzerinden şekillendiğini belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, günümüzde ise ülkeler arasındaki ilişkilerin ve güç dengelerinin daha hızlı değiştiğini söyledi.

Dünya siyasetindeki dönüşümün yalnızca bir devletin güçlenip başka bir devletin zayıflaması şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, günümüzde güç kaynaklarının da değiştiğini ifade etti.

Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, tarım toplumundan sermaye ve sanayi toplumuna, oradan da bilgi toplumuna geçiş yaşandığını belirterek bilgi ve teknolojinin günümüzde güç unsurlarının merkezinde bulunduğunu söyledi.

Bilgi teknolojilerinin ekonomi, medya ve günlük hayat üzerindeki etkilerine değinen Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, yapay zeka ve robotlaşmanın yanı sıra dijitalleşmenin de meslekleri ve üretim biçimlerini değiştirdiğini ifade etti. Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, üniversitelerin bu dönüşüm sürecinde bilgi üretmesi ve gençleri yeni dönemin ihtiyaçlarına hazırlaması gerektiğini söyledi.

“Gücün kaynağı değişiyor”

Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, dünyadaki dönüşümü anlatırken “Güç, el değiştirmiyor. A devletinden B devletine geçiyor. Gücün kaynağı değişiyor” değerlendirmesini yaptı.

Bilgi çağının dünya ekonomisi ve siyaseti üzerindeki etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, yazılım, çipler, uydular, yapay zeka ve dijital teknolojilerin önümüzdeki dönemde ülkelerin rekabet gücünde daha belirleyici hale geleceğini söyledi.

Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Türkiye’nin geçmişte sanayileşme ve sermaye çağındaki dönüşümleri yakalamakta zorlandığını belirterek yeni bilgi ve teknoloji çağında benzer bir gecikmenin yaşanmaması gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimine de değinen Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Türkiye’nin son yıllarda savunma teknolojileri alanında önemli kapasite geliştirdiğini savundu. İHA ve SİHA sistemleri, helikopter ve savaş uçağı projeleri üzerinden Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesinin arttığını söyledi.

Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, önümüzdeki dönemde ülkeler arasındaki rekabetin çipler, bilgisayarlar, uydular, yazılım ve diğer dijital teknolojiler üzerinden şekilleneceğini ifade etti.

Türkiye’nin sahip olduğu nadir toprak elementleri kaynaklarına da değinen Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Eskişehir’in Beypazarı ilçesinde bulunduğunu söylediği rezervin bu alandaki gelişmeler açısından önem taşıdığını belirtti.

Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Türkiye’nin yeni dönemde bilgi ve teknoloji üretim kapasitesini artırması gerektiğini ifade ederek, bu dönüşümün ülkenin geleceği açısından önemli bir fırsat oluşturabileceğini savundu.