Akıllı gözlüklerin günlük yaşamda ve içerik üretiminde kullanılmasının yaygınlaşması, kişisel verilerin ve özel hayatın korunmasına ilişkin hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor. Avukat Cem Gökçe Uyar, akıllı gözlüklerle yapılan görüntü ve ses kayıtlarının koşullara bağlı olarak hukuki sorumluluk doğurabileceğini belirterek kullanıcıları uyardı.

Teknolojinin hızlı geliştiğini, hukukun ise ortaya çıkan yeni durumlara her zaman aynı hızda yanıt veremediğini ifade eden Avukat Cem Gökçe Uyar, yeni teknolojiler için her zaman ayrı bir hukuk kuralı çıkarılmadığını söyledi. Cem Gökçe Uyar, mevcut kuralların yargı kararlarıyla geliştirilerek yeni durumlara uygulanabildiğini dile getirdi.

Kamusal alan ile özel hayat arasındaki sınır önemli

Akıllı gözlüklerin birer kayıt cihazı olarak kullanılabildiğine dikkat çeken Cem Gökçe Uyar, görüntü kaydında kamusal alan ile bireysel alan arasındaki dengenin gözetilmesi gerektiğini vurguladı. Kamusal alanda genel nitelikte yapılan kısa süreli kayıtların her durumda hukuka aykırı sayılamayacağını belirten Cem Gökçe Uyar, kişilerin özellikle görüntünün öznesi haline getirilmesi ve kayıtların sürekli hale gelmesi durumunda hukuki sorunların ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Cem Gökçe Uyar, bu tür kayıtların Türk Ceza Kanunu kapsamında özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi suçları gündeme getirebileceğini söyledi. Kişilerin kendilerine ait özel yaşam alanlarının bulunduğunu belirten Cem Gökçe Uyar, bu alanlarda izinsiz kayıt yapılmasının hukuki sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.

Akıllı gözlüklerle yapılan kayıtların kişisel verilerin korunması açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Cem Gökçe Uyar, avukat ile müvekkili arasındaki görüşmeler sırasında kayıt yapılmasının çeşitli hak ihlallerine yol açabileceğini belirtti.

Ses ve görüntü kayıtları yaptırımla sonuçlanabilir

Cem Gökçe Uyar, akıllı gözlüklerle yapılan görüntülü görüşmelerin kaydedilmesinin de haberleşmenin gizliliği açısından sorun oluşturabileceğini söyledi. Haberleşmenin yalnızca telefon görüşmelerinden ibaret olmadığını belirten Cem Gökçe Uyar, görüntülü görüşmelerin izinsiz kaydedilmesinin ceza hukuku bakımından sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında da çeşitli yaptırımların gündeme gelebileceğini dile getiren Cem Gökçe Uyar, her ihlalin ceza hukuku kapsamında değerlendirilmediğini, bazı durumlarda idari para cezalarının uygulanabildiğini kaydetti.

Kişilik haklarının ihlal edilmesi halinde maddi ve manevi tazminat davalarının da açılabileceğini belirten Cem Gökçe Uyar, bir kişinin fotoğrafının izni olmadan çekilmesi veya kullanılması durumunda hukuki yollara başvurulabileceğini söyledi.

Selçuk Yöntem’in açtığı davayı örnek gösterdi

Cem Gökçe Uyar, kişilik hakları ve izinsiz fotoğraf kullanımı konusunda oyuncu Selçuk Yöntem’in yaşadığı bir olayı örnek verdi. Selçuk Yöntem’in bir mekânda yemek yerken çekilen fotoğrafının işletmeci tarafından mekânın duvarına asıldığını belirten Cem Gökçe Uyar, fotoğrafın izinsiz kullanılması nedeniyle açılan davada Selçuk Yöntem’in tazminat kazandığını aktardı.

Bu tür uyuşmazlıklarda manevi tazminat boyutunun öne çıkabildiğini belirten Cem Gökçe Uyar, kişilerin görüntülerinin izinsiz kullanılması halinde kişilik haklarının korunması için hukuki yollara başvurabileceğini ifade etti.

Akıllı gözlüklerle kayıt yapmanın tek başına her durumda hukuka aykırı olmadığını vurgulayan Cem Gökçe Uyar, başka kişilerin özel yaşam alanlarına girildiğinde veya kişisel verileri izinsiz kaydedildiğinde durumun değişebileceğini söyledi. Cem Gökçe Uyar, teknolojik imkânlar kullanılırken diğer insanların özel hayatına, kişisel verilerine ve kişilik haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.