Anahtar Parti Eskişehir Kurumsal İlişkiler Başkanı Ali Baştürk şu ifadeleri kullandı;

"Son dönemde artan trafik cezaları, artık vatandaşın sabır sınırını zorlayan bir noktaya ulaştı. Biz denetime karşı değiliz. Trafik kuralı ihlali yapan herkes, bunun bedelini ödemelidir. Bu düzenin ve güvenliğin gereğidir. Ancak bugün geldiğimiz noktada sorun denetimin varlığı değil, denetimin ruhudur.

Açıklanan verilere göre sadece Eskişehir’de 2 Mart ile 30 Mart 2026 tarihleri arasında 108 bin 531 trafik denetimi yapılmıştır. Bu sayı, denetimin ne kadar yoğunlaştığını açıkça ortaya koymakta. Fakat vatandaşın hissettiği şey baskıdır. Sanki sürücüler korunması gereken bireyler değil, sürekli hata yapması beklenen ve cezalandırılması gereken birer hedef haline getirilmiştir.

APP plaka, araç içi ekran, ses sistemi derken her geçen gün yeni bir ceza gerekçesiyle karşı karşıya kalınmaktadır. Bu durum, “kurala uymayan cezalandırılır” anlayışının ötesine geçmiş; “nasıl ceza yazılır” yaklaşımına dönüşmüş izlenimi vermektedir. Biz kanuna aykırı olan her şeyin karşısındayız. Ancak kanunun uygulanış biçimi, vatandaşta adalet duygusunu zedeliyorsa burada ciddi bir problem var demektir.

Yapay zeka destekli denetimler ve belge düzenine yönelik sıkı takip, çok sert şekilde uygulandığında bir güvenlik aracı olmaktan çıkıp psikolojik baskı aracına dönüşmektedir. Bugün birçok sürücü, trafiğe çıktığında kural ihlali yapmaktan çok ceza yemekten korkmakta. Bu durumu Türk halkını takdirlerine bırakıyoruz.

Unutmayalım bu ülkenin sürücüsü zaten ağır bir yükün altındadır. Yüksek akaryakıt fiyatları, vergiler, bakım maliyetleri derken vatandaşın beli bükülmüş durumda. Buna bir de her an ceza yazılabileceği endişesi eklendiğinde ortaya çıkan tablo sosyal açıdan sürdürülebilir değildir.

Kuralların amacı vatandaşı korumaktır. Cezalar, caydırıcılık için vardır. Vatandaşı ekonomik olarak daha da zor duruma düşürmek için değil. Eğer mevcut anlayış bu şekilde devam ederse, çok yakın bir gelecekte “Trafikte ödenmeyen cezalar dağ gibi oldu” başlıklarını sadece bir öngörü olarak değil, bir gerçeklik olarak konuşmaya başlayacağız.

Bizim çağrımız çok net. Denetim devam etsin, ancak yaklaşım değişsin. Ceza odaklı değil, eğitim odaklı, rehberlik eden, vatandaşla karşı karşıya gelmeyen bir sistem kurulmalı. Devlet ile vatandaş arasında güven bağı zedelenmemeli.

Daha dengeli, daha adil, daha vicdanlı ve ekonomik gerçeklerle uyumlu bir trafik yönetimi mümkündür. Bu yalnızca bir eleştiri değil; aynı zamanda bir çözüm çağrısıdır. Çünkü biz biliyoruz ki güçlü devlet, vatandaşını korkutan değil; koruyan devlettir.

Anket sonuçlarına da açıkça yansıyor ki Türk halkının umudu giderek daha güçlü bir şekilde Anahtar Parti’de toplanıyor. Seçimlere girme hakkını kazanmış, çözüm odaklı politikalarıyla öne çıkan ve her geçen gün daha da güçlenen bir hareketin il başkanı olarak şunu net bir şekilde ifade ediyorum: Çok az kaldı.

Ülkemizin içinde bulunduğu sorunların farkındayız ve bu sorunlara kalıcı, gerçekçi çözümler üretmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Halkımızın beklentilerini, taleplerini ve yaşadığı zorlukları yakından takip ediyor buna göre politikalar geliştiriyoruz. Bu süreçte vatandaşlarımızdan tek ricamız, yapılacak ilk seçimlere kadar sabırlarını korumaları ve bu değişim sürecine inanmaya devam etmeleridir.

İnanıyoruz ki sandık geldiğinde, milletimizin iradesiyle birlikte yeni bir dönem başlayacak. Anahtar Parti olarak biz hazırız. Güçlü kadrolarımız, net vizyonumuz ve çözüm odaklı yaklaşımımızla ülkemizi daha iyi bir geleceğe taşımakta kararlıyız."